21 Eylül 2017 Perşembe

Altıncı Koğuş

Kitap Adı: Altıncı Koğuş
Özgün Adı: палата No: 6
Kitap Yazarı: Anton Çehov
Çeviren: Yulva Muhurcişi

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 68
Baskı Yılı: 2017

Altıncı Koğuş, bir psikiyatri kliniğinde geçtiğini öğrendiğimde hemencecik sepetime ekleyip aldığım bir Çehov öyküsü. 

Bir taşra kasabasında bulunan derme çatma bir akıl hastanesinde görev yapan doktor Andrey Yefimıç'ı anlatıyor bize kitap. Çok yokluk içinde çalışıyor doktor. Hatta diğer kliniklerle karşılaştırarak, "böyle korkunç şartları olan bir yerden haberleri olsa hemen kapattırırlardı" diye bahsediyor çalıştığı klinikten.

Doktorun günleri de epey sıkıcı geçiyor. İlk başladığında büyük bir hevesle, canla başla çalışsa da sonraları bu isteğini kaybediyor. Odalar dolusu kitapları var, gününün büyük bir kısmını kitap okuyarak geçiriyor.



Bir gün, hastalarından biriyle sohbet etmeye başlıyor. Eğitimli bir hasta olan İvan Dimitriç ile yaptığı bu sohbetlerden epey keyif alıyor. İkili epey hararetli geçen felsefi tartışmalar yapmaya başlıyor. Dimitriç hakkında "Yıllardır konuşabilecek aklı başında birini arıyordum. Sonunda buldum ama o da deli çıktı." gibi bir şey diyordu doktor. Cümlenin geçtiği yeri bulamadım o yüzden alıntıyı tam olarak veremiyorum :D

Böyle işte, kısacık, enteresan bir kitaptı. İki tane de hoşuma giden alıntı var, onları bırakıp gidiyorum :D

"Toplum kendini suçlulardan, ruh hastalarından ve genel olarak rahatsız insanlardan korumak istediği zaman baş edilemez olur."

"Eğer Tanrı olmasaydı bile insanoğlu onu icat ederdi."


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Fena değildi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 3/5
Bu da fena değildi :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
İş Bankası bu konuda her zaman iyi zaten. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Google'a Palata yazınca hastahane odaları falan çıkıyor :D Doğru olmuş sanırım :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak güzel, tablo gibi biraz :D

Final puanı: 3,35

20 Eylül 2017 Çarşamba

Karanlık Ada

Kitap Adı: Karanlık Ada
Özgün Adı: The Troop
Kitap Yazarı: Nick Cutter
Çeviren: Burak Eren

Yayınevi: İthaki
Sayfa Sayısı: 448
Baskı Yılı: 2017

Karanlık Ada İthaki'nin en yeni kitaplarından ve fazlasıyla garipti. Kitapla ilgili doğru kelimeyi bulamıyorum. Rahatsız edici? Ürkütücü? Psikopatça? :D

Kitap aslında gayet normal başlamıştı. İzcibaşı Tim Riggs ve 5 izcisi bir adaya kamp yapmaya gidiyor. Ancak burada bir adamla karşılaşıyorlar. Adam canlı olamayacak derecede zayıf, adeta insanlıktan çıkmış. Ve sonra hayatta kalabilmek için kıran kırana bir mücadele vermek zorunda kalıyorlar.

Öte yandan bir de Doktor Clive Edgerton tarafından yürütülen bir deney var. Bir tür bağırsak solucanının DNA dizilimiyle oynayarak bir zayıflama hapı üretmeye çalışıyor. Bu hap diyet sektöründe bir devrim olacak. Ancak işler pek de düşünüldüğü gibi gitmiyor ve bir felakete dönüşüyor. 



