26 Mart 2017 Pazar

Vezir (The Blackcoat Rebellion, #2)

Kitap Adı: Vezir
Özgün Adı: Captive
Kitap Yazarı: Aimée Carter
Çeviren: Melda Dinçel

Yayınevi: Ephesus
Sayfa Sayısı: 380
Baskı Yılı: 2016


Bu seride isimlerle ilgili karmaşayı keşfettim şimdi :D Ephesus, akışı yakalamak için Piyon, Vezir, Şah diye ilerlemiş ve bence iyi de yapmış. Ama ikinci kitabın adı Captive ve üçüncü kitabın adı Queen, ki İngilizcede vezir taşına deniyor queen :D 

Kitabı okurken de kendime şöyle bir ders çıkardım: İlk kitabı ne kadar sevmiş olursam olayım, seriye ara verdiğimde heyecanımı kaybediyorum ve devam kitaplarından aynı keyfi alamıyorum. Vezir'de de bunu yaşadım maalesef.



İlk kitabın sonlarında bir isyan filizlenmişti biliyorsunuz. Vezir'de de o isyanın yayılmaya başladığını görüyoruz. Karaceketliler aksiyonlarına devam ediyor. Maskelenmiş Kitty ile ilgili bazı sürpriz bilgiler öğreniyoruz. Hem seri devamı, üstelik bir de ara kitap olunca konuyu falan nasıl anlatacağımı hiç bilemiyorum :D

Dediğim gibi, Piyon'u okurken inanılmaz heyecanlanmıştım, çok sevmiştim. Ama bu kitapta aynı heyecanı yaşamıyorum, Şu an Şah'ı da yarılamış durumdayım ama bu duygusuzluğum orada da devam ediyor :D Ama bunun tamamen benden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Bu seriyi mutlaka okuyun ama lütfen ard arda okuyun! :D


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Başlayınca su gibi akıp gidiyor. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi.

Orijinal isim (%10): 0/5
İsim konusundaki sıkıntıyı yukarıda anlatmıştım :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak güzel ama bir bayıldım değil :D

Final puanı: 4,1

24 Mart 2017 Cuma

Kusursuz Evcil (Perfected, #1)

Kitap Adı: Kusursuz Evcil
Özgün Adı: Perfected
Kitap Yazarı: Kate Jarvik Berch
Çeviren: Özden Umut Akbaş
Yayınevi: Misis Kitap
Sayfa Sayısı: 295
Baskı Yılı: 2017


Misis Kitap, kısa bir zaman önce Kusursuz Evcil ve güzel sunumuyla yayın hayatına başlangıç yaptı. Kapağı, adı ve konusu ilgimi çektiği için ben de çok bekletmedim ve okudum.

Kitap bence tamamlanmamış bir puzzle gibiydi. Yani bir şeyler görüyorsunuz, genel resmi anlayabiliyorsunuz ama bir sürü eksik parça da var.

Kitabın ana karakteri Ella. Kendisi bir evcil. Diğer kızlar gibi Ella da bir okulda bunun için yetiştirilmiş. Her zaman kusursuz olmak, kusursuz gözükmek için eğitiliyorlar. Tek amaçları sahiplerinin isteklerini yerine getirmek. Mutlu olmaları, sahiplerini mutlu etmekten geçiyor. Daha sonra da bu kızlar sergiye çıkarılıyor ve üst tabaka insanlara satılıyorlar.

Sorularım burada başlıyor: Bu kızlar kim? Bir aileleri var mı, nasıl doğuyorlar? Bir yerlerde, bir zamanlar seçiliyorlarsa neye göre seçiliyorlar? Ella seçilmiş de neden satın alındığı ailenin kızı olan Ruby seçilmemiş mesela? Ya da tamamen bir genetik tasarım olarak labaratuvarlarda mı üretiliyorlar?



İnsanların bu kızları neden satın aldıklarını da çok anlayamadım. Eş değiller, öyle bir amaçla satılmıyorlar. Hizmetçi de değiller, ev iş falan yapmıyorlar. Gittikleri evlerden normal insan hizmetçiler var zaten. Süs eşyası ile evcil hayvan arası bir konumda duruyorlar bence. Sahipleri onlar için özel tasarım şık kıyafetler alıyor, giydiriyor. Eve gelen misafirlerine gösteriyorlar, "ne kadar güzel" falan diye hava atıyorlar :D Sonuç olarak bu dünyada evcillerin tam olarak işlevi ne?

İşte böyleydi kitap. Biraz ilerlediğimde şöyle düşünmüştüm: Bana kitap olarak Kusursuzlar'ı, dizi olarak da Humans'ı hatırlattı. Ama tam olarak ikisi gibi de değil :D 

Evcil fikri gayet güzel, kitapta bir şeyler yapılmaya çalışılmış ama altı çok doldurulamamış. Yani kitabı okurken ve bitirdiğinizde sizin de aklınızda yukarıda sıraladığım soruların kalması çok olası. 

