Ken Grimwood etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ken Grimwood etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2016 Pazar

Zaman Çarkı

Kitap Adı: Zaman Çarkı
Özgün Adı: Elise
Kitap Yazarı: Ken Grimwood
Çeviren: Ender Nail
Yayınevi: Koridor
Sayfa Sayısı: 298
Baskı Yılı: 2012


Zaman Çarkı hiç yaşlanmayan bir kadının hayatını anlatıyor. Kitap bize 1980 Boston'ı ve 1682 Versailles'ini anlatıyor. Bu kadının Fransa'da doğumunu, o dönemlerde gençliğini falan okuyoruz, sonra da işte 1980'lerdeki hayatını da biraz görüyoruz.

Kitapta biraz biyoloji var. İşte DNA'lar, kan değerleri falan. Kitabın bu yönünü sevdim. Daha sonra bu "yaşlanamama" olayı da biyolojik olarak açıklanıyor, ki bu da güzel.


Ama ne bileyim kitap hiç heyecanlandırmıyor. 300 sayfa boyunca yaklaşık 300 yıllık hayatı okuyoruz işte. Dümdüz gidiyor kitap. Başlangıçta iki ayrı kadınmış gibi anlatmayı hedeflediyse yazar onu da başaramamış zaten :D

Böyle işte yani, kitapla ilgili söyleyecek pek bir şey yok. Dediğim gibi kitap çok düz :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Daha önce de böyle şeyler okudum, çok özgün olduğunu söyleyemem. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Fena değildi. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Sanki birkaç yazım hatası vardı ama emin değilim :D Baskı güzeldi. 

Orijinal isim (%10): 0/5
Kitabın adı Elise çünkü bütün kitap boyunca Elise'in hayatını okuyoruz. Başka hiçbir şey yok. Başka isim uydurmak niye?

Güzel kapak (%5): 2/5 
Uydurma isme uygun anlamsız kapak :D

Final puanı: 3,2

3 Eylül 2015 Perşembe

Kayboluş

Kitap Adı: Kayboluş
Özgün Adı: Breakthrough
Kitap Yazarı: Ken Grimwood
Çeviren: Elif Özkaya & Seçil Ersek
Yayınevi: Koridor
Sayfa Sayısı: 333
Baskı Yılı: 1976

Grimwood'dan Sil Baştan'ı okuyup beğenince bu yazarın tüm kitaplarını okumalıyım dedim. Bir süreden beri Kayboluş elimde bekliyordu ben de artık okumaya karar verdim.

Kitap bir epilepsi hastasını anlatıyor. Elizabeth'in önce biraz ergenlik dönemimi okuyorsunuz sonra tamamen yetişkinliğe geçiyor hikaye. Epilepsi tek bir ilaçla değil bir ilaç kombinasyonuyla tedavi edilebiliyor. Sabit bir karışım olmadığı için de her hasta için deneme yanılma yoluyla doğru ilaçlar bulunabiliyor. Elizabeth için de uzun bir süre denenmesine rağmen uygun ilaç tedavisi bulunamıyor.

Sonra doktoru henüz teoride olan ve birtakım riskleri olan alternatif bir tedavi öneriyor. Elizabeth de kabul edince beynine epilepsinin getirdiği elektriksel dengesizliği nörtleyecek bir elektrot yerleştiriliyor. Bu elektrot gerçekten işe yarıyor ve epilepsi nöbetleri son bulunuyor. 

Ama Elizabeth bu tedavinin yanında doktorun yürüttüğü araştırmaya da katılmaya gönüllü oluyor. Doktor beyinde karanlık alan dedikleri yerlere de çok sayıda elektrot yerleştiriyor. Bu elektrotlara elektrik sinyalleri göndererek beynin daha önce keşfedilmemiş bölümlerinde bir şeyler yakalamayı hedefliyorlar. 12. elektrot uyarıldığında Elizabeth bir anı parçası görüyor. Ama bu kendi anısı değil. Böylece Elizabeth, bu elektrot sayesinde başka birinin zihnine girebildiğini keşfediyor.


Nasıl ama, çok heyecanlı değil mi? :D Başkasının zihnine girme, onun gözlerinden dünyayı görebilme konusu oldukça ilgimi çekti. Biraz Göçebe'yi hatırladım ve özledim :D Göçebe'yi de tekrar okumam lazım. Neyse, Elizabeth diğer kadının zihnindeyken ona bir tür epilepsi krizi yaşatıyor. Böylece yazar da müthiş bir sorgulama yapmış: Ya her epilepsi hastasında durum böyleyse? Hastalaeın zihinlerinde başka biri dolaştığı için elektriksel bozulmalar oluyorsa? Bayılıyorum şöyle teorilere :D 

Kitabı okumak oldukça keyifliydi. Hele bir son yaptı ki "böyle kitap mı bitirilir!" diye isyan ettirdi :D Sanki bir serinin ilk kitabıymış gibi bitti. Aslında bitmedi, her şey yeni başladı. Ama maalesef okuyabilecek bir devam kitabımız yok :D

Son olarak çok hoşuma giden bir alıntı yapmak istiyorum:

"Tavşanlar tehlikeyle karşılaştıklarında 'donup' kalarak kendilerini görünmez hatta ölmüş gibi göstermeye çalışır, biz de aynı nedenden ötürü bayılıyor olabiliriz. Belki biz de kendi kanımızı akarken görünce bayıldığımızda kan basıncının aniden düşmesi kanamanın azalmasına yardımcı bile olabilir."