Kitapta bir karakter vardı ki sormayın. Kampa giden çocuklardan biri olan Shelley. Tam anlamıyla bir sosyopat. Onun bölümlerini okurken insanın tüyleri diken diken oluyor. Kitap zaten genel olarak çılgındı ama bu karakter apayrı bir şeydi :D

Farklı bir şeyler okumak istiyorsanız bu kitaba kesinlikle göz atın. "Sineklerin Tanrısı ve 28 Gün Sonra'nın bir araya gelmiş hali" şeklindeki tanıtım yazısı da ilginizi fazlasıyla çekebilir. 


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Akıcıydı genel olarak.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 4/5
Eklem yerine ısrarla "mafsal" kelimesinin kullanılması aşırı gıcık etti beni :D

Orijinal isim (%10): 0/5
Üzgünüm.

Güzel kapak (%5): 3/5 
Fena değil ama o pencereli yerler çabuk yırtılıyor :D

Final puanı: 3,55

16 Eylül 2017 Cumartesi

Az Biraz Mutlu

Kitap Adı: Az Biraz Mutlu
Özgün Adı: More Happy Than Not
Kitap Yazarı: Adam Silvera
Çeviren: Belgin Selen Haktanır

Yayınevi: Pegasus
Sayfa Sayısı: 334
Baskı Yılı: 2017

Az Biraz Mutlu'yu Sena okuyup çok sevmişti bir aralar, ben de sanırım ondan sonra almıştım. Ciğerimizi Kurutan Kitaplar listesi yapıyordum hatırladınız mı? İşte bir üyemiz daha oldu! :D

Aslında, kitabı normal bir tempoda okuyordum. Ortalama bir şekilde ilerliyordu. Ancak sonra BİR ŞEYLER OLDU. Kitap bir anda beni şok etti ve bambaşka bir yere gitti. Dedim ki "Orada dur dostum! Neler oldu sana böyle?" :D Ve sonra, bitmesine daha 150 sayfa falan olmasına rağmen başından kalkmayıp bitirdim. ÇÜNKÜ BİTİRMEZSEM MERAKTAN ÖLÜRDÜM :D

On altı yaşındaki Aaron Soto anlatıyor size hikayeyi. Yoksul bir ailede yaşıyor. Pek fazla arkadaşı yok. Pek fazla iyi bir hayatı da yok. Bir süre önce bir aile trajedisi yaşanmış ve kendini sorumlu tutuyor. Kız arkadaşı Genevieve ile birlikte üstesinden gelmeye çalışıyor. Sorunlu bir ergen hayatı yaşıyor kısaca. Kız arkadaşı birkaç haftalığına başka bir yere gittiğinde de hayatını epey değiştirecek olan Thomas ile tanışıyor.



Bir diğer yanda da Leteo Enstitüsü denen bir yer var. Bu şirket size istenmeyen anılarınızı silmeyi vaadediyor. Çığır açan bir hafıza değiştirme yöntemiyle hatırlamak istemediğiniz şeyleri sizden alıyor. En baştan itibaren bu olaydan bahsediliyor ama Aaron ile tam olarak nasıl bir bağı olduğunu çözemiyorsunuz. Çünkü epey pahalı bir işlem ve Aaron'ın da haliyle o kadar parası yok.

Dediğim gibi, kitabı normal seyrinde okumaya devam ederken BAM ve kitap çok daha iyi bir yere geldi benim için. Yine çok üzdü tabii, orası ayrı. Böyle kitaplar yaza yaza kahrediyorlar bizi ama olsun :D

Okumanızı öneririm. Standart genç yetişkin kurgusunun içine farklı bir şeyler katarak güzel bir şey çıkarmış ortaya yazar. 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Güzeldi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Beni nasıl yakalayacağını çok iyi biliyordu kitap :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Orijinal isim (%10): 4/5
Enteresan bir çeviri olmuş, sevdim :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak güzel ya cıvıl cıvıl :D

Final puanı: 4,4

13 Eylül 2017 Çarşamba

Kafası Karışıklar Kulübü

Kitap Adı: Kafası Karışıklar Kulübü
Özgün Adı: Mind Your Head
Kitap Yazarı: Juno Dawson
Çeviren: Esma Fethiye Güçlü

