23 Haziran 2017 Cuma

Çünkü Biz Karıncayız

Kitap Adı: Çünkü Biz Karıncayız
Özgün Adı: We Are the Ants
Kitap Yazarı: Shaun David Hutchinson

Çeviren: Begüm Berkman Padar

Yayınevi: Yabancı
Sayfa Sayısı: 359
Baskı Yılı: 2017

Böyle bir liste falan hazırlayacağım artık: Okurken Yüreğimi Dağlayan Kitaplar vol. bilmem kaç :D Çünkü Biz Karıncayız yine çok güzel ama bir o kadar da yürek burkan bir kitaptı.

Henry Denton'ın hikayesini okuyoruz. Eşcinsel olduğu için okulda yaşadığı zorbalıklar, kendisine takılan lakaplar. Erkek arkadaşı bir süre önce intihar etmiş. Babası bebekken bırakıp gitmiş. Annesi sürekli içiyor. Alzheimerlı anneanne ve sorunlu bir ağabey. Bir hayat daha ne kadar zor olabilir ki?



Bir gün, sümüklü böceğe benzedikleri için Sümüklüler adını verdiği uzaylılar tarafından kaçırılıyor. Kendisine 29 Ocak 2016'da dünyanın yok olacağı gösteriliyor. Ancak bunu durdurmanın bir yolu var. Uzaylıların gemisindeki butona basarsa bu yok oluş engellenecek. Henry'nin 100 küsür günü var, bu süreçte yaşadıklarını ve karar vermeye çalışmasını okuyoruz.

Bu kitabı Onur Haftası için okumuştum, belki biliyorsunuzdur. Daha mutlu, beni üzmeyecek bir şeyler okumayı isterdim ama Çünkü Biz Karıncayız, şiddetle tavsiye ettiğim kitaplardan biri oldu yine de. 

"Nasıl öleceğimizi seçemeyebiliriz ama nasıl yaşayacağımızı seçmek bizim elimizde. Evren bizi unutabilir ama bunun bir önemi yok. Çünkü biz karıncalarız ve yolumuza devam edeceğiz."


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Boş bir günde tek seferde bile bitirilebilir bence. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Gayet güzeldi.

Orijinal isim (%10): 5/5
We are the ants!

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak çok hoş, cildi de tatlı. 

Final puanı: 4,6

22 Haziran 2017 Perşembe

Gömülü Şamdan

Kitap Adı: Gömülü Şamdan
Özgün Adı: Der Begrabene Leuchter
Kitap Yazarı: Stefan Zweig

Çeviren: Regaip Minareci

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 110
Baskı Yılı: 2016

"Bir insan için bilmemek sormaktan daha kötüdür. Çok soran insan çok şeyi anlayabilir ancak. Yalnızca çok şeyi anlayan biri adil bir insan olabilir."

Sena ile başlamış olduğumuz #herhaftabirklasik etkinliğinde ilk olarak Gömülü Şamdan'ı okuduk. Bu kitabı ben seçmiştim, seçtiğim için de memnunum. Bir süre önce Amok Koşucusu'nu da okumuştum. Bu kitabın ondan daha iyi olduğunu düşünüyorum. 

Zweig bu kitabında, Yahudilerin kutsal miraslarından biri olan, Süleyman Mabedi'nden çıkma yedi kollu bir şamdanın hikayesini anlatıyor aslında. Şamdan bir yağmalama sırasında diğer tüm değerli parçalarla ülkeden çıkarılıyor. 



Bu şamdanın çok önemli olduğunu düşünen bir grup yaşlı insan şamdanın izini sürmek üzere yola çıkıyor. Ve bu anlara tanık olup gelecek nesillere anlatması için yanlarına bir de 7 yaşındaki Benjamin'i alıyor. Kitabın ikinci yarısında bu kez de Benjamin'in yaşlılığını ve tekrar şamdanın peşine düşmesini okuyoruz. 

Böyle kısacık bir kitaptı işte. Okurken ve bitirdiğimde çok sorulan bir sorunun cevabı olabileceğini düşündüm bu kitabın: "Klasiklere neyle başlamalıyım?" :D Gayet sade ve akıcı bir dili vardı. İnce bir kitap, konu da çok yoğun değil. Dolayısıyla güzel bir başlangıç kitabı olabilir. Hem klasiklere hem de Zweig'a.

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Fena değildi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Beklediğimden daha akıcıydı benim için. 


Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Gayet güzeldi.

Orijinal isim (%10): 5/5
İş Bankası bu konuda iyi gerçekten. 

Güzel kapak (%5): 3/5 
Eh :D

Final puanı: 3,75

21 Haziran 2017 Çarşamba

Armada

Kitap Adı: Armada
Kitap Yazarı: Ernest Cline
Yayınevi: Arrow Books

Sayfa Sayısı: 355
Baskı Yılı: 2016


Bilenler bilir, ben Ernest Cline'ı çok severim. Başlat kitabını hayranlıkla okumuştum, çok çok sevmiştim. Armada dilimize çevrilmedi ama bir ara Arkadaş Kitabevi'nde denk gelince almadan duramamıştım :D

Ancak bir haftadır falan okuyorum herhalde. Artık bitsin diye kendimi duvardan duvara vuracaktım :D Bilmiyorum, aslında çok fazla kalın bir kitap da değil. Benim motivasyonum mu yerinde değildi, canım aslında okumak mı istemiyordu, gerçekten bilemiyorum :D Ama kitap bitmedi yani. Akmadı. Gitmedi. :D

Kitap yine bir bilgisayar oyununu anlatıyor. Zack, Armada isimli uzaylı öldürmeli bir oyunun bağımlısı. Başka bilgisayar oyunları da oynamış, Armada'da da epey yüksek bir skoru var. Babasını bebekken kaybetmiş, onun eşyalarını falan buluyor.

