15 Şubat 2018 Perşembe

Gökteki Bütün Kuşlar

Kitap Adı: Gökteki Bütün Kuşlar
Özgün Adı: All the Birds in the Sky
Kitap Yazarı: Charlie Jane Anders
Çeviren: M. Boran Evren

Yayınevi: İthaki
Sayfa Sayısı: 377
Baskı Yılı: 2018

Gökteki Bütün Kuşlar ile ilgili ne düşüneceğimi pek bilemiyorum. Başlarken şöyle üstünkörü konusuna bakmıştım sadece. Pek bir beklentim yoktu. Konuyu sevdim ama yazarın kalemini sevemedim sanırım. 

Şöyle ki, konu gerçekten çok iyi. Yazar bir araya geleceği aklımın ucundan bile geçmeyecek iki şeyi kullanmış. Aralarında binlerce yıl olan iki şey. Büyü ve yapay zeka. Patricia Delphine ve Laurence Armstead'in hayatlarını okuyoruz aslında. Patricia kendine cadı diyen ve kuşlarla konuşabildiğini iddia eden küçük bir kız. Laurence ise okuldaki inek tiplerden. Pek arkadaşı yok. Fazla zeki. İki saniye ileri götüren bir zaman makinesi icat ediyor. 



Konu gerçekten güzel ama bilmiyorum, işleyişi sevemedim. Okurken epey sıkıldım. Bir kere inanılmaz geniş bir zaman dilimi var. Çocukluktan başlayıp yetişkinliğe kadar uzanıyor. Ve bölümler arasında bir anda geçen yıllar benim pek hoşuma gitmedi. Kopukluklar oluşmasına sebep oldu bende. 

Böyle işte, konu güzel olsa da kitabı pek sevemedim. Tam olarak açıklayamıyorum da sebebi aslında. Ama sıkıldım okurken yani. En büyük etken bu :D


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Konu çok güzel ama kurguyu sevmedim sanırım :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 3/5
Bayağı sıkıldım ya :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 3/5
Birkaç çeviri hatası gördüm. Ayakkabı bağcığı yerine ayakkabı atkısı en bombasıydı tabii :D  

Orijinal isim (%10): 5/5
Birebir :D

Güzel kapak (%5): 4/5
Kapak ilgi çekici bence :D

Final puanı: 3,25

13 Şubat 2018 Salı

İşte Leonardo Da Vinci

Kitap Adı: İşte Leonardo Da Vinci
Özgün Adı: This is Leonardo Da Vinci
Kitap Yazarı: Joost Keizer
Çeviren: Aydın Baran Gürpınar

Yayınevi: Hep Kitap
Sayfa Sayısı: 80
Baskı Yılı: 2017

İşte Sanat Serisi uzun zamandır hayranlıkla takip ettiğim, okumayı çok istediğim serilerdendi. Sonunda Da Vinci kitabını alabildim ve hiiç bekletmeden okudum :D

Da Vinci'yi çok sevdiğimi biliyorsunuzdur. Bilmiyorsanız da öğrenmiş oldunuz işte! :D Da Vinci çok iyi bir ressam olmasının yanında bir bilim insanı, bir mühendis, bir düşünürdü. Zamanının çok çok ötesinde bir insandı. İnanılmaz tablolar, mühendislik çizimleri, tasarımlar, eskizler bıraktı bize.



Bu kitapta da Da Vinci'nin hayatına hızlı bir bakış atıyoruz aslında. Doğumu, çocukluğu, eğitimi, çalışma hayatı, yaptığı tablolar, ilgi alanları gibi pek çok konuyu inceleme fırsatı buluyoruz. 

Okuması oldukça keyifliydi benim için. Ayrıca sayfa kalitesi falan da çok iyiydi. Bu anlamda Hep Kitap'ın güzel bir iş çıkardığını da söyleyebilirim. Ayrıca İşte Sanat Serisi'ne de mutlaka göz atın. İçlerinde Dali, Van Gogh, Monet gibi isimlerin de bulunduğu pek çok sanatçıyı konu alan muazzam bir seri bence!

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Yani bu kurgu değil aslında ama işleme tarzını sevdim diyelim :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Da Vinci'ye bayıldığım için sürükleyiciydi tabii :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu.  

Orijinal isim (%10): 4/5
Yaaaani :D

Güzel kapak (%5): 4/5
Kapak da fena değil :D

Final puanı: 4,05

12 Şubat 2018 Pazartesi

Siyah Orkide

Kitap Adı: Siyah Orkide
Özgün Adı: Black Orchid
Kitap Yazarı: Neil Gaiman 
Çeviren: Ezgi Keskinsoy

Yayınevi: İthaki
Sayfa Sayısı: 176
Baskı Yılı: 2018

Siyah Orkide, hayatımda okuduğum en ilginç çizgiromandı sanırım. Bu çizgiromanı gerçekten bu kelimeler tanımlayabilir ancak. Enteresan. Sıradışı. Garip.