Yayınevi: Genç Timaş
Sayfa Sayısı: 203
Baskı Yılı: 2017

Kafası Karışıklar Kulübü ile ilgili çekincelerim vardı. Çünkü hem kişisel gelişim kitaplarını sevmiyorum hem de biraz tehlikeli buluyorum. Ne olduğu belli olmayan eğitimsiz insanların psikolojiyle ilgili atıp tutuyor olması sinirlerimi bozuyor :D Ancak, yazarın kitabın başlarında yaptığı şu uyarı içime su serpti:

Ruhsal sağlık konularında tavsiye veren yazarlara ya da benzer kişilere karşı çok dikkatli olmalısınız. Bu insanların sağlık sorunları yaşamış olmaları hiçbir şey değiştirmez. Örneğin, daha önce benim de dişim ağrıdı diye ağzınızı açıp dişinizde kanal tedavisi uygulamama izin verir misiniz? Ne demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi?

Bunu biraz daha genişleterek ben de şunu eklemek istiyorum. Sadece eğitimsiz insanlar olmasına gerek yok, elinizdeki kitabı dünyanın en iyi psikiyatristi falan da yazmış olabilir. Ancak nasıl ki grip olduğunuzda "dur şu kitabı okuyayım da gribime iyi gelsin" demiyorsanız, sahip olduğunuz duygusal, sosyal ya da kişisel birtakım sorunları da kitap okuyarak tedavi EDEMEZSİNİZ. 

İnternetten, oradan buradan duyduğunuz bir şeylerle kendinize teşhis de KOYAMAZSINIZ. Bunu sizi yeterince incelemeden, dinlemeden ve neler olduğunu anlamadan bir ruh sağlığı uzmanı da yapamaz. Son zamanlarda birtakım problemler yaşadığınızı ve üstesinden gelemediğinizi düşünüyorsanız bunun tek yolu DİPLOMALI bir uzmandan yardım almaktır. Bundan kastım da yaşam koçu, manevi danışman, melek terapisti, ot terapisti, bok terapisti falan değil :D Bunu da hatırlatmış olayım :D


Kitaba dönecek olursak, çok temel düzeyde bir psikopatoloji kitabı diyebiliriz. Herkesin anlayabileceği düzeyde basitleştirerek ruh sağlığıyla ilgili çeşitli konulardan ve 'hastalıklardan' bahsediyor. Bu konulara ilginiz varsa okumanızı tavsiye ederim. Keyifli ve komik bir dili var yazarın.

Ayrıca kitap boyunca sıkça yapılan "Psikolojik sorunlarınızdan bahsetmekten çekinmeyin. Bu tıpkı kırılan kolunuzu tedavi ettirmek gibi bir şeydir, utanılacak bir şey yoktur." gibi vurgular da epey hoşuma gitti. Çünkü bugün hala bu tabuları kırabilmiş değiliz. 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Fena değildi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Kitap hem kısa hem de çok kolay okunabiliyor zaten. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi. 

Orijinal isim (%10): 0/5
Bizimle değilsin :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Sarı falan, güzel renkler :D

Final puanı: 3,65

12 Eylül 2017 Salı

Türlerin Kökeni

Kitap Adı: Türlerin Kökeni
Özgün Adı: Fiu No Kigen
Kitap Yazarı: Charles Darwin
Çeviren: H. Can Erkin

Yayınevi: Yordam Kitap
Sayfa Sayısı: 192
Baskı Yılı: 2010

Öncelikle şunu söylemeliyim, bu kitabın gerçekten Türlerin Kökeni kitabının manga hali sanıyorsanız büyük bir yanılgıya düşmüşsünüz demektedir. TIPKI BENİM GİBİ. Bunun tamamen bir satış hilesi olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu kitap Türlerin Kökeni falan değil. Bu kitap yalnızca Charles Darwini'nin hayatını, evrim teorisinin gelişimini anlatan bir kitap. Hadi zorlarsak Türlerin Kökeni kitabının basım sürecini de anlatıyor diyebiliriz :D

