20 Ekim 2017 Cuma

Gökyüzüne Tutunurken

Kitap Adı: Gökyüzüne Tutunurken
Özgün Adı: Skyscraping
Kitap Yazarı: Cordelia Jensen
Çeviren: Pınar Polat

Yayınevi: Yabancı
Sayfa Sayısı: 352
Baskı Yılı: 2017

Gökyüzüne Tutunurken geldiği günden beri çok ilgimi çekiyordu çünkü alışık olduğumuz tarzın biraz dışında yazılmış. Yazar kitabını nazım olarak kaleme almış. Yani bildiğimiz düzyazı değil, dizeler halinde ilerliyor yazılanlar.

Belki şiir gibi de diyebiliriz ama okuduğumuz şeyler şiir değil aslında. Dizeler arasında uyak falan da söz konusu değil. Yazar dağınık yazmış sadece :D Hatta bazen kelimeleri yıldız oluşturacak şekilde falan bile düzenlemiş, çok hoşuma gitti bu.

Ancak kitap için pek de bunu söyleyemeyeceğim. Yüreğimi Dağlayan Kitaplar serisine yeni bir üye daha eklenmiş oldu. Bunu bize niye yapıyorsunuz sevgili yazarlar? Git çiçekleri böcekleri falan yaz. Neden yani böyle kalbimin üstünden geçen kitaplar yazıyorsunuz? :D


Liseden mezun olmaya hazırlanan Mira, babasını annesini aldatırken yakalıyor. Bunu kitabın tanıtım yazısından aldım ancak olay tam olarak böyle değil. Başka şeyler var işin içinde. Bu tanık olduğu olay karşısında fazlasıyla sarsılıyor, akıl hocası olarak gördüğü babasını artık tanıyamadığını falan düşünüyor. Yavaş yavaş da kendisini bütün ailesinden ve okul hayatından soyutlamaya başlıyor. Şimdi düşününce, "Yazar, Mira'nın dağılmış iç dünyasını anlatmak için böyle yazdı belki de." dedim. Daha sonra başka şeyler de oluyor ve Mira çok geç olmadan her şeyi yoluna koymaya çalışıyor. 

Kitap takıldığım bir nokta oldu, o da olayların 1993 yılında geçmesi. Yazarın neden bunu yaptığını merak edip durdum. Hatta kitaptaki bazı olaylara karşı bundan 20 yıl önce toplum daha hassas, daha bilinçsiz falandı diye düşündüm. Hala emin değilim ama sanırım sebep, yazarın kendisi. Yazar da 1993-94 yıllarında Mira ile aynı olayı yaşamış, teşekkür kısmında bahsediyor.

Hem tarz hem de içerik olarak kitabı sevdim ben. Ama dediğim gibi çok içiniz burkuluyor okurken. Hüngür hüngür ağlamayı kabul ediyorsanız okuyabilirsiniz :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Dize dize ilerlediği için çok hızlı okunuyor.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 4/5
Bir iki kelime gördüm galiba yanlış yazılmış. 

Orijinal isim (%10): 0/5
Orijinal adı Gökdelen'miş :D

Güzel kapak (%5): 3/5 
Fena değil :D

Final puanı: 3,55

18 Ekim 2017 Çarşamba

Daralan

Kitap Adı: Daralan
Kitap Yazarı: Mine Soysal
Yayınevi: Günışığı Kitaplığı

Sayfa Sayısı: 215
Baskı Yılı: 2017

Bu kitabı okurken gerçekten böyle bir beklentim yoktu. Ama kitabı fazlasıyla beğendim :D Daralan benim Mine Soysal'dan okuduğum ilk kitap. Kendisi ayrıca Günışığı Kitaplığı'nın genel yayın yönetmenliğini de yapıyormuş.

Daralan, liseye başlamak üzere olan Mete'in hikayesini anlatıyor bize. Kıt kanaat geçinmeye çalışan bir aileye sahip. Ablasının da fiziksel bir engeli var, yürüyemiyor. Babası bir yerlerde iş çıktıkça, inşaatlarda falan çalışıyor. Mete de biraz depresyon sınırlarında dolaşıyor.

