1 Aralık 2019 Pazar

Vahşi Kızlar

Kitap Adı: Vahşi Kızlar
Özgün Adı: Wilder Girls
Kitap Yazarı: Rory Power
Çeviren: Hande Helvacı
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Sayfa Sayısı: 320
Baskı Yılı: 2019


Vahşi Kızlar, Epsilon'un en yeni kitaplarından. Kapak tasarımı İNANILMAZ GÜZEL ve daha da güzel olanı bir Türk tasarımcının eseri olması. Üstelik sadece bizde değil, yurtdışında da bu kapakla çıktı kitap. 

Raxter Kız Lisesi'nde bir hastalık patlıyor ve okul karantina altına alınıyor. Tox adını verdikleri bu salgın kızların vücutlarında deformasyonlara sebep oluyor. Önce öğretmenler ölüyor, sonra da bazı öğrenciler. Kalan kızlar da tamamen izole ediliyor, okul sınırlarının dışına çıkmaları yasaklanıyor. Ordu tarafından haftalık olarak yemek falan gönderiliyor sadece. Hetty de bir gün en yakın arkadaşı Byatt ortadan kaybolunca gözünü karartıp karantinayı delerek dışarı çıkmayı planlıyor. Biz de Hetty ve Byatt'ın bakış açılarıyla neler olduğunu okuyoruz.


Gerçekten çok ilginç bir kurgusu vardı kitabın. Ama sonu bir havada kaldı ondan pek tatmin olamadım. Onun dışında okuması keyifli bir kitaptı, değişik bir şeyler okumak istiyorsanız tavsiye ediyorum. 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Gerçekten özgün bir konusu var. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Benim elimde süründü yine ama artık alıştık bu sahnelere :D Yoksa gayet akıcı bir kitap. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Hiçbir sorun yoktu.  

Orijinal isim (%10): 4/5
Eh zaten :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
KAPAK ÇOK GÜZEL!

Final puanı: 4.1

24 Kasım 2019 Pazar

Gözlerinin Ardında

Kitap Adı: Gözlerinin Ardında
Özgün Adı: Behind Her Eyes
Kitap Yazarı: Sarah Pinborough
Çeviren: Aslıhan Kuzucan
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 386
Baskı Yılı: 2018


"Üç kişi sır tutabilir... Eğer ikisi ölüyse."

Geçenlerde sizden sonunda şoka uğratan kitap tavsiyeleri istemiştim. Plot twist deniyor buna, aslında her şey çözüldü gibi gözükürken bir anda kurgunun bambaşka bir yere sapması manasında. Biliyorsunuz, böyle kitapların köpeğiyim ve uzun zamandır okumadığımı fark edince sizden öneriler almak istemiştim. Başka kitaplar da önerildi ama birçok insan ısrarla ve finalindeki şoka vurgu yaparak Gözlerinin Ardında'yı önerdi. Ben de hazır kitaplığımda var diyerek hemen okumaya başladım. Niyetim bu kadar hızlı okumak değildi aslında ama sonunu çok merak ettiğim için bir gün içinde kitabı okuyup bitirdim.

Louise bekar bir anne, bir gece sarhoşken barda bir adamla öpüşüyor. Ertesi gün işe gittiğinde görüyor ki adam yeni patronu ve evli, yanında eşi Adele de var. Birkaç gün sonra da yolda Adele ile çarpışıp tanışıyorlar ve arkadaş oluyorlar. Gün geçtikçe Adele ve David'in evliliklerinde gariplikler olduğunu fark ettikçe kendini inanılmaz bir şeylerin içine sürüklenirken buluyor.


Kitabı okurken her şeyi düşündüm, GERÇEKTEN! Komada dedim, rüya görüyor dedim, kişilik bölünmesi bile dedim ama BU SONU TAHMİN ETMENİZE İMKAN YOK. Doğrusu neler olduğu ortaya çıkınca bu kadar şaşırmamıştım, evet çok güzel bir kitap dedim ama şoklara da girmedim. Sonra sayfayı çevirip son bölümü okudum ve AMAN ALLAHIM! Gözlerim yerinden fırlayacaktı, kitap bitti artık diye sayfayı çevirip öyle bir şey okudum ki gerçekten donup kaldım :D

Kitabı okuyanlar bilir, özellikle son sayfada Adam ile ilgili söylediklerinden çok etkilendim. Kitabın adı, hatta kapakta adının yazdığı kısımdaki detaylar... Okuduktan sonra her şey o kadar anlam kazanıyor ki! Bir insan aşkı için ne kadar ileri gidebilir sorusuna akıllara durgunluk verecek bir cevap var bu kurguda. O yüzden şiddetle tavsiye ediyorum!

