16 Haziran 2018 Cumartesi

Bir Yudum Su (Not a Drop to Drink, #1)

Kitap Adı: Bir Yudum Su
Özgün Adı: Not a Drop to Drink
Kitap Yazarı: Mindy McGinnis
Çeviren: Zehra Uzun

Yayınevi: Novella Dinamik
Sayfa Sayısı: 320
Baskı Yılı: 2017

Bir Yudum Su bigbangden beri falan kitaplığımda duruyor sanırım :D Öyle bir anda gözüme takıldı, artık okuyayım dedim. Kitabın hem şömizini hem de cildini de çok beğenmiştim. Ama hiç de keyif alamadım kitaptan.

Yine çok güzel bir konunun heba edilişine tanık oldum kitabı okurken :D Konu güzel cidden! Dünya çapında korkunç bir kuraklık olmuş ve su kaynakları parmakla sayılacak kadar azalmış. Gerisini tahmin edersiniz zaten, insanların hayatta kalma mücadelesi. Su savaşları falan. 



Ama bir yazar kitabını neden böyle kurgular anlayamıyorum. Distopya yazıyorsun, küresel felaketler var. Allah aşkına insan neler olduğunu üç beş cümleyle bile olsa anlatmaz mı? :D Bir anda beni attı kuraklığın ortasına. Ben kitabı okurken ne olduğunu anlamaya çalışıyorum. Niye kuraklık olmuş, ne zaman olmuş falan. 

Dış dünyayı bile doğru dürüst göremiyoruz. Sadece Lynn'in annesiyle birlikte yaşadığı ev ve çevresi. Okumaktan en çok sıkıldığım şeylerden biri. Günlük gibi sadece birinin bir şeyler yapmasını, bir yerden bir yere gitmek falan. Sıkıntıdan öldürüyor beni bu kurgular :D Seriymiş aslında ama yok yani devam etmek için zerre isteğim yok :D


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 2/5
Konu güzel, kurgu hiç iyi değil. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 3/5
Kurgu iyi olmayınca akıcılık da olmuyor doğal olarak. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun görmedim. 

Orijinal isim (%10): 2/5
Ehh :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapağı çok beğendim. Fotoğraftaki hali resmen tablo :D

Final puanı: 2,75

14 Haziran 2018 Perşembe

Kardeşinin Ölümsüz Gözleri

Kitap Adı: Kardeşinin Ölümsüz Gözleri
Özgün Adı: Die Augen des ewigen Bruders
Kitap Yazarı: Stefan Zweig
Çeviren: Mehmet Mert Çam

Yayınevi: İlgi Kültür Sanat Yayınları
Sayfa Sayısı: 80
Baskı Yılı: 2018

Zweig'in böyle bir kitabı olduğundan haberim bile yoktu aslında ama İlgi Kültür Sanat sayesinde öğrenmiş olduk :D Sena'nın başlattığı okuma maratonuna ben de katılmış olayım diye de okudum bu kitabı :D

Açıkçası başlarken pek bir beklentim yoktu ama epey sevdim kitabı. Zweig'dan okuduğum en iyi öykülerden biriydi bence. Verdiği mesajlar çok iyi, gerçekten keyif aldım okurken. Virata isimli bir adamın kişilik-kimlik arayışı içindeki uhrevi yolculuğu diyor arka kapakta. Konuyu ancak bu şekilde anlatabilirim sanırım ben de :D 



80 sayfalık bir öykü olunca ben de yazacak bir şey bulamıyorum buraya :D Ama cidden hiç sıkılmadan, severek okuduğum bir Zweig oldu. O yüzden tavsiye ediyorum. Diğer yayınevlerinde hiç görmedim ben, var mı bilmiyorum. Yoksa da İlgi'de var, direkt oradan bakabilirsiniz :D


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Sevdim. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Kısacık ve akıcıydı :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 2/5
Birçok yazım hatası gördüm. Bence tekrar bir son okuma, edisyon falan yapılmalı :D

Orijinal isim (%10): 5/5
Olmuş herhalde :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
İlgi çekici bir kapak, bir yerde görsem kendini aldırır yani :D

Final puanı: 4,45

13 Haziran 2018 Çarşamba

Liste

Kitap Adı: Liste
Özgün Adı: The List
Kitap Yazarı: Patricia Forde
Çeviren: Esma Fethiye Güçlü

Yayınevi: Genç Timaş
Sayfa Sayısı: 368
Baskı Yılı: 2018

Yılın başından beri okuduğum kitapları şöyle bir kontrol ettim ve gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Liste bu yıl okuduğum en iyi distopyaydı! Kitap elime geçtiğinde genç yetişkin zannetmiştim, sonra arkasını okudum ve çok şaşırdım. O zaman paylaştığım bir hikayede çok iyi bir distopya gibi duruyor demiştim, gerçekten de öyle çıktı!

