14 Temmuz 2019 Pazar

Bana Üç Şey Söyle

Kitap Adı: Bana Üç Şey Söyle
Özgün Adı: Tell Me Three Things
Kitap Yazarı: Julie Buxbaum
Çeviren: Burcu Karatepe
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 312
Baskı Yılı: 2019


Bana Üç Şey Söyle, Yabancı'nın en yeni kitaplarından biri. Bu aralar üst üste dünya tatlısı kitaplar çıkarıp duruyorlar, siz de fark ettiniz mi? Bu kapağa sahip bir kitabın güzel olmaması mümkün mü mesela? :D

Jessie'nin babası annesi öldükten sonra yeni biriyle evleniyor. Bu yüzden de yeni zengin üvey annenin yanına taşınıyorlar ve Jessie de çok pahalı bir özel okula başlıyor. Tabii ki bu yeni hayatında her şey eskisinden çok farklı. Okulun ilk günü Biri Hiçbiri isimli bir kullanıcıdan bir mail alıyor. Okula uyum sağlaması için kendisine yardım etmekten bahsediyor mail. Böylece Jessie ve BH neredeyse her gün konuşmaya başlıyorlar. Birbirlerini tanımak için sürekli kendileri hakkında üç şey söyledikleri bir sohbet ilerletiyorlar. BH, Jessie'nin kim olduğunu biliyor haliyle ama Jessie'nin konuştuğu kişinin kim olduğuna dair hiçbir fikri yok.


Ben de gerçekten en başından beri BH'nin kim olduğunu merak ederek okudum. Hatta bir ara o kadar merak ettim ki sonuna falan mı baksam diye düşündüm. Ama sonra bir yerlerde ufak bir ipucu verdi ve kim olduğunu anladım. Böyle Sherlock Holmes triplerine girmeyeceğim çünkü ben anladığımda kitabın bitmesine 30 sayfa falan vardı zaten :D

Gerçekten her şeyiyle çok tatlı, içinizi ısıtan bir kitaptı. Bu aralar çok yoğun ve sıkıntılı bir dönemden geçtiğim için böyle kitaplar okumak bana çok iyi geliyor, dinlendiriyor beni. Yaz için de birebir bence, alın bu kitabı gidin uzanın bir yere birkaç saat sonra nasıl bittiğini anlamazsınız bile. Sonuç olarak, Bana Üç Şey Söyle'yi dünyanın en tatlı kitapları ödülüne aday gösteriyorum ve size de şiddetle tavsiye ediyorum :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok tatlıydııııı :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Tek oturuş kitabı bence :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Çeviride hiç sorun görmedim, çok güzeldi.

Orijinal isim (%10): 5/5
Orijinal isim! :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapak çok T A T L I :D
Final puanı: 5

7 Temmuz 2019 Pazar

Tüm Sistemler Çöktü (The Murderbot Diaries, #1)

Kitap Adı: Tüm Sistemler Çöktü
Özgün Adı: All Systems Red
Kitap Yazarı: Martha Wells
Çeviren: Cihan Karamancı
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 128
Baskı Yılı: 2019


Tüm Sistemler Çöktü konusu ve kapağıyla çok ilgimi çekmişti ve çok merak etmiştim. Böyle anlatıcının insan olmadığı kitapları okumaya bayılıyorum. Bu kitap aslında bir androidin tuttuğu bir günlük. Uzak bir gezegende, bir görev için bilim adamlarına eşlik eden android, başlarına gelen olayları anlatıyor. Bu arada kendi idari modülünü hacklediği için bilinç kazanmış, indirdiği komedi dizilerini falan izliyor :D


Kitabı gerçekten çok sevdim. Robotlarla ilgili bir şeyler okumayı çok seviyorum ve bu kitaptaki androidi de çok sevdim. Ayrıca o kadar doğru bir zamanda okumuşum ki birkaç gün içinde ikinci kitap geliyormuş. En kısa zamanda onu da okumak istiyorum. Bu türü okumayı seviyorsanız kesinlikle size de tavsiye ederim.