Türlerin Kökeni bana ağır gelir, okurken çok sıkılırım diye tereddütlerim olduğu için manga verisyonunu alayım, hani resimli falan anlamamı kolaylaştırır diye düşünmüştüm bu kitabı satın alırken. Ama KANDIRILDIM :D Bu ülkede alıştık zaten artık kandırılmalara :D



Öyle işte, kitapla ilgili söylenecek pek bir şey yok aslında. Darwin'in hayatı ve teorinin gelişimiyle ilgili çok da yabancı olmadığım şeyleri tekrar bir manga olarak okumuş oldum :D Türlerin Kökeni'nin normal kitap versiyonunu da almaya niyetlendim ama Evrensel Basım'dan olan baskısı tükenmiş, hiçbir yerde bulamıyorum. Buna bir hal çare bilen varsa söyleyiversin :D

Söylemeden edemeyeceğim, kitap bir tık da taraflı geldi bana. Bu mangada gördüğümüz şeyler ne ölçüde Darwin'in bizzat fikirleri bilemiyorum. Sonuçta elimizde tuttuğumuz manganın çizeni ve yazarı başka insanlar. Ama Evrim Teorisi'nin karşısındaki en bilindik teori olan Yaratılış Teorisi'ne karşı ufak ufak laf çarpmalar falan gördüm kitap boyunca :D


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Eh :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Manga olduğu için doğal olarak akıcıydı :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi. 

Orijinal isim (%10): 3/5
Bundan emin olamıyorum :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Fena değil. 

Final puanı: 3,6

11 Eylül 2017 Pazartesi

Orijin (Corpus, #1)

Kitap Adı: Orijin
Özgün Adı: Origin
Kitap Yazarı: Jessica Khoury
Çeviren: Melishan Devrim

Yayınevi: Pegasus
Sayfa Sayısı: 376
Baskı Yılı: 2016

Bu kitabı uzuuun zaman önce almıştım. Okurken fark ettim bu kitabın ne doğru düzgün bir reklamı yapıldı ne de bugüne kadar okuyan birine denk geldim. Ama epey güzel kitaptı, neden böyle kaybolup gitmiş anlayamıyorum :D

Olaylar Amazon Ormanları'nın derinliklerinde labaratuvar gibi bir yerde geçiyor. Pia, burada doğup büyümüş genç bir kız. Ve kendisi ölümsüz. Bu labaratuvarda yıllardır yapılan çalışmaların sonucu olarak doğan ilk ölümsüz insan. Dünyada derisini delebilecek hiçbir madde yok, boğularak ya da açlıktan falan ölmesi mümkün değil. İnsanlığın bildiği bütün hastalıklara karşı bağışıklığı var. Kusursuz bir hafızası var.



Doğup büyüdüğü bu labaratuvara Küçük Cam diyorlar. Dış dünyadan tamamen izole durumda ve epey de gizli olarak yürüyor işler. Dışarıdan kitap, gazete hiçbir şey girmiyor. Dolayısıyla Pia da dış dünyayla ilgili neredeyse hiçbir şey bilmiyor. Burada teyze ve amca dediği bilimadamlarıyla çeşitli dersler çalışıp yetiştiriliyor. Amacı kendi gibi ölümsüz bir neslin doğumu için gerekli çalışmaları yönetmek.

Pia bir gün labaratuvarın etrafını çevreleyen elektrikli tellerde bir kaçış buluyor ve ormanı keşfe çıkıyor. Daha sonra hem dışarısıyla hem de yürütülen deneylerle ilgili bir şeyler öğreniyor ve sorgulamaya başlıyor.

Kitap gerçekten güzeldi. Okumaktan keyif aldım. Farklı ve özgün bir dünya, daha önce pek de karşılaşmadığımız detaylar. O yüzden sevdim. Ve kısa sürede unutulup gitmesine de üzüldüm. Okumanızı tavsiye ediyorum. Bir seri olarak gözüküyor ama Goodreads'de kitapların sadece aynı mekanda geçtiğini, dolayısıyla istenen sırada okunabileceğini söylüyordu. 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Ben beğendim.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Akıcıydı. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Origin!