Bana bu kitabı öneren takipçilerime de gerçekten teşekkür ediyorum. Çünkü bu kitap kitaplığımda çok gerilere itilmişti, siz olmasaydınız çooooook uzun bir süre gözüme çarpması mümkün değildi.

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
İNANILMAZ!

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Kitaba başladığınızda bitirmeden kapağını kapatmanız pek mümkün değil :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Hiçbir sorun yoktu.  

Orijinal isim (%10): 5/5
Süper!

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapak da gayet iyi.

Final puanı: 5

22 Kasım 2019 Cuma

Nexus - Yükle (Nexus, #1)

Kitap Adı: Nexus - Yükle
Özgün Adı: Nexus
Kitap Yazarı: Ramez Naam
Çeviren: Eralp Ersoy
Yayınevi: Panama Yayınları
Sayfa Sayısı: 534
Baskı Yılı: 2018


Nexus'u ben uzuuuun yıllardır okumak istiyordum, henüz Türkçeye çevrilmeden önce kapağına vurulmuştum. O kapağa mutlaka bakın, gerçekten çok güzel. Bir gün alışveriş yaparken çevrildiğini tesadüfen görüp hemen almıştım. Geçenlerde de artık okumalıyım diye elime aldım çünkü beklentim gerçekten yüksekti.

2040 yılında geçiyor kitap. Nexus, bir nano uyuşturucu olarak biliniyor. Kullanıldığında, diğer kullanıcıların zihnine bağlanabiliyorsunuz, akıllarından geçenleri okuyup zihinler arası iletişim kurabiliyorsunuz. Nexus'un daha gelişmiş versiyonunu üretmeye çalışan bir bilim insanı yakalanıyor, sonra işin içine karanlık güçler giriyor falan filan :D


Konu gerçekten çok güzel ama kitap o kadar uzun ki bitirmek için ne kadar büyük bir savaş verdiğimi herkes yeterince gördü sanırım :D Gerçekten kitap Ç O K  U Z U N. Yani gereksiz uzun. Bir ara cidden asla kitabı bitiremeyeceğimi, sonsuza kadar bu kitabın içinde mahsur kalacağımı düşünmeye başlamıştım :D Ayrıca kitapta çok fazla yazım hatası da var. O yüzden maalesef beklentilerimi hiç karşılayamadım bu kitapla. 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Konu güzel ama kurgu konusunda pek emin değilim. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 2/5
Asla sürükleyici değildi, gerçekten büyük zorlukla okudum.  

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 3/5
Kötü bir çeviriydi bence.  

Orijinal isim (%10): 5/5
Eh zaten yani :D

Güzel kapak (%5): 2/5 
Orijinal kapak çok güzel ama bu tırt :D

Final puanı: 2.7

10 Kasım 2019 Pazar

Kusursuz Cinayet

Kitap Adı: Kusursuz Cinayet
Özgün Adı: A Perfect Crime
Kitap Yazarı: A Yi
Çeviren: Giray Fidan
Yayınevi: Çınar Yayınları
Sayfa Sayısı: 192
Baskı Yılı: 2019


Kusursuz Cinayet bir Çin polisiyesi. 2012 yılında Çinli yazarın ilk romanı olarak yayımlanmış ve ülkede çok popüler olunca 2015'te İngilizceye çevrilmiş. Bu yıl da Çınar Yayınları sayesinde Türkçeye çevrildi. Kitap bana geldiğinde epey ilgimi çekmişti, ben de hemencecik okuyuverdim o yüzden.

Sıradan normal bir genç, ortada hiçbir şey yokken okuldan bir arkadaşını eve çağırıyor ve vahşice öldürüyor. Sonra bir süre polislerden kaçıyor, sonra yakalanıp hapse giriyor ve sonrasında da yargılanıyor. Biz de aşama aşama bunları okuyoruz.