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok güzeldi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Zaten kısa bir kitap, gayet sürükleyiciydi. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Çeviride hiç sorun görmedim, çok güzeldi.

Orijinal isim (%10): 4/5
Yaaaani :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak ilgi çekici. 


Final puanı: 4,85

Cam Kılıç (Red Queen, #2)

Kitap Adı: Cam Kılıç
Özgün Adı: Glass Sword
Kitap Yazarı: Victoria Aveyard
Çeviren: Onur Kınacı Birler
Yayınevi: Pegasus
Sayfa Sayısı: 456
Baskı Yılı: 2016


Uzun zamandır çok severek doya doya güzel bir distopya serisi okuyamıyorum diye Kızıl Kraliçe serisine yeniden bir şans vermiştim. İlk kitabı okuyup gayet sevdiğim için Cam Kılıç'ı da pek bekletmeden okudum. Hatta üçüncü ve dördüncü kitapları da internetten sipariş verdim. Ama gelin görün ki bana yine hüsran, bana yine hayal kırıklığı :D

Cam Kılıç dünyanın en sıkıcı kitabı olabilir. Serilerin ara kitaplarında, o devrimin gelişmesi süreci sıkıcı oluyor zaten farkındayım ama bu kadar da sıkıcı olmasın be kardeşim :D Bu kitapta Mare'den de uzaklaştım. Çarpık düzene, insanların kanlarına göre ayrılmasına falan isyan ediyorlar ama Mare sanki bu amaçtan uzaklaştı ve kişisel hırsları yüzüden terör saldırıları falan düzenleyen birine dönüştü. İnat ettim kitabı bitirdim ama gerçekten seriye karşı en ufak bir ilgim kalmadı. Zaten aldığım üçüncü ve dördüncü kitapları da hiç dokunmadan iade ettim :D 


Doğruya doğru, kitabı bitirdiğimde her şeyin nasıl sonuçlacağını merak ettim. Ama bunu öğrenebilmek için 1000 sayfadan fazla daha okumaya asla tahammülü yok :D Sağolsun bir takipçim diğer iki kitapta neler olduğunu anlattı. Gerçekten de okumaya devam etmeye değmezmiş bence :D 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 2/5
Ehhh :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 1/5
Kafamı duvarlara vurdum okurken :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Şaşkınım :D

Güzel kapak (%5): 3/5 
Ehh fena değil :D

Final puanı: 2,05

5 Temmuz 2019 Cuma

Sen, Ben ve Yıldızlar

Kitap Adı: Sen, Ben ve Yıldızlar
Özgün Adı: Hold Back the Stars
Kitap Yazarı: Katie Khan
Çeviren: Aslı Tümerkan
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 304
Baskı Yılı: 2019


Sen, Ben ve Yıldızlar'ın ön okuması gelmişti geçen günlerde. İlk 20 sayfasını falan okuduğumda çok ilgimi çekti, devamını çok merak ettim. Kapağı zaten aşırı güzel. Ben de kitap elime ulaşınca hiç bekletmeden hemen okudum :D

Max ve Carys uzaydalar. Ancak bir sorun olmuş, uzay aracıyla bağlantıları kesilmiş ve giderek uzaklaşıyorlar. Ve işin kötüsü sadece 90 dakikalık oksijenleri var. Biz de bazı bölümlerde tanışmalarına kadar geri dönerek son dakikalarını okuyoruz kitap boyunca. Bununla birlikte arka planda çok güzel bir dünya da var. Ütopya denen yeni düzende arkadaş yok, çocuk yok, sevgili yok, bir yere temelli yerleşme yok. Herhangi bir ulusa ya da dine bağlı olmak da yok. Herkes tamamen bireysel ve rotasyon denen uygulama sayesinde 3 yılda bir yeni bir yere taşınmak zorunlu. Sevgili kuralı sebebiyle 35 yaşından önce de birine bağlanıp uzun süreli ilişkiyle yerleşik hayata geçmek yasak. 