Babasının bir teorisi var: Son 30-40 yıldır çıkarılmış bütün filmler, bütün oyunlar, aklınıza gelebilecek her şey, toplumu hazırlamak için bilinçli olarak üretilmiş. Star Wars'lar, Star Trek'ler, bütün o uzay filmleri, bilgisayar oyunları falan. Hepsi. Çünkü yıllar önce uzaylılarla temas sağlanmış ve bir şekilde iki ırk arasında düşmanlık gelişmiş. Ve uzaylılar dünyaya saldırmak üzere hazırlanıyor. Devlet de bilgisayar oyunları aracılığıyla bir anlamda asker yetiştirmeyi hedefliyor.



Sonrası olaylar olaylar işte. Gerisini anlatamayacağım :D Konu çok güzel aslında. Bütün oyunların filmlerin falan toplumu uzaylı istilasına hazırlamak için üretilmesi fikri çok hoşuma gitti. Ama dediğim gibi, kitap akmıyor. BİT-Mİ-YOR :D

Sonlarına doğru iyice sıkılmışken güzel de bir son yaptı aslında. Kitap kötü demiyorum kesinlikle. Benim için doğru zaman değildi belki. O yüzden bu tür konular ilginizi çekiyorsa, özellikle Başlat'ı da okuyup sevdiyseniz bu kitaba da bir şans vermenizi söyleyebilirim.


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%40): 4/5
Fena değildi. 


Sürükleyici ve akıcı olma (%50): 1/5
Öldüm valla :D

Baskı kalitesi (%5): 4/5
İngilizce kitaplardaki bu saman kağıdı gibi baskıyı sevmiyorum ben ya :D

Güzel kapak (%5): 3/5
Meh :D 


Final puanı: 2,45

15 Haziran 2017 Perşembe

Geliş

Kitap Adı: Geliş
Özgün Adı: The Stories of Your Life and Others
Kitap Yazarı: Ted Chiang

Çeviren: M. İhsan Tatari

Yayınevi: Monokl
Sayfa Sayısı: 287
Baskı Yılı: 2016

Geliş kitabını alalı epey zaman oluyor. Sinemada filmini izlerken, filmin sonunda Ted Chiang'ın öyküsünden uyarlandığı yazıyordu. Onu gördükten sonra önce İngilizce kitaba e-kitap olarak ulaştım, daha sonra da zaten Monokl çevirince direkt kitabı aldım :D

Kitapta, yazarın çeşitli zamanlarda ve yerlerde yazıp yayınladığı 8 hikaye var. Aslında ilk hikayeye başladığımda kitabın benim için bir hayal kırıklığı olacağını düşünüyordum. İlk hikaye olan Babil Kulesi'ni gerçekten beğenmedim. Ancak ondan sonra gelen hikayelerin hepsi oldukça iyiydi.

Kitabın başında Ted Chiang'ın ufak bir tanıtımı var. Burada, "Sadece 15 öykü yayınlamış olmasına rağmen bilimkurgunun yaşayan efsanesi olarak nitelendirilmektedir." şeklinde bir cümle vardı. Bunu kitabı bitirdiğinizde daha iyi anlıyorsunuz. Hikayeler gerçekten o kadar dolu ki her biri alıp filme uyarlamalık. Yazar her bir kurguyu rahatlıkla genişletip koca bir kitap haline getirebilir.


Hikayelerden biri de Arrival filmine uyarlanan "The Stories of Your Life" hikayesi idi. Gariptir ki ben filmi çok daha fazla sevdim. Üstelik filmi izlemeseydim hikayeyi büyük oranda anlamazdım bence. Ayrıca uzaylıların kullandığı dil, görsel bir dil olduğu için filmde çok daha tatmin edici düzeydeydi. Hikayedeki versiyonu çok kuru geldi bana.

Özetle, Ted Chiang gerçekten çok farklı ve özgün bir yazar. Bu kitapta benim en sevdiğim hikaye Anlamak oldu ama ilki hariç diğer hikayelerin hepsi de "vay be!" dedirtecek cinstendi benim için. Monokl, yazarın diğer yapıtlarını yayınlamayı sürdüreceğ vaadini vermiş kitabın başında. Heyecanla bekliyorum! 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Hikayelerin gerçekten çok sağlam kurguları ve özgün konuları vardı. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Birden fazla hikaye olması akıcılığı biraz yavşaltıyordu sanki. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Gayet güzeldi.

Orijinal isim (%10): 0/5
Yayınevi filmin adını ve görselini tercih etmiş :D

Güzel kapak (%5): 3/5 
Ben bu film afişini çok sevmiştim ancak film afişi yani, kitaplık bir olayı yok :D

Final puanı: 3,95