Desen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Desen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2017 Cumartesi

Öncü Kadınlar

Kitap Adı: Öncü Kadınlar
Özgün Adı: Sally Heatcote: Suffragette
Kitap Yazarı: Mary & Bryan Talbot 
Çeviren: Damla Kellecioğlu

Yayınevi: Desen
Sayfa Sayısı: 192
Baskı Yılı: 2017

"Yükselen feminist edebiyatı" olarak nitelendirdiğim okuma tecrübelerime yeni bir kitap daha ekledim. Bu kez bir çizgiroman hem de! Öncü Kadınlar, Türkiye'de bu konuda yayımlanmış ilk grafik romanlardan biri olma özelliğiyle de ayrı bir yere sahip. Böyle hikayelerin bu formatlarda basılmasından dolayı çok memnun olduğumu daha önce de söylemiştim.

Bu kez 20. yüzyılın başlarında Britanya'da kadınların oy verme hakkı kazanması için verilen mücadeleyi okuyoruz. Düşünsenize, daha 100 yıl bile olmamış fakat bir zamanlar toplumun yarısını oluşturan kadınların devlet nezdinde söz hakkı yoktu. Onlar oy kullanamaz, kendilerini yönetecek insanları seçemez, parlementolarda koltuk sahibi olamazlardı.

Bu kitap Emmeline Pankhurt önderliğinde başlayan birtakım eylemleri konu alıyor aslında aslında. Kendilerine Süfrajet adı verilen bir grup kadın, kadınlara da oy hakkı verilmesi için mücadele ediyor. Suffrage kelime anlamı olarak "oy hakkı" demek olsa da sonundaki -ette eki küçük, minik gibi anlamlara geliyormuş. Oy hakkı isteyen bu kadınları aşağılama anlamında üretilmiş olsa da grup bu kelimeyi benimsemiş.


Bugün de zaten İngiltere kaynaklı olarak başlayan ve daha sonra yavaş yavaş Avrupa ülkelerine yayılan kadın hakları hareketi olarak biliniyor Süfrajet. Biz olayları Sally Heatcote isimli bir genç kadının gözünden görüyoruz ama kendisi gerçek biri değil, yazar tarafından oluşturulmuş bir karakter anladığım kadarıyla. Bu uğurda direnen kadınların tartaklanmasını, aşağılanmasını görüyor. Hatta kendi de bu uğurda hapse atılıyor.

Gerçekten güzel bir çizgiroman olmuş. Ben Süfrajet hareketini daha önce hiç duymamıştım. Yazarlar çizgiromanın sonuna yaşanan olaylarla ilgili daha detaylı açıklamalar ve kronolojik bilgiler de eklemiş. 2015'de Madrid Kitapçılar Birliği'nden "Yılın En İyi Grafik Romanı" ödülünü de almış. Ben de öneriyorum tabii ki, okumanızı tavsiye ederim!

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Çizgiroman zaten :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi. 

Orijinal isim (%10): 0/5
Maalesef olmamış bu :D

Güzel kapak (%5): 4/5
Kapağı ilgi çekici bence. 

Final puanı: 4,1

18 Kasım 2017 Cumartesi

Kadınların Nesi Var?

Kitap Adı: Kadınların Nesi Var?
Özgün Adı: The Trouble with Women
Kitap Yazarı: Jacky Fleming
Çeviren: Mavisu Kahya

Yayınevi: Desen
Sayfa Sayısı: 117
Baskı Yılı: 2017

Kadınların Nesi Var, bol illüstrasyonlu az yazılı bir kitap olmasına rağmen beğenimi fazlasıyla kazandı. Okurken gerçekten çok keyif aldım, çok beğendim. Bazı yerlerde kahkaha attım. Bu anlamda kazandığı Artémisia Mizah Ödülü'nü fazlasıyla hak ettiğini söyleyebilirim.

Jacky Fleming, bu kitabında kadının toplumdaki yeri, kadına bakış açısı gibi konulara hızlı bir tarihsel bakış sunuyor. Tarih boyunca erkekler ve erkek ergemen toplumlar kadınlar hakkında pek çok şey söyledi. Kadınların çalışmak için, bilim üretmek için ve hatta "düşünmek" için bile fazla narin ve zayıf olduğu söylendi. Hatta kadın beyninin erkek beyninden daha küçük olduğu bile iddia edildi. 

Darwin, kadınların biyolojik olarak ikinci sınıf yaratıklar olduğunu söyledi. Tarihte hiç kadın dahi olmaması da buna bağlandı. Kadınların ancak dikiş nakış işleriyle uğraşması gerektiği, çocukluktan itibaren bastırılarak kocasını tatmin edebilecek uysallığa getirmenin şart olduğunu söylendi. 



Bu kitap, bu ve bunun gibi birçok saçmasapan fikri eleştiriyor. Ama bunu o kadar güzel bir sivri dille yapıyor, laflarını zekice ve inceden inceden sokuyor ki okurken büyük bir keyif alıyorsunuz :D Zekice yapılan hiciv gerçekten farklı bir tada sahip oluyor. Bu kitap bana fazlasıyla bu tadı verdi. 

Kadınlar hakkındaki bu abuk subuk fikirlerin sahipleri bildiğimiz insanlar aslında. Jean-Jacques Rousseau, Charles Darwin, Arthur Schopenhauer gibi isimler eleştiriliyor kitapta. Özellikle Schopenhauer'in akıldışı söylemleri beni fazlasıyla şaşkına uğrattı. Tabii ki hepsi içinde bulunduğu döneme ve topluma göre değerlendirilmeli ama bugünün gözüyle baktığımızda söyledikleri kocaman birer saçmalık :D

Bu kitap tüm bunları eleştirirken bir yandan da erkek beynine karşı gelmiş başarılı kadınları gösteriyordu. Jane Austen'ın ya da Marrie Currie'nin başarılarına değiniyordu ufacık. Ya da tarihteki ilk kadın doktorlar sayılan dört kadının adını zikrediyordu. 

Dediğim gibi, kitabın zeki ve sivri dili çok hoşuma gitti. Okumanızı gerçekten tavsiye ederim.

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok beğendim. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
1 saat bile sürmez bitirmeniz :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi.

Orijinal isim (%10): 1/5
Bu pek olmamış :D

Güzel kapak (%5): 4/5
Kapak ilgi çekici bence. 

Final puanı: 4,55