Tüm bunların üstüne bir de yeni komuşlarının bitmek bilmeyen kavgaları ekleniyor. Psikopat bir baba ve büyük oğul evin annesini ile kız ve erkek kardeşi dövüp duruyor. Kendi yaşıtı olan Ömer'in yakasına yapışmasıyla karşı evin olayları kendi evlerine de dahil oluyor. Böylece Mete ve ailesinin hayatı biraz hareketleniyor.



Biraz yürek burkan bir hikaye var ama kitap çok hoşuma gitti gerçekten. Mete'yi aşırı sevdim, ilk sayfalardan itibaren hemen içim ısınıverdi. Psikolog teyzenin işin içine girmesiyle de bu kendi halindeki ailenin hayatının bir nebze güzelleşmesini okumak da mutlu olmanızı sağlıyor.

Günışığı Kitaplığı, her gün giderek büyüyen çok güzel bir çocuk kitapları arşivine sahip. Biri bir çocuk kitabı önerisi falan istediğinde aklıma başka bir yayınevi gelemiyor artık. Yoğun zamanlarda, başka bir şeyler okuyamıyorken bir çocuk kitabından daha güzel bir alternatif göremiyorum :D



Özgün konu ve güzel bir kurgu (%40): 4/5
Gayet güzeldi.

Sürükleyici ve akıcı olma (%50): 5/5
Hemencecik okunuyordu :D

Baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi.

Güzel kapak (%5): 4/5
Kapak tatlı :D

Final puanı: 4,55

16 Ekim 2017 Pazartesi

Hayalperest

Kitap Adı: Hayalperest
Özgün Adı: The Dreamer
Kitap Yazarı: Pam Muñoz Ryan & Peter S
ís
Çeviren: Özlem Sığırtmaç

Yayınevi: Yabancı
Sayfa Sayısı: 371
Baskı Yılı: 2017

Hayalperest aşırı tatlı kapağı ve ilginç içeriğiyle ilgimi çekiyordu. O yüzden bu kocaman puntolu ve illüstrasyonlu çocuk kitabını okuyuverdim. Tek günde bile bitirebilirsiniz, o kıvamda bir kitap.

9-10 yaşlarında, dünya tatlısı Neftali isimli bir çocuğun hikayesini anlatıyor. Her şeye meraklı, yolda yürürken bile durup otları yaprakları inceliyor Neftali. Bol bol hayal kuruyor ve en önemlisi de kitap okumayı çok seviyor. İlk satırlardan itibaren bir sıcaklık hissediyorsunuz Neftali'ye karşı.

Zayıf, cılız bir çocuk olduğu için diğer çocukların arasına pek karışamıyor. Kendisiyle alay ettikleri için yalnız başına vakit geçirmeyi daha çok seviyor. Bir de sürekli güçlen, erkek ol, boş şeylerle uğraşma falan diye başının etini yiyen bir babası var.



Böyle tatlı tatlı kitabı okurken, bir anda bu kitabın aslında bir biyografi olduğunu öğreniyoruz. Kitabın tanıtımlarında kim olduğu söylenmemiş, o yüzden ben de söylemeyeceğim. Kendiniz okuyarak keşfederseniz daha keyifli olur. Böyle kısıtlı imkanlarda, böyle bir çocukluk geçirip Nobel Edebiyat Ödüllü bir şaire dönüşmek takdire şayan gerçekten. 

Yirminci yüzyılın en önemli şairlerinden biri olarak anılan bu ismin hikayesini okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Umut dolu, cesaret verici ve etkileyici bir hayat öyküsü. Neftali'yi kurgusal bir karakter olarak da çok sevmiştim zaten, aslında kim olduğunu öğrenince de saygı duydum. 

Bu kitap sanırım daha önceleri İthaki'deymiş ama Yabancı Yayınları yakın zaman önce yeni bir baskı yaptı. Çok tatlı çizimleri de var, her yaştan insanın keyifle okuyabileceği bir kitap olmuş.


