11 Kasım 2018 Pazar

1984

Kitap Adı: 1984
Özgün Adı: Nineteen Eighty-Four
Kitap Yazarı: George Orwell
Çeviren: Celal Üster

Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 352
Baskı Yılı: 2014

Distopya okumaya aşık biri olarak 1984'ü yeni okumuş olmam herkese çok şaşırtıcı gelecektir muhtemelen :D Çünkü kendisi distopyanın babası falan yani. Ben de uzun zamandır çok merak ediyor ve okumak istiyordum aslında. Ama ağır gelecek, okurken çok sıkılacağım falan diye de çekiniyordum. Neyse ki öyle olmadı, kurguya bayıldım ve bu kadar sert olmasından çok etkilendim.

Kitabımız Winston Smith etrafında dönüyor. Kendisi Büyük Birader yönetimi için çalışan bir memur. Belki sıradan biri ama yaptığı iş beni tek kelimeyle büyüledi. Winston'ın işi sürekli olarak geçmişi yeniden yazmak. Gazete haberleri, kitaplar, şiirler... Her şey tekrar yazılıyor. Çünkü hiçbir şey Büyük Birader'in söylediklerine aykırı olamaz ve Büyük Birader asla yanılmaz.

Mesela Büyük Birader'in bir yıl içinde 10 milyon ton mahsül elde edileceğini söylediğini düşünün. Ama yıl sonunda görüyoruz ki bu aslında 7 tonda kalmış. O zaman Winston'ın eline bu ifadenin geçtiği gazete haberi geliyor. Winston o haberi yeniden yazıyor ve eskisini imha ediyor. Hatta haberi, örneğin 5 ton olarak düzelttiğini, böylece Büyük Biraderin öngörüsünün de üstüne çıkıldığını göstermiş oluyor. 


Aklınıza gelebilecek her türlü yazılı kaynak bu şekilde sürekli revize ediliyor ve bu sayede Büyük Birader'in söylediği her şey gerçek çıkıyor. Bu da onun ne kadar ileri görüşlü, ne kadar harika bir lider olduğunu gösteriyor ve vatandaşların ona olan bağlılığını arttırıyor.

Bu olayı gerçekten çok sevdim. Düşünsenize, geçmiş sürekli mevcut hükümetin çıkarları doğrultusunda yeniden yazılıyor. Bir süre sonra gerçek geçmişe dair elinizde hiçbir şey kalmıyor. Yönetim, bütün geçmişi, bütün tarihi kendi tekeline alıyor.

Bir de dili değiştirenler var. Artık Eski Söylem denen bildiğimiz İngilizce konuşmak yasak. Yeni Söylem'de vatandaşların kullanabileceği tüm isimler, sıfatlar, fiiller her şey belirlenmiş. Özgürlük, hak gibi kelimeler dilden tamamen çıkarılmış. Ve gün geçtikçe dil güncellenerek daha az kelimeye izin veriliyor. Distopyalarda dile müdahale beni kendine hayran bırakıyor gerçekten :D

Biraz böyle kitapta çok sevdiğim detaylardan bahsettim ama konusunu anlatmaya çalışmayacağım. Koskoca 1984'ün dünyasını amatörce anlatıp batırmak istemiyorum :D Mutlaka ama mutlaka okumalısınız bu kitabı diyor ve gidiyorum :D Aslında çok güzel alıntılarım da vardı ama onu başka bir gönderide paylaşırım, bu yazı çok uzun oldu :D 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
1984'e puan vermek benim haddime değil ama olsun :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Bu kısım beni çok mutlu etti. Ağır geleceğini düşünüyordum ama gerçekten merakla okudum. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun görmedim. 

Orijinal isim (%10): 5/5
E zaten :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapaktaki o farelerin bile bir anlamı var!

Final puanı: 5

2 Kasım 2018 Cuma

Roverandom

Kitap Adı: Roverandom
Özgün Adı: Roverandom
Kitap Yazarı: J.R.R. Tolkien
Çeviren: Niran Elçi

Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 184
Baskı Yılı: 2017

Tolkien benim pek yakın hissedemediğim yazarlardan biri. Üç dört yıl önce Yüzüklerin Efendisi'ni okuma girişiminde bulunmuş ama çok sıkılıp bırakmıştım. O zamandan beri de başka bir kitabını okumadım. Ama Roverandom'ın Tolkien'in oğluna yazdığı bir masal olduğunu öğrendiğimden beri merak ediyordum. 

Kitap, Rover adındaki bir köpeğin bir sihirbaz tarafından oyuncağa dönüştürülmesi ve sonra başından geçenleri anlatıyor bize. Tolkien'in oğlu oyuncak köpeğini kaybettikten sonra çok üzüldüğü için onu teselli edebilmek adına anlatmaya başlamış bu masalı Tolkien. Sonra birçok kez düzenlemeden geçmiş, geliştirilmiş ve en sonunda yayınlanmış.


Güzel bir hikayeydi evet ama hayran oldum, bayılım da diyemem. Ama kurgudan öte, bir babanın çocuğu için böyle bir şey yapması kesinlikle hayran olunası. Düşünsenize babanız koskoca Tolkien ve sırf siz oyuncağınızı kaybettiniz diye size özel bir hikaye yazıyor! 