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak da fena değil bence. 

Final puanı: 4,5

6 Eylül 2017 Çarşamba

Twilight (Twilight, #1)

Kitap Adı: Twilight
Kitap Yazarı: Stephenie Meyer
Yayınevi: Little, Brown and Company

Sayfa Sayısı: 498
Baskı Yılı: 2005


Instagram'da hikayelerimi takip edenler bilir, 3-4 gündür beni bir Alacakaranlık çılgınlığı aldı gidiyor :D Uzun zamandır seriyi tekrar okumak istiyordum ama 4 gün önce inanılmaz ani bir kararla elime alıp sonunda okumaya başladım.

Alacakaranlık serisi benim okuduğum ilk seriydi, belki 6-7 yıl olmuştur okuyalı. Böyle ilk olduğu için de bende apayrı bir yeri var, gerçekten çok seviyorum :D

Bu okuma sürecinde yaptığım paylaşımlara bir sürü insandan cevap geldi. Kitabı yeniden okumaya başlayanlar oldu, filmleri açıp izleyenler oldu. Üzerinizde böyle bir etki gösterebiliyor olmak da beni ayrıca mutlu etti. Söylemeden geçemeyeceğim :D

Konusunu falan anlatmayacağım, benim yaşlarımdaki insanların ergenliğini süsleyen Alacakaranlık işte :D Stephenie Meyer bizi ilk kez tabiri caizse "çağdaş" vampirlerle tanıştırdı. Aile kuran, işi gücü olan, okula giden ve insan kanıyla beslenmeyen vampirler.



Kitabı okuduğum sırada yine ani bir kararla ilk filmi de açıp izledim ve ne kadar berbat bir halde olduğunu gördüm :D Birçok sahne yok, olanlar değiştirilmiş. Film gerçekten çok kötü durumda. IMDB puanını görünce çok düşük diye şaşırmıştım ama filmi izledikten sonra hak verdim :D Kimse kalmamıştır ama olur da bu seriyle ilk kez tanışacaksanız asla film ile başlamayın. KESİNLİKLE KİTABI OKUYUN.

Kitabı okurken Bella ve Edward'ın arasındaki ilişkiden inanılmaz keyif aldım. Aralarında aşırı eğlenceli bir ilişki var. Birbirlerine karşı davranışları, inceden laf sokmaları falan çok komik. Filmde bu ilişkinin onda birini bile göstermiyorlar. 

Bella'nın tepkilerine de bayılıyorum. Bir sahnede Edward Emmett ile birlikte ayı, aslan falan avlamaya gittiklerini anlatınca Bella "Benim de görme şansım var mı?" gibi bir şey soruyor. Adam sana çıplak elle ayı avladığını söylüyor, kızın tepkisine bak! Bella'ya BA-YI-LI-YO-RUM! :D

Bir ara da son kitap olan Şafak Vakti'ni okumayı planlıyorum. Kendisi benim en en sevdiğim kitap olur bu seride :D O zaman yine yüz milyon tane paylaşım yaparım zaten, anlarsınız :D


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%40): 5/5
Çok seviyorum :D

Sürükleyici ve akıcı olma (%50): 5/5
500 sayfalık İngilizce okumaktan dolayı çekincelerim vardı ama su gibi aktı :D

Baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi.

Güzel kapak (%5): 5/5
Kapak güzel ya :D

Final puanı: 5

3 Eylül 2017 Pazar

Kozmik Kahkaha (Psikanalitik Öyküler, #1)

Kitap Adı: Kozmik Kahkaha
Özgün Adı: What Do You Get When You Cross a Dandelion With a Rose?: The True Story of a Psychoanalysis
Kitap Yazarı: Vamık D. Volkan
Çeviren: M. Banu Büyükkal

Yayınevi: Okuyan Us
Sayfa Sayısı: 167
Baskı Yılı: 2014

Vamık Volkan psikolojide adı duyulan isimlerden biri. Bu kitabını da 2-3 yıl önce bir TÜYAP'ta aldığımı hatırlıyorum. Ama okumaya bir türlü sıra gelmemişti, sonunda elime aldım ve okudum.