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Gayet güzeldi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
En fazla iki-üç saate biter :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 4/5
Birkaç yazım hatası takıldı gözüme. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Yani, olmuş :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapak aşırı tatlı yaa :D

Final puanı: 4,6

15 Ekim 2017 Pazar

Ben, Robot (Robot, #0.1)

Kitap Adı: Ben, Robot
Özgün Adı: I, Robot
Kitap Yazarı: Isaac Asimov
Çeviren: Ekin Odabaş

Yayınevi: İthaki
Sayfa Sayısı: 238
Baskı Yılı: 2017

Bilimkurguyla azıcık bile ilgileniyorsanız bir yerlerde Asimov'un adıyla karşılaşmamış olmanız imkansız. Zira kendisi, bu türün temelini atanlardan, kendisinden on yıllar sonra bile yazılan kitaplara ilham veren isimlerden biri olarak anılıyor. 

Ben, Robot Asimov'un Robot serisine ait bir kitap. Bilgilerine baktığınızda görebileceğiniz üzere, bir yan kitap aslında. Asimov'un ilk öyküsünü 1939'da yazmış olduğu bir öykü kitabı da diyebiliriz. Genelde Robot serisine bir zemin hazırlamak ve esas kitapları okurken yapılan birçok göndermeyi anlayabilmek için okunması tavsiye ediliyor.

Elimizdeki bu kitap, bir robopsikolog (bu terime aşık oldum :D) olan Susan Calvin'in bir röportaj esnasında bahsettiği meslek hayatından anılar şeklinde ilerliyor. Calvin bize farklı zamanlarda yaşanmış 9 anısından bahsediyor. Bunlar içinde benim en sevdiğim öykü Kanıt oldu.

Ayrıca Üç Robot Kanunu'na da bayıldım. Yaşadığı dönemde bırakın robotları, elektronik devrelerin bile doğru düzgün esamesi okunmazken, böyle bir dünya yaratabilmiş olması Asimov'un nasıl inanılmaz bir yazar olduğunu gösteriyor. Yazdığı bu öykülerle kendi yasalarının açıklarını bulmaya çalışması, robot yasaları üzerinden ufak ufak ahlak, etik, insan olmak gibi konulara dokundurması da gerçekten hayranlık uyandırıcı.



Bu kitabı okuyup sevince seriye devam etmeye niyetlenmiştim ama durumlar çok karışık :D Robot Serisi zaten kendi başına muazzam bir seri. Fakat yazar bu Robot serisini, bir diğer baba seri olan Vakıf serisi ile birleştirmeye karar vermiş. Böylece iki koskoca dünya birbirinin içine geçmiş.

Hal böyle olunca da bu kitapları nasıl okumamız gerektiğiyle ilgili yıllardır süregelen tartışmalar var. Pek çok insan, kurguyu daha iyi anlayabilmek ve okuma keyfinizi arttırmak için kitapları yayınlandığı sırayla okumamanız gerektiğini söylüyor. İnternette okuma sıralarıyla ilgili bir sürü liste bulabilirsiniz. Listeler hemen hemen aynı olsa da bazı konularda ihtilaflar hala devam ediyor.

Kitaplarla ilgili mükemmel sırayı bulabilseniz bile kitapların kendisini bulabilmeniz pek mümkün değil :D 50-60 yıl önce yazılmış kitaplardan bahsediyoruz. Yeni baskılar yapılmış tabii ama şu an hiçbiri ortada yok. Sahaflar inanılmaz fahiş fiyatlara satmaya çalışıyor sadece. Neyse ki İthaki'nin yakın zamanda bu güzide kitapları tekrar bizimle buluşturacağı haberini aldım. Beklemedeyim! :D

Bu koskocaman ve kafa karıştırıcı dünyaya girmek istemiyor olabilirsiniz. Yine de Ben, Robot'u keyifle okuyabilirsiniz. Benim gibi yapay zeka ve robot delisiyseniz büyük bir keyif alacağınızı garanti edebilirim.

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Farklı hikayelerden oluştuğu için akıcıydı. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Gayet güzeldi. 

Orijinal isim (%10): 5/5
I, Robot!

Güzel kapak (%5): 4/5 
Bilimkurgu Klasiklerinin rengarenk kapaklarını çok seviyorum. 

Final puanı: 4,15