Dünya'da Erime denen bir küresel felaket olmuş, sanırım buzulların erimesinden bahsediyorlar ama maalesef buna dair daha fazla detay okuyamadık bu kitapta. Bu olaydan sonra da Ark şehri dünya üzerindeki tek güvenli şehir olarak kalmış. Fakat insanlar artık eskisi gibi konuşamıyor. Yalnızca 500 kelime kullanma hakları var. Özgürlük, umut, sevgi gibi soyut kelimeler tamamen yasak. Kendilerine verilen liste dışında bir sözcük söylediklerinde cezalandırılıyorlar, bu sözcükler belirli bir sayıya ulaştığında da şehirden sürgün ediliyorlar.

Letta, insanların konuşabileceği kelimeleri belirleyen Kelime Ustası'nın çırağı. Fakat bir gün ustasının ölüm haberi geliyor ve kendini bir anda yeni Kelime Ustası olarak buluyor. Ve yıllardır yaşadığı bu düzen içerisinde ya yeni kelime ustası olarak başkaldıracak ya da dilin yavaş yavaş yok olup gitmesine göz yumacak.


Konu harika değil mi? Kelime kısıtlama fikrini ilk gördüğümde bayıldım, ne kadar orijinal bir fikir dedim kendi kendime. Cidden düşünsenize, yönetim her vatandaşına kullanabileceği kelimeleri içeren bir liste veriyor. Onlar dışındaki kelimeleri kullanmanız yasak! Bir distopya için daha güzel bir konu göremiyorum :D

Kitabın İngilizce tanıtımında "Fahrenheit 451 ve Seçilmiş Kişi kelimelerin gücü ve sansürün tehlikeleri ile ilgili bu hikayede bir araya geliyor." gibi bir ifade var. Ben iki kitabı da çok severim, o yüzden o kitapları siz de seviyorsanız Liste'yi de tavsiye ederim. O kitapları sevmiyorsanız da tavsiye ederim. Cidden okuyun, çok iyi kitap :D

Şimdi Goodreads'de baktım ve kitap sanırım bir seriye ait değil. Ama sonu çok şey bitmişti, bence kesinlikle devam etmeli. Ayrıca bu kadar güzel bir kitap bulmuşken yapın şunu 3-5 kitaplık bir seri de doya doya okuyalım be kardeşim! :D 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok sevdim ben.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Gayet akıcıydı, çok merakla okudum. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. Kısıtlı kelimelerle konuşma meselesi güzel çevrilmiş bence :D

Orijinal isim (%10): 0/5
Liste!

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapak da gayet iyi, bu kitap da zaten tam puanı hak ediyor bana göre! :D

Final puanı: 5

11 Haziran 2018 Pazartesi

21 Numaralı Çocuk

Kitap Adı: 21 Numaralı Çocuk
Özgün Adı: Boy 21
Kitap Yazarı: Matthew Quick
Çeviren: Bige Turan Zourbakis

Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 232
Baskı Yılı: 2018

Ankara'ya gitmek bana iyi geldi. Yollarda yüzyıllarca saat geçirdiğim için kitapları hızlıca bitirebildim :D Bu zamanıma denk gelip bir çırpıda okuduğum bir diğer kitap da 21 Numaralı Çocuk oldu. Aşırı tatlı kapağı sebebiyle çok bekletmek istemiyordum zaten. 

Fakat kitabı çok da sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Sanırım çok strandart buldum kitabı, çok tekdüze bir genç yetişkindi. Beni şaşırtacak hiçbir şey olmadı. Aksine anlamlandıramadığım şeyler oldu. Mesela bütün olay Finley'in etrafında dönerken ve hikaye de öyle son bulurken Russ bu hikayede neden vardı? 

Kitaba adını veren karakterden doğal olarak bir şeyler çıkmasını bekledim hep ama hiçbir şey olmadı :D En kötü ihtimalle Finley ve Russ'ın bir noktada yakınlaşmasını falan bekledim çünkü tanıtımda öyle bir ima da var bence ama o da olmadı. Cidden Russ bir figüran gibi sahneye girdi, bir süre bulundu ve sonra öylece kayboldu. Ama kitabın adı hani? Ben mi bir şeyler kaçırıyorum diye kendimden şüphelendim şu an :D



Ayrıca kitaplarda bu kadar yerel detaylar verilmesi de hoşuma gitmiyor benim çünkü anlayamıyorum. Finley'nin yaşadığı yer Bellmont ve burası yaşaması inanılmaz zor bir yer olarak betimleniyor. Nasıl anlatacağımı da bilemiyorum, çok tehlikeli bir bölge. O kadar ki oradan ayrılan insanlar başına bir şey gelmesin diye kimlik falan değiştirmek zorunda kalıyor. Ama ben bunu anlayamıyorum işte, bana çok uzak. Bunu ancak orada yaşayan insanlar anlar ve hal böyle olunca hikaye benim için havada kalıyor.

Sonuç olarak, kötü bir kitap değildi. Fakat çok iyi de değildi. Kendi türü içinde zayıf kaldı bana göre ama siz çok aşina değilseniz benden daha çok sevebilirsiniz. 


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Ortalama.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Tek oturuşluk kitaplardan :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Gayet güzeldi. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Olmuş :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapağı çok sevdim :D

Final puanı: 4,3