Kitabın başında yazarın mesleki hayatından da kısaca bahsediliyor. Vamık Volkan gerçekten inanılmaz biri. Nobel Barış Ödülü'ne bile aday gösterilmiş. Bu bölümü okurken "Bu adamın yaptıklarının onda birini yapabilsem kendimi çok şanslı hissederim." diye düşündüm.

Bu kitapta da akut şizofreni alarak kendisine yönlendirilmiş bir hastasıyla 4 yıl boyunca yaptığı analiz çalışmalarını anlatıyor. Kendisi psikanalitik yönelimli bir terapist. Hatta epey de klasik bir terapist. Gerçi 60'lı yılları anlatıyor ama yine de bildiğiniz o meşhur divan ile yapıyor seanslarını. 

Hasta da epey zorlu bir hasta. Ciddi ve ani duygu değişimleri var, halüsinasyonlar görüyor, saldırganlık var. 4 yıl boyunca terapilerin devam ettiğini düşünürseniz ne kadar zor olduğunu da tahmin edebilirsiniz. Volkan inanılmaz analizler yapıyor, rüyalarda görülen nesneler, danışanın anlattıkları şeyler hakkında söyledikleri falan çok şaşırtıcıydı. Freud'un izinden gittiğini de açıkça görebildim, her şeyin altında bir penis arayıp buluyordu :D



Psikanalitik terapi için epey zor ve uzun bir eğitim gerekiyor. Hatta eğitime kabul edilebilmek için önce kendiniz analizden geçiyor ve tabiri caizse "ruh sağlığınızın yerinde olduğunu" gösteriyorsunuz. Türkiye'de bu eğitimi veren bir yer var mı bilemiyorum, hiç duymadım. Bu eğitimi verebilecek donanımda birisi olduğuna da pek ihtimal vermiyorum doğrusu :D 

Psikanaliz kendi meslek hayatımda kullanmayı düşündüğüm bir akım değil ancak okumayı seviyorum. Sizin de ilginizi çekiyorsa bu kitaba göz atabilirsiniz. Psikanalitik Öyküler serisinde 3 kitap daha var ama bazıları tükenmiş.


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Fena değildi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Çok kalın bir kitap değil ama bir roman akıcılığı da beklememek lazım :D 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi. 

Orijinal isim (%10): 0/5
Hiç alakası yok :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Renkleri güzel :D

Final puanı: 3,3

31 Ağustos 2017 Perşembe

Warcross (Warcross, #1)

Kitap Adı: Warcross
Özgün Adı: Warcross
Kitap Yazarı: Marie Lu
Çeviren: Onur Kınacı Birler

Yayınevi: Yabancı
Sayfa Sayısı: 331
Baskı Yılı: 2017

Bu kitabı deliler gibi bekliyordum :D Ve sonunda düzeltilmemiş okuma kopyası elime ulaştı, ben de gelir gelmez okudum. Bu olayı yurtdışında hep görüyor ve özeniyordum. Türkiye'de bunu sadece Yabancı ve İthaki yapıyor. Beni de buna dahil ettikleri için ne kadar teşekkür etsem az :)

Warcross bir sanal gerçeklik oyununu anlatıyor. Böyle oyun kurgularını okumaya bayılıyorum gerçekten. Dünya çapında milyonlarca insanın oynadığı bir sanal gerçeklik oyunu Warcross. Emika da bu oyunu oynayan genç bir kız. Çok zor koşullarda yaşıyor, evinin kirasını bile ödeyemeyecek durumda. 