Oldukça eski bir esermiş aslında Siyah Orkide. İlk kez 1988'de üç kısım halinde çizgiroman dükkanlarında boy gösterdiği söyleniyor önsözünde. Bu arada oldukça güzel de bir önsöz var başlangıcında, Mikal Gilmora tarafından kaleme alınmış.



Konusunu gerçekten nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Mitoloji var. Polisiye var. Standart çizgiromanlara başkaldırı var. Hatta bir ara işin içine Batman bile giriyor! Şimdi siz söyleyin bana, böyle bir çizgiromanın konusunu nasıl açıklayabilirim? :D Ama şunu kesinlikle söyleyebilirim, okurken Gaiman'ın o kendine has tarzını, tüyler ürpertici havasını çok açıkça hissettim.

Ayrıca çizimlere bayıldım. Yani, gerçekten bayıldım! Özellikle pastel tonlarda olanlar... İnanılmazdı! Hepsini al tablo diye duvarlara as yani :D Çizgiromanın sonunda Gaiman'ın orijinal notları, eskizleri falan da var. İthaki gerçekten sağlam bir çalışma çıkarmış ortaya.

Diyeceğim o ki, farklı bir şeyler okumak istiyorsanız; okurken biraz beynim yansın çizimleri incelerken de ağzımın suları aksın falan diyorsanız mutlaka bir şans vermelisiniz Siyah Orkide'ye! :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Enteresandı :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 3/5
Neler olduğunu anlamaya çalışmak biraz yavaşlatıyor olabilir. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu.  

Orijinal isim (%10): 5/5
Olmuş :D

Güzel kapak (%5): 3/5
İçerideki çizimler daha güzel bence :D

Final puanı: 3,65

9 Şubat 2018 Cuma

Değiştirilmiş Karbon (Takeshi Kovacs, #1)

Kitap Adı: Değiştirilmiş Karbon
Özgün Adı: Altered Carbon
Kitap Yazarı: Richard K. Morgan
Çeviren: Aslıhan Kuzucan

Yayınevi: İthaki
Sayfa Sayısı: 496
Baskı Yılı: 2018

Değiştirilmiş Karbon herkes tarafından deli gibi beklenen bir kitaptı herhalde. Hatta Netflix tarafından uyarlanan dizisi, daha çıkmadan 2018'in en çok izlenecek dizilerinden biri olacak şeklinde duyuruldu. Gümbür gümbür geldi yani kitap :D

Fakat ben pek keyif alamadım kitaptan... Durun, hemen açıklıyorum sebeplerimi :D Bir kere inanılmaz ters bir zamanıma denk geldi. Kitabı okumaya başladıktan sonra Ankara'dan İstanbul'a geldim. Bir de üstüne burada yatak döşek hasta oldum. Dolayısıyla kitap bölündü, bir türlü okuyup bitiremedim. 500 sayfalık kitabı okumak tam bir haftamı aldı yahu! 

En büyük sebep bu oldu, kitaptan çok koptum. Bunun yanında kitap bana çok yoğun, karmaşık, yorucu geldi. Ve fazla uzun. Asla durmayan bir tempoyu 500 sayfa boyunca okumak gerçekten yordu ve sıktı beni. Doğrusu, kitap daha kısa olsaydı yine sıkılırdım sanırım.



Ama şunu söylemeliyim ki kitabın konusuna bayıldım. 25. yüzyıldayız. Artık bilinçlerimizi depoluyoruz. Ölüm denen şey sadece kağıt üzerinde, adeta ölümü öldürmüşüz! Çünkü bilincinizi depoladıysanız, o an içinde bulunduğunuz beden ya da kılıfın ölmesinin hiçbir anlamı yok. Yeni bir bedene geçmeniz çok basit. Kıyafet değiştirmek gibi bir şey. Tabii bu işler hala paraya bakıyor, onu da unutmamak lazım :D

Kovacs galaksideki başka bir gezegende yaşayan azılı bir suçlu. Cezası için kılıfından çıkarılmış ve bilinci "depo" denen bir tür hapishanede tutuluyor. Fakat Dünya'daki çok ünlü birinin ölümünü araştırması için kendisine yeni bir kılıf veriliyor ve Dünya'ya getiriliyor. Biz de bu araştırma sürecini okuyoruz.

Dediğim gibi, ben okurken sıkıldım. Ama bunun bazı sebepleri var :D Ama bu kitabı sadece benim yorumuma göre değerlendirirseniz hata yaparsınız bence. Çünkü 21. yüzyıl bilimkurgu edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak anılıyor bu kitap. Dizisini daha fazla seveceğimi düşünüyorum. Onu da ilerleyen günlerde göreceğiz :D 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Konu, yaratılan dünya falan çok güzeldi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 2/5
Okurken bayağı sıkıldım :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu.  

Orijinal isim (%10): 5/5
Olmuş :D

Güzel kapak (%5): 3/5
Kapak ortalama bence :D

Final puanı: 3,2