İlginç bir kitaptı gerçekten. Bitirdikten sonra üzerine inceleme falan br şeyler okumak istedim ama internette dolanınca pek bir şey bulamadım. "Bir psikopatın zihnine ürpertici bir yaklaşım" demişler kitabın tanıtımında. Gerçekten karanlık ve sert bir kitap. Çok detaylı bir yorum olmadı ama bir göz atmanızı ve okumanızı tavsiye ederim. Farklı bir şeyler okuyacaksınız kesinlikle. Ben de yazardan başka şeyler de okumak istiyorum, Çınar Yayınları'ndan yeni girişimler bekliyoruz bu konuda :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
İyiydi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Sonra ne olacak diye merakla okuyorsunuz. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Olmuş :D

Güzel kapak (%5): 3/5 
Kapak fena değil. 

Final puanı: 4.1

8 Kasım 2019 Cuma

Darağacı Dansı (The Fandom, #1)

Kitap Adı: Darağacı Dansı
Özgün Adı: The Fandom
Kitap Yazarı: Anna Day
Çeviren: Hanife Albayrak
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 400
Baskı Yılı: 2019


Darağacı Dansı Yabancı Yayınları'nın en yeni kitaplarından biri. Kitap fuarı bitmeden yorumunu girmek istedim çünkü bu yıl okuduğum ennnn iyi kitaplardan biri oldu kesinlikle! 

Darağacı Dansı aslında kitabın içinde bahsi geçen bir distopya kitabı. Violet kitabın en büyük hayranlarından biri. Kitabı okumuş, filmini izlemiş. Adeta satır satır bütün hikayeyi biliyor. Kitap genetiği değiştirilmiş insanlığı anlatıyor. Bilinmeyen bir gelecekte insanlar genleriyle oynayarak kusursuzlaşmışlar ve kendilerine Gem diyorlar. Bir de bu kadar şanslı olmayan, Gem'lere hizmet ederek sefalet içinde yaşayan Imp'ler var. 

Violet, kardeşi ve iki arkadaşıyla bu kitaptaki karakterler gibi giyinerek Comic Con'a gidiyor. Violet, kitaptaki en sevdiği Imp olan ve isyan başlatan Rose'un kostümünü giyiyor mesela. Orada oyuncular ile tanışıyorlar, imza alıyorlar falan derken bir şeyler oluyor. Ve bir anda bu dörtlü kendisini Darağacı Dansı dünyasında buluyor. Bir süre ne olduğunu anlayamıyorlar ama sonra gerçeği kabullenmek zorunda kalıyorlar: Kitabın içindeler ve bir anda orada belirdikleri için kitabın kurgusunda çok ciddi bir sapma yaratıyorlar.


Kitap gerçekten Ç O K  İ Y İ Y D İ! Distopya okumayı çoook severim ama uzun zamandır okuduklarımdan keyif alamıyordum. Ama bu kitap o kadar iyi geldi ki anlatamam. Böyle biraz Açlık Oyunları havası da var, hatta sık sık Katniss'in adı da geçiyor, Violet onun da büyük hayranı zaten. Çok iyi bir distopya olmasının yanında, bir kitabın içine girme gibi çok özgün bir tarafı da var kitabın. İçine girdikleri ve sapmaya sebep oldukları kurguyu yerine oturtmaları falan derken soluksuz okutuyor kitap kendini.

Aslında okurken ve bitirdikten sonra paylaşımlar yaparak çok beğendiğimi söyledim ama fuar bitmeden yorumunu da girmek istedim dediğim gibi. Çünkü şiddetle tavsiye ediyorum bu kitabı!

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok iyiydi.  

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Çok merakla okudum gerçekten. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Orijinal isim (%10): 0/5
Bu kitaba tam puan vermek isterdim ama bu isim mevzusu üzdü beni :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapak güzel gerçekten. 