Sonuç olarak çocuğunuzu, küçük kardeşinizi falan alıp birkaç akşam uykudan önce birlikte okunabilecek tatlı bir kitap olmuş bence. Bir yetişkin olarak size de okumanız için öneririm tabii :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Gayet akıcıydı. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun görmedim. 

Orijinal isim (%10): 5/5
E bir zahmet :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak güzel ya :D 

Final puanı: 4,15

30 Ekim 2018 Salı

Unut Gitsin (Patrick Melrose, #1)

Kitap Adı: Unut Gitsin
Özgün Adı: Never Mind
Kitap Yazarı: Edward St. Aubyn
Çeviren: Suat Ertüzün

Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 152
Baskı Yılı: 2018

Benedict Cumberbatch'i kitabın kapağında gördüğüm anda ilgimi çekmişti bu kitap. Daha doğrusu 3 kitaptan oluşan bu seri. Ama sever miyim pek emin olamadığım için yalnızca ilk kitabını almıştım. İyi ki de öyle yapmışım diyebilirim :D

Kitap bize 5 yaşındaki Patrick'in başından geçenleri anlatıyor. Alkolik bir anne, ruh hastası bir baba. Kitap tanıtımında baba için zorba diyor ama zorbadan çok daha fazlası. Bir de tanıtımda geçen "Konukların gelmesiyle birbirini izleyen şoke edici gelişmeler, Patrick'in dünyasının şiddetle ikiye bölünmesine yol açar." kısmına takıldım. Ben mi kaçırdım bu şoke edici gelişmeleri? Patrick'in başına gelenlerin doğrudan konuklarla bir ilgisi mi vardı? İkiye bölünme derken tam olarak neyden bahsediliyor?


Aklımda böyle sorular bıraktı işte kitap. Ve bana göre üç kitap ard arda okunmalı ya da daha basiti tek kitap haline getirilmeli. Çünkü böyle çok yarım kalmış bir şey okumuş gibi hissettim. O yüzden pek uzun bir yorum da yazamayacağım. Bende olan biten bu :D 

Cumberbatch'in oynadığı, kitaplardan uyarlama bir mini dizi varmış. Diğer iki kitabı okumayı hiç düşünmüyorum ama diziyi izlerim büyük ihtimalle. Fikrim değişir mi o zaman görürüz :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 2/5
Ehhh. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 2/5
Pek sarmadı beni :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun görmedim. 

Orijinal isim (%10): 3/5
Ehhhh? :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak içeriğinden daha ilgi çekici bence :D

Final puanı: 2,35

29 Ekim 2018 Pazartesi

Kedi Kafası: Kedilerden Öğrenebileceğiniz 60 Bilgelik Dersi

Kitap Adı: Kedi Kafası
Özgün Adı: Cat Wisdom: 60 Great Lessons You can Learn from a Cat
Kitap Yazarı: Neil Somerville
Çeviren: Zehra Onat

Yayınevi: Portakal Kitap
Sayfa Sayısı: 136
Baskı Yılı: 2018

Kedi Kafası yeni çıkmış çok tatlı bir kitap. Kendisi de bir kedi sahibi olan yazar, kedilerin bilge varlıklar olduğunu ve onlardan alabileceğimiz pek çok hayat dersi olduğunu söylüyor. Bu kitapta da 60 bilgelik dersi paylaşmış bizimle. Halen tüm hayvanlardan korkan biri olarak kendimi en yakın hissettiğim hayvan kediler. Bir gün bir kedi sahibi olmayı umarak okudum bu kitabı o yüzden :D

Yani uzun uzun yorum yazacak bir şey yok. Ama ben bile okurken keyif aldıysam kedi sahibi olan birinin, kitapta bahsedilen pek çok şeyi kendi kedisinden bizzat gözlemleme imkanı olduğu için çok daha fazla keyifli ve anlamlı bulacağını düşünüyorum bu kitabı. 


Benim kedilerden aldığım en büyük ders bol uyku ve keyfine sonsuz düşkünlük olabilir :D Belki de bu yüzden onlara kendimi yakın hissediyor olabilirim :D Saki'nin de dediği gibi, "Bir kedi, felsefesi 'uyu ve uyu' olan bir hayalperesttir." ve Carrie Snow gibi ben de "Kısa bir uykunun çare olamayacağı kötü gün yoktur." diye düşünüyorum :D

Hazır alıntılar paylaşıyorken, bu yazıyı da Paul Gallico'nun bir sözüyle bitireyim: "Kediler, karakterinizi saatine 50 dolar vereceğiniz bir psikiyatristten daha iyi okuyabilir."

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Gayet güzeldi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Zaten az yazılı bir kitaptı :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 3/5
Baskı kalitesi çok hoşuma gitmedi, baskılar bir sonraki sayfaya geçmişti kitabın büyük çoğunluğunda.

Orijinal isim (%10): 0/5
Kedi Bilgeliği de gayet güzel bir isim olabilirdi :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapak çok tatlı :D

Final puanı: 4,4