Kitapla ilgili tek eleştirim bu kadar güzel kurgulanmış bir dünyayı pek fazla görememek olabilir. Yeni dünyayla ilgili arada sırada bilgiler veriliyor ama hep ufak ufak sahneler. Sanki bir perdenin arkasından bakıyor gibi hissettim. Gerçekten doya doya okumak isterdim. Onun dışında çok güzel kitap gerçekten. Çok keyifli, çok kolay okunabilen bir kitaptı. 

Hele ki kitabın sonu! Bugüne kadar okuduğum en özgün sonlardan biriydi gerçekten. Çok dokunaklıydı, kalbimi çok kırdı o ayrı mesele :D Hem de bir kere değil, iki kere değil, tam üç kere kırdı kalbimi :D Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum size de. 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok güzeldi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Bir oturuşta biter çok rahat :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Gayet güzeldi.  

Orijinal isim (%10): 1/5
Ehhhh :D 

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapak çok tatlııııı :D


Final puanı: 4.6

24 Haziran 2019 Pazartesi

Endgame: Oyun Kuralları (Endgame, #3)

Kitap Adı: Endgame: Oyun Kuralları
Özgün Adı: Endgame: Rules of the Game
Kitap Yazarı: James Frey & Nils Johnson Shelton
Çeviren: Uğur Mehter
Yayınevi: Pena Yayınları
Sayfa Sayısı: 383
Baskı Yılı: 2017


Endgame serisini de sonunda bitirmiş oldum. Kitap elimde çok uzadı, bir türlü okuyamadım falan derken bu sabah bitiriverdim. İlk kitabı okurken yaşadığım o büyük heyecanı ve herkese ballandıra ballandıra anlatma isteğimi kaybettiğim için üzgünüm biraz. Okumaktan çok keyif aldığım o çizgisinden saptı seri benim için.

Ayrıca bu kitabı okurken de epey şaşırdım, çünkü yazar çatır çatır herkesi öldürdü :D Kazanmasını beklediğim oyuncu pat diye iki saniyede öldü, bir süre anlayamadım ne olduğunu tekrar okudum falan :D Galiba ilk kitabın yorumunda söylemiştim, ben kurgularda koşuşturmacayı çok sevmiyorum. Özellikle serilerin ikinci kitaplarında olur bu, olaylar iyice kızışmıştır ve karakterler sürekli bir yerden bir yere gider, kaçar kovalanır, sürekli birileriyle çatışır. Bu gidişat benim hoşuma gitmiyor, okurken çok sıkılıyorum. 


Bu seride de maalesef öyle oldu. Hadi ikinci kitap öyle gitti tamam ama üçüncü kitap da o kadar yoğundu, o kadar fazla şey oldu ki şaştım kaldım. Kitabın son sahnesinde falan olmasını beklediğim olaylar kitabın ortasında oldu, bir garip ilerledi her şey. 

Ama yine de özellikle ilk kitabı ÇOK FAZLA sevdiğim için size de önerebileceğim bir seri Endgame. Benim sevmeme sebeplerim de çok kişisel görebileceğiniz üzere, yoksa kitaplar kötü diyemem asla. Böyle temposu asla düşmeyen, bol olaylı yüksek tempolu kurgular okumayı seviyorsanız ideal bir öneri olabilir bu kitaplar. 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Ehh işte :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 3/5
Sıkıldığımı kabul etmeliyim :D Birinci kitabın akıcılığı asla devam kitaplarında yoktu. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Gayet güzeldi.  

Orijinal isim (%10): 5/5
Orijinal isim!

Güzel kapak (%5): 3/5 
Sarı ve kırmızı kapaktan sonra siyah pek olmamış bence :D

Final puanı: 3.3