Final puanı: 4.5

19 Ekim 2019 Cumartesi

Karışık

Kitap Adı: Karışık
Özgün Adı: Blended
Kitap Yazarı: Sharon M. Draper
Çeviren: Gizem Şakar
Yayınevi: Genç Timaş
Sayfa Sayısı: 280
Baskı Yılı: 2019


Zamanında İçimdeki Müzik'i okumuş ve tek kelimeyle bayılmıştım. Gerçekten tüm zamanlarda en sevdiğim kitaplar arasında hala. Karışık da aynı yazarın yeni kitabı. Daha çıkmadan çoook merak etmiştim, sipariş verdim temin edilmesini falan bekledim derken sonunda kavuştum kendisine ve hemen de okudum.

Isabella 11 yaşında siyahi bir çocuk. Anne ve babası boşanmış, her ikisinin de hayatında yeni birileri var. Isabella da her birinde bir hafta kalıyor, hayatı annesinin haftası ve babasının haftası olarak bölünmüş. 4 tane ebeveyni var. Siyahi olduğu için yaşadıklarını saymıyorum bile. O yüzden 11 yaşındaki bir çocuk için çok zor bir hayatı var. Hem okulda kötü bir olay yaşanıyor, hem de kişisel olarak Iseballa'nın başına bir şeyler geliyor. O yüzden de hayatı iyice karışıyor ve değişiyor. 


Gerçekten çoooook tatlı bir kitaptı. O kadar güzeldi ki, zaten rengiyle falan da şeker gibi bir kitap. Ama sonu... Aslında kötü bitmiyor ama çok ağlatıyor ya :D Bu kadın niye böyle üzücü şeyler yazıyor, çok kırıyor benim kalbimi :D 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok güzeldi.   

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Çok akıcı gerçekten. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Ehhhh olmuş bence :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapak çok tatlıııııııııı :D

Final puanı: 5

16 Ekim 2019 Çarşamba

Aşkımız Eski Bir Roman

Kitap Adı: Aşkımız Eski Bir Roman
Kitap Yazarı: Ahmet Ümit
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

Sayfa Sayısı: 224
Baskı Yılı: 2019


Aşkımız Eski Bir Roman, Ahmet Ümit'in en yeni kitabı. Dikkat ederseniz kitabı diyorum çünkü bu bir roman değil, üç öykü var kitapta. Almadan önce hiç bilmiyordum bunu, aldıktan sonra tesadüfen bir yerlerden öğrenince bir hayal kırıklığı yaşamadım değil :D

Dediğim gibi, kitapta üç kısa öykü var: Kitaba adını veren Aşkımız Eski Bir Roman, Overlokçu Kız ve Sergey Nikolayeviç Jerkovski'ye Ne Oldu? öyküleri. Yine bir yerlerde kitap hakkında şöyle bir eleştiri okumuştum, Ahmet Ümit bitirmeyi başaramadığı kurguları böyle toplayıp yeni kitap diye satıyor diyorlardı. Üzgünüm ama buna katılıyorum, her öyküde olaylar o kadar hızlı çözülüyor ki bir sayfada oldu bittiye getirilmişti resmen. 


Ayrıca ya ben yıllar önce yeni okumaya başladığım zamanlarda fark edemiyordum ya da Ahmet Ümit'in kalemi bozulmaya başladı ama bu kitapta diyaloglar inanılmaz yapay geldi. Asla karakterlerle oturmuyor, inanılmaz eğreti duruyor konuşmalar. Yani yaşlı başlı, aşiret içinde yaşayan, doğu şivesiyle konuşan bir kadın lakin demez mesela değil mi? Bu şekilde kulağımı tırmalayan çok detay oldu kitap boyunca. Ama yine de Başkomiser Nevzat ve ekibini görmek beni mutlu etti, eski dostlarla karşılaşmışız gibi hissettim. 

Ahmet Ümit'i çok seviyorum gerçekten, bugün bu kadar çok kitap okumamın en önemli sebeplerinden biridir kendisi. Ama yazma yeteneğini mi kaybediyor, yoksa sıkıldı ama bu kadar popüler olduğu için sürekli kötünün iyisi bir şeyler mi üretmek zorunda kalıyor bilemiyorum ama son kitaplarında eskisi kadar keyif alamıyorum ben. Nerede o heyecanla okuyup sonunda deliye döndüğüm İstanbul Hatırası ya da Beyoğlu Rapsodisi, nerede bu kitap yani... 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%40): 3/5
Ehh. 