Perfected serisinin bir kitabı daha var. Kitap aslında enteresan bir yerde bitti ama çok da merak etmiyorum açıkçası. Ama belki bir ara okurum. En kötü ihtimalle Türkçeye çevrildiğinde okurum :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Kurgu fena değil ama çok sağlam da değil. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 3/5
Çok uzun bir kitap değil zaten, akıcı olduğunu söyleyebilirim. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Çeviri ve baskıda bir problem yoktu.

Orijinal isim (%10): 1/5
Evcil nereden çıkmış? :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak güzel. 

Final puanı: 2,95

21 Mart 2017 Salı

The Selection (The Selection, #1)

Kitap Adı: The Selection
Kitap Yazarı: Kiera Cass
Yayınevi: HarperTeen

Sayfa Sayısı: 211
Baskı Yılı: 2012


Bu ayın İngilizce kitabı çok uzuuun zamandır okumak istediğim The Selection oldu. Türkçeye Dex tarafından Beni Seç adıyla çevrileli de birkaç yıl oluyor. Ancak beni çok da tatmin ettiğini söyleyemeyeceğim.

Distopik bir dünya. Kast sistemi var. Baş karakterimiz America, bir 5. Yani kötünün iyisi. Illéa denen ülkede, genç kızlar belli bir yaşa geldiğinde bu "Seçim" denen olaya katılıyorlar. Ülkenin prensine eş olabilmek için başvuruyorlar. Başvurular arasından 35 kız seçiliyor ve saraya davet ediliyor. Sarayda eğitim alırken bir yandan da prens kendileriyle görüşerek elemeler yapıyor. Böyle devam ederken, sona kalan 10 kız "Elit" olarak adlandırılıyor, ailelerinin ve kendilerinin sınıfları yükseltiliyor. Ve nihai hedef, elenmeyip sona kalarak prensin eşi olarak seçilebilmek. 



Kitap zaten başlangıç kitabı olduğu için bunu eleştiri olarak kullanmam biraz garip gelebilir ama "kitap tam bir başlangıç kitabıydı!" :D Heyecan yok, aksiyon yok, her şey giriş düzeyinde. Yani kimin seçildiğini bile öğrenmedik kitap bittiğinde :D

Yaratılan dünya fena değil, Seçim fikri çok güzel. Ama bu fikir çok sert bir distopyaya yakışırdı. Bu kitap bu konu için çok hafif kalmış bence :D Kitap bittiğinde, hikayemde de paylaşmıştım, "ee bu mu yani?" diye düşündüm. İkinci kitap için zerre merakım yok, çok büyük ihtimalle okumayacağım. Bu kitabı çok merak ediyordum, dolayısıyla böyle zayıf kalmasına üzüldüm. 


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%40): 3/5
Zayıftı.


Sürükleyici ve akıcı olma (%50): 3/5
Merakla okumamı sağlayacak hiçbir şey olmadı sanırım :D

Baskı kalitesi (%5): 5/5
E-book olarak okudum ama edisyonunda falan bir problem yoktu. 

Güzel kapak (%5): 3/5
Eh :D

Final puanı: 3,1

19 Mart 2017 Pazar

Bu İş Burada Biter

Kitap Adı: Bu İş Burada Biter
Özgün Adı: This is Where It Ends
Kitap Yazarı: Marieke Nijkamp
Çeviren: Eylül Başak Şen
Yayınevi: Martı
Sayfa Sayısı: 302
Baskı Yılı: 2017


Bu İş Burada Biter, enteresan bir kitaptı. Okuyup bitirdikten sonra şöyle düşündüm: "Neden? Yazar neden böyle bir kitap yazmış?"

Kitap, Alabama'da bir kasabada bir lisede geçiyor. Yeni dönem başlıyor, hani şu hepimizin bildiği sıkıcı açılış konuşmaları var ya, okul müdürü de konferans salonunda o konuşmayı yapıyor. Tüm öğrenciler salonda. Sonra konuşma bitiyor, öğrenciler çıkmak üzere kapılara yöneliyor. Ama kapılar kapalı. Sonra silah sesleri geliyor. Kısa bir süre önce okulu bırakmış öğrencilerden biri, tüm öğrencileri içeri kilitleyip ateş açmaya başlıyor.

Kitap böyle gidiyor işte. Okumak şaşırtıcı, biraz dehşet vericiydi. Yani öyle bir ortamda olduğumu düşünmek bile istemedim. Rastgele ateş açılıyor, birileri ölüyor. Enteresandı yani.



Ama dediğim gibi, kitaptaki mesajı anlayamadım. Yani evet, kurgu kitaplar kurgu olmayanlar kadar büyük mesajlar taşımıyorlar ama ben yine de okuduğum her kitaptan bir şey alabiliyorum. Ama bu kitabın neden yazıldığını anlayamadım. Eğer amaç akran zorbalığına dikkat çekmek ise başarılı bir örnek olmamış bence. 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Ortalama bence. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Çok aşırı akıcı da değil çok sıkıcı da değil. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Çeviri ve baskıda bir problem yoktu.

Orijinal isim (%10): 1/5
Eh :D

Güzel kapak (%5): 2/5 
Tebeşirler ne alaka çok bilemiyorum :D

Final puanı: 3,3