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Hem epilepsiyi hem de bu farklı zihinde olma olayını okumak çok güzeldi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Çok akıcı bir kitaptı.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 4/5
Çevrilmeyen Fransızca diyaloglar vardı bir bölümde. Neden çevrilmemiş anlamadım. Daha sonra gelen İspanyolca konuşmalar parantez içinde çevrilmişti halbuki. 

Orijinal isim (%10): 0/5
Koridor'dan ümidimi kestim ben artık :D 

Güzel kapak (%5): 3/5 
Ortalama bir kapak.  

Final puanı: 4.35




19 Şubat 2015 Perşembe

Sil Baştan

Geçmişte yapmış olduğunuz hataları bilerek hayatınızı tekrar, tekrar ve tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız ne yapardınız?

Kitabın Adı: Sil Baştan
Özgün Adı: Replay
Kitap Yazarı: Ken Grimwood
Çeviren: Seçil Ersek
Yayınevi: Koridor
Sayfa Sayısı: 361
Baskı Yılı: 2010

43 yaşındaki Jeff Winston kalp krizi geçirerek ölür. Tekrar hayata gözlerini açtığında ise takvimler 1963 yılını göstermektedir. O sabah 18 yaşında, üniversite yatakhanesinin duvarlarına bakarak uyanır. Benim başıma böyle bir şey gelse ben bir daha toparlanamam ama adamın aklına at yarışı oynamak geliyor :D Çünkü sonuçları biliyor! Ve deli gibi de zengin oluyor :D Önündeki yirmibeş yıl boyunca olacak bütün önemli olayları biliyor! Harika değil mi?

Sanırım Jeff'in 2. tekrarını yani 3.hayatını okurken aklıma şu geldi: Ya kendini 43 yaşından önce kasıtlı olarak öldürürse? Yine tekrara mı başlar, yoksa ne olur? Maalesef bu sorunun cevabını kitapta alamadım. Bir ara da kitap boyunca Jeff'in sürekli 18 yaşında dönüp durmasını mı okuyacağız diye düşünürken bir şeyler oldu. Jeff Starsea adında bir filmle karşılaştı. Ama bu film önceki hayatlarında çekilmemişti. Böylece Pamela ile tanışıyor. Olaylar olaylar :D



Anlayabileceğiniz üzere bu bir tür reenkarnasyon. Aslında tam olarak reenkarnasyon da denemez sanırım çünkü Jeff sürekli kendi 18 yaşındaki vücuduna reenkarne oluyor. Kitap sıradan ya da hep aynı tempoda diye düşünmeyin çünkü bir sürü olay oluyor, yeni kişiler giriyor hikayeye. Kitap akıcılığı hiçbir zaman elden bırakmadı yani.

Ancaaak kitabı okurken bir kısımda çok büyük bir problem var. Kocaman bir paragraf Fransızca çevrilmeden bırakılmış. Devam eden bir kaç sayfada da diyaloglar içinde Fransızca kelimeler var. Hayır tamam ben anlıyorum da herkes Fransızca bilmez ki :P :D Şaka bir yana, gerçekten görünce çok şaşırdım. Gözden mi kaçmış, özellikle mi bırakılmış bilemiyorum.

Bitirmeden önce defalarca gençliğine reenkarne olmak nasıl bir durum, şu alıntı çok güzel açıklıyor bence:

Pamela, doktorluk yapmış, başarılı bir sanatçı ve aynı zamanda ünlü bir film yapımcısı olarak en sonunda lise diploması alıyordu. Üçüncü defa.


Özgün konu ve kurgu (%35): 4/5
İlk kez böyle bir konuda okudum. Sonlara doğru bir yerde olaylar çok hızlı gelişince acaba kitap eksik mi, bir bölümü atlamış mı diye düşünsem de genel olarak gayet iyiydi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5 
Hiçbir zaman sıkılmadım, sürükleyiciydi.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 3/5
Üstte de bahsettiğim gibi çevrilmemiş Fransızcalar çok kötü olmuş.

Orijinal isim (%10): 2/5 
Orijinal ismi Replay, sanki biraz ucundan yakalamışlar :D

Güzel kapak (%5): 3/5 
Orijinal kapak mı bu mu derseniz bu ama öyle çok da güzel değil.

Final puanı: 4,15