Sürükleyici ve akıcı olma (%50): 4/5
Yani zaten kısa öyküler, ne kadar akıcı olmayabilir ki :D

Baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Güzel kapak (%5): 3/5
Ehh :D

Final puanı: 3.6

13 Ekim 2019 Pazar

Kılıçlar ve İnciler

Kitap Adı: Kılıçlar ve İnciler
Özgün Adı: Rebel Belle
Kitap Yazarı: Rachel Hawkins
Çeviren: Müge Hestbaek
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Sayfa Sayısı: 283
Baskı Yılı: 2018


Uzun zamandır elimde bekleyen kitaplardan biriydi Kılıçlar ve İnciler. Bu aralar neredeyse hiç kitap okuyamıyorum ve okurken keyif alacağım kitaplar seçmeye çalışıyorum kendime. Öyle bir anda gözüme takıldı bu kitap da ve kolayca okurum diye düşündüm. 

Harper Price, okulun en popüler ve en çalışkan öğrencilerinden biri. Ponpon kız, balo kraliçesi, her türlü sosyal faaliyette ön planda. Balo gecesi okulun tuvaletinde hademe ile öpüşüyor, tarih öğretmeni tarafından pala ile saldırıya uğruyor. Ve böylece özel güçleri olduğu ortaya çıkıyor. Aslında bir paladin olduğunu ve kahini hayatı pahasına koruması gerektiğini öğreniyor. Kahin de okuldaki en nefret ettiği çocuk :D


Olaylar böyle başlıyor işte. Harper bir anda bu doğaüstü garip dünyanın ortasında buluyor kendini. Neler olduğunu anlamaya çalışıyor, gücünü keşfediyor. Garip ve komik de olaylar yaşanıyor aslında kitap boyunca. Hele ki sonu, olabilecek en absürd ilişki üçgeninin ortasına düşüyorlar :D O yüzden devam kitabını da merak etmedim değil :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Gayet güzeldi.   

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Hem ince bir kitap hem de çok akıcı zaten :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Orijinal isim (%10): 0/5
Maalesef :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak ilgi çekici. 

Final puanı: 4.1

30 Eylül 2019 Pazartesi

Ruh Kırıcı

Kitap Adı: Ruh Kırıcı
Özgün Adı: Der Seelenbrecher
Kitap Yazarı: Sebastian Fitzek
Çeviren: Azra Herrscher
Yayınevi: PegasusYayınları
Sayfa Sayısı: 304
Baskı Yılı: 2019


Asla kitap okuyamadığım, reading slump denizlerinde oradan oraya sürüklendiğim bir dönemde beni ancak Fitzek kendime getirir dedim ve benim henüz okumadığım en son kitabı olan Ruh Kırıcı'yı aldım elime. Ama onu bile beş günde bitirdim, düşünün nasıl bir haldeyim :D

Bir profesör öğrencilerle bir deney yapıyor, onlara bir hasta dosyası veriyor ve hiç başından kalkmadan, odadan hiç çıkmadan dosyayı çok dikkatli bir şekilde okumalarını istiyor. Biz de onlarla birlikte dosyayı okuyoruz.


Hasta Caspar, kim olduğunu nereden geldiğini hiç hatırlamıyor. Bir anda kendini bir psikiyatri kliniğinde bulmuş. Bu klinikte diğer hastalarla birlikte Ruh Kırıcı denen katille birlikte kapalı kalıyorlar. Ruh Kırıcı kadınları kaçırıp birkaç gün sonra öylece salıveriyor. Şiddet ya da tecavüz belirtisi yok. Ama kadınlar ruhsal olarak çökmüş, konuşmuyor, hiçbir uyaran tepki vermiyor. Bitkisel hayatta gibiler. Caspar da bir yandan hayatta kalmaya çalışırken bir yandan da kim olduğunu hatırlamaya çalışıyor.