Emika, bir oyuncu olarak o yıl yapılacak olan Warcross oyunlarının açılış gösterisine gidiyor. Bir şekilde, oyunu hackeleyerek turnuvanın içine girmeyi başarıyor. Daha önce hiçkimse oyunda böyle bir hack yapamadığı için bir anda dünya gündemine oturuyor tabii. Bu olaydan sonra da oyunun yaratıcısı olan Hideo Tanaka ile tanışıyor ve bambaşka bir hayata adım atıyor.


Dediğim gibi, oyun kurgusu okumayı çok seviyorum ve bu oyundaki karşılaşmaları okumak da inanılmaz heyecanlıydı. Hele ki sonlara doğru... Yazar öyle şeyler gösterdi ki şoktan şoka girdim :D Sonra da kitabı bitirdi! KENDİNE GEL MARİE LU! İkinci kitabın hemen çıkması için yazara tehdit mektupları yazmayı düşünüyorum ama daha bu kitap bile satışa çıkmadığı için çok başarılı olabileceğim söylenemez :D

Kitap, 12 Eylül'de tüm dünyayla aynı anda satışa sunulacak. Bence hemen koşun gidin ve alın. Aynı türde olmadığı için tür ve içerik kıyaslaması yapamam belki ama okurken bana verdiği keyif açısından kıyaslarsam Warcross Efsane serisinden on kat daha iyiydi! :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok sevdim ben. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Tek oturuşta bile bitebilir bence. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Elimdeki kopyada yazım hataları vardı ama bu çok normal :D

Orijinal isim (%10): 5/5
Warcross!

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapağı da çok güzeeel. 

Final puanı: 5

29 Ağustos 2017 Salı

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens

Kitap Adı: Hayvanlardan Tanrılara Sapiens
Özgün Adı: Sapiens: A Brief History of Humankind
Kitap Yazarı: Yuval Noah Harrari
Çeviren: Ertuğrul Genç

Yayınevi: Kolektif Kitap
Sayfa Sayısı: 412
Baskı Yılı: 2017

Yıllardır evrim konusuna, özellikle de insanın evrimine büyük bir ilgi duyuyorum. Ancak kurgu olmayan kitapları okuma konusunda pek başarılı olamamam göz önünde bulundurulduğunda, bu ilgimi doyuracak pek de bir şey yapmamıştım. O yüzden bu kitabı okuduğum için kendimi kutluyorum :D

Kitabın elektronik haline tamamen tesadüfen denk gelmiştim, bambaşka bir şey arıyordum :D E-kitap olarak ilk bölümü okuduğumda çok beğendim, bir sürü yerin altını çizmek istedim. O yüzden de kitabın fiziksel halini satın alıp öyle devam karar verdim.

Kitap, insan evrimine şekil verdiği düşünülen dört bölümden oluşuyor: Bilişsel Devrim, Tarım Devrimi, İnsanoğlunun Birleşmesi ve Bilimsel Devrim. Bu bölümlerde insanın fiziksel ve zihinsel gelişiminden, tarım yapmaya başlaması ve buna paralel olarak yerleşik hayata geçmesinden, daha büyük gruplar haline gelerek devletler ve imparatorluk kullanmasından ve teknolojiyi kullanarak ilerlemesinden bahsediyor.



Okurken hiç sıkılmadım desem yalan olur. Hiç ilgimi çekmeyen ekonomi, siyaset gibi konuları da içinde barındırıyordu. Ancak genel olarak okuduğum için kesinlikle memnunum. Bu konulara ilgi duyan ve bu tarz kitapları okumada benden daha başarılı insanların bu kitaptan çok büyük bir keyif alacağını düşünüyorum.

Ayrıca yazar, kitabın basıldığı her ülke için ufak düzenlemeler yapmış. Yani bizim elimizdeki baskıda Türkiye coğrafyasından ve burada yaşayan insanlardan da örnekler var. Enteresan ve güzel bir detay olmuş bence.

Yazara ait "Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi" isimli bir kitap daha var. Onu da okumak istiyorum ama kısa zaman içinde olmaz sanırım. 