Gerçekten yine çok güzel bir kitaptı. Okurken Fitzek yine insan üstü beyniyle bir kurgu oluşturmuş, biz zavallı faniler de neler döndüğünü anlamaya çalışıyoruz işte diye düşündüm :D Gerçekten kitabın sonunda öğrendiklerinize ilişkin detayları daha iyi anlayabilmek için tekrar okumanız gereken bir kitap bence. Normalde sonunu bilmek keyfini kaçırır kitapların ama o sona ulaşmak için hikayenin içine gizlenmiş şeyleri daha rahat görebilmek için yeniden okumayı düşünüyorum ben kesinlikle. Öneriyorum falan dememe hiç gerek yok bence, zira Fitzek çöpe atacağı alışveriş fişini satışa çıkarsa satış rekorları kıracak adam :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Gayet güzeldi.   

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Fitzek zaten, sürükleyiciliğin babası adam :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Tam çeviri :D

Güzel kapak (%5): 3/5 
Kapak ehhh :D

Final puanı: 4.55

24 Eylül 2019 Salı

İsyan (Want, #1)

Kitap Adı: İsyan
Özgün Adı: Want
Kitap Yazarı: Cindy Pon
Çeviren: Begüm Berkman
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 296
Baskı Yılı: 2019


İsyan Yabancı Yayınları'nın en yeni kitabı. Hatta o kadar yeni ki henüz satışa çıkmadı bile :D 27 Eylül'de çıkacak diye biliyorum, ben de kitap çıkmadan önce okuyup size yorumunu yapayım dedim :D

Çok güzel bir distopik dünya var kitapta. Mei'ler ve You'lar olarak bir sınıf sistemi görüyoruz. Dünya o kadar kötü bir hal almış ki artık hava solunamaz halde. You'lar kendileri için havayı temizleyen özel tasarım kostümler giyip büyük bir refah içinde hayatlarını sürdürüyorlar. Ama Mei'ler kirli havayı solumak zorunda, yiyecek yemekleri yok. Her gün sokak ortasında ölüyorlar ama kimsenin umrunda değil. Burada dünyanın durumunu çok iyi anlatan bir alıntı da paylaşayım: "Mavi gökyüzünü bizzat görmüş kimseyi tanımıyordum."


Annesini küçük yaşta kaybetmiş olan Zhou'nun arkadaşlarıyla bu sisteme başkaldırışını okuyoruz aslında. Çünkü You'lara özel tasarım kostümler üreten Jin Holding, hükümete baskı yaparak hava kirliliğini önleyecek adımlar atılmasını engellediğini biliyorlar. 

Gerçekten uzun zamandır böyle iyi bir distopya okumamıştım, bana o kadar iyi geldi ki anlatamam. Konu çok güzel, dünyanın çok beğendim. Kitap inanılmaz akıcı, zaten uzun bir kitap da değil. Dolayısıyla başına oturup birkaç saatte bitirmeniz çok mümkün. İkinci kitap da varmış, indirdim şimdi hiç çevrilmesini bekleyemeyeceğim valla :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok güzeldi.  

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Çoooook akıcıydı. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Orijinal isim (%10): 0/5
Niye böyle yapmışlar anlamadım :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapak çok güzel!

Final puanı: 4.5

21 Eylül 2019 Cumartesi

Ben, Kirke

Kitap Adı: Ben, Kirke
Özgün Adı: Circe
Kitap Yazarı: Madeline Miller
Çeviren: Seda Çıngay Mellor
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 408
Baskı Yılı: 2019


Ben, Kirke İthaki'nin bu yılki en iddialı kitaplarından biri. Zaten 2018'de Goodreads'de "Yılın En İyi Fantastik Kitabı" olarak seçildiğinden bütün dünyada oldukça popüler bir kitaptı. Ben de elime geçer geçmez okumaya başladım ama bu aralar o kadar yoğunum ve asla kitap okuyamadığım bir dönemdeyim ki kitabı bitirmek 15 günümü aldı.

Aslında bu kadar uzun sürede okumak bir yandan da hoşuma gitti. Kitapta bir tanrıçanın hayatını okuduğunuz için aslında sonsuzluğu okuyorsunuz. Bu sonsuzluğun içinde, böyle masalsı bir anlatım ile bu kadar uzun süre vakit geçirmek çok hoşuma gitti. Kirke'nin sonsuz hayatının içine gerçekten girebilmişim gibi geldi.