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Ortada bir kurgu olmadığının farkındayım ama konu itibariyle değerlendiriyorum :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 3/5
Yer yer sıkıldım :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi.

Orijinal isim (%10): 4/5
Hayvanlardan Tanrılara kısmını biz eklemişiz nedense :D

Güzel kapak (%5): 3/5 
Normal :D

Final puanı: 3,55

25 Ağustos 2017 Cuma

Sessiz Kalma!

Kitap Adı: Sessiz Kalma!
Özgün Adı: The Hate U Give
Kitap Yazarı: Angie Thomas

Çeviren: Boran Evren

Yayınevi: Yabancı
Sayfa Sayısı: 400
Baskı Yılı: 2017

Yabancı Yayınları, bir yerlerde görüp de okuma listeme attığım kitapları tek tek bulup çeviriyor resmen :D Sessiz Kalma da onlardan biriydi. Epey ilginç bir kitap olduğunu söyleyebilirim.

Öncelikle, okuması zor bir kitap oldu benim için. Çünkü ele aldığı konu, bizim ülkemizde de yaşanıyor ve bunu okumak biraz sinirlendirdi beni. Starr'ın arkadaşı Khalil'in gözlerinin önünde bir polis tarafından öldürülmesiyle başlıyor olaylar. Khalil'in ölmesinin tek sebebi siyahi olması. Ortada hiçbir suç, tehdit edici hiçbir unsur olmamasına rağmen polis tarafından vuruluyor.

Daha sonra olanları tahmin etmek çok da zor değil. Işık hızıyla polisin haklı olduğu fikri yayılıyor ve Khalil hakkında karalama kampanyaları başlatılıyor. Siyahi olduğu için doğal olarak uyuşturucu satıcısı, çete üyesi olduğu falan söyleniyor. Polise küfür ettiği, silah çektiği gibi yalanlar uydurulmaya başlanıyor. Ama bunların hiçbiri gerçek değil. Olay olurken Starr bizzat oradaydı ve gerçeği açığa çıkarabilecek olan da kendisi. Biz de kitap boyunca dava sürecini ve Starr'ın yaşadıklarını okuyoruz.



İşte bunları okumak benim sinirlerimi bozdu. Ve sanırım aynı sebepten kitabın içine girmekte de zorlandım. Kitap hem akıcıydı hem de yavaş okunuyordu. Böyle bir şey nasıl olabiliyor bilmiyorum ama ben okuma sürecimde böyle hissettim :D

Bir de çeviriyle ilgili sıkıntılar yaşadım. Starr ve ailesi Türkçede "arka mahalle/kenar mahalle" olarak tanımlayabileceğim bir ghetto'da yaşıyorlar. Sokaklarda çatışmalar oluyor, uyuşturucu satıcıları kol geziyor, insanlar çok yoksul. Hal böyleyken kullandıkları dil de resmi İngilizceden fazlasıyla uzak ve bolca argo dolu. Ama ben bunların Türkçeye çevriliş şeklini sevemedim. Yani karakterler "be ya" falan diyordu ama bu çok yapay ve kulak tırmalayıcı geldi bana.

Kitapla ilgili ne düşüneceğimden tam olarak emin değilim. Sıradışı olduğunu kesinlikle kabul ediyorum. Daha önce bu konuda yazılmış bir kitap okuduğumu sanmıyorum. Üstelik yazarın kitabını 1955'te öldürülen Emmett isimli çocuğa ve bu zamana kadar yalnızca "siyahi" olduğu için öldürülmüş pek çok insana adamasını da sevdim. Özetle, kitap kesinlikle kötü değildi ama favori de olamadı benim için. 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 3/5
Bu konuda kafam karışık :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 3/5
Çeviri konusunda bahsettim yukarıda. 

Orijinal isim (%10): 1/5
Orijinal ismin çevrilmesi neredeyse imkansız çünkü bir altyapısı var kitapta bahsedilen. O yüzden bir puan vereyim dedim :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak güzel. 

Final puanı: 3,2