Kirke, Yunan mitolojisinde Helios'un kızı olan bir tanrıça. Büyü gücü olduğu için cadılık sebebiyle Aiaie adasında sonsuz bir sürgünle cezalandırılıyor. Biz de bir anlamda Kirke'nin otobiyografisini okuyoruz bu kitapta. Yunan mitolojisiyle ilgili neredeyse hiç bilgim olmadığı için kim kimin nesiydi falan bende hep çorba oldu. Zaten pek kafamın yerinde olduğu bir dönemde de okumamıştım. Ama kitabı bitirirken fark ettim ki sonuna çok güzel açıklamalar koymuşlar, kim kimdir falan diye. Tabii ben kitabı bitirince gördüğüm için pek bir işime yaramadı :D

Benim huysuz ve talihsiz bir zamanıma denk geldi ama güzel bir kitaptı. O büyülü ve masalsı havayı, yazarın dilini gerçekten sevdim. Kitabın sonu da oldukça etkileyiciydi, hiç oraya gideceğini anlamadım ben :D Şu aralar herkes paylaşıyor, severek okuyor zaten. O yüzden benim tavsiyeme pek ihtiyacı olan bir kitap değil :D 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi.  

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Su gibi akıcı olduğunu söyleyemem ama sıkıcı bir kitap da değildi hiç.  

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Orijinal isim (%10): 3/5
Bizde farklı okunuyormuş tanrıçanın ismi, hiç bilmiyordum :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak güzel :D

Final puanı: 3.95

7 Eylül 2019 Cumartesi

Soğuk Yaz

Kitap Adı: Soğuk Yaz
Özgün Adı: Cold Summer
Kitap Yazarı: Gwen Cole
Çeviren: Yaprak Onur
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 336
Baskı Yılı: 2019


Soğuk Yaz Yabancı Yayınları'nın yeni çıkan kitaplarından biri. Konusuna bakmıştım aslında, hatta emin olmamakla birlikte ön okumasını da okudum galiba. Ama nedense okumaya başladığımda bir süre neler olduğunu anlayamadım. Ve bunu yavaş yavaş çözmek hoşuma gitti, okumama keyif kattı :D

Kale Jackson bir lise öğrencisi. Ama minik bir farkı var, zaman yolculuğu yaparak geçmişe gidebiliyor :D Aslında ilk başladığında farklı zamanlara gidiyormuş ama şimdi aynı zamana takılıp kalmış: İkinci dünya savaşı! Üç dört günde bir geçmişe dönerek diğer askerlerle birlikte cephede düşmanla savaşıyor. 


Böyle sık sık ortadan kaybolduğu ve birkaç gün geri gelmediği için bunu kimseye açıklayamıyor tabii. Açıklamaya çalışsa da kimse inanmıyor. Bu yüzden babasıyla ve kardeşiyle arası çok kötü, okulu bırakmak zorunda kalmış ve bir işte de çalışamıyor. 

Kale'in bu yolculukları engelleyememesindeki çaresizliği, savaşta yaşadıkları, hiçkimseye derdini anlatamaması... Kitap boyunca bir melankoli hakimdi ve ben bu havayı çok sevdim. Gerçekten içinize dokunan, biraz yürek burkan ama çok da tatlı bir hikayeydi. Yani okumanızı öneriyorum mutlaka :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok sevdim.  

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Gayet akıcıydı. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Olmuş :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak ilgi çekici :D

Final puanı: 4.5

25 Ağustos 2019 Pazar

Veda Günleri

Kitap Adı: Veda Günleri
Özgün Adı: Goodbye Days
Kitap Yazarı: Jeff Zentner
Çeviren: İren Kori
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 360
Baskı Yılı: 2019


"Neredesiniz çocuklar? Bana cevap yazın."

Her şey bu mesajla başlıyor. Carver, en yakın üç arkadaşıyla buluşmak üzere beklerken onlara bu mesajı atıyor. Ama arkadaşları tam da o anda bir araba kazası yapıyor ve hayatlarını kaybediyor. Carver bu mesajı atarak arkadaşlarını öldürdüğü düşüncesiyle büyük bir suçluluk hissediyor. Üstelik direksiyon başındaki birine bilerek mesaj atarak kasıtlı bir ihmal ile ölüme sebep olma suçlamasıyla da karşı karşıya kalıyor.

Kitap çok güzeldi. Bu yıl okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Gerçekten beni derinden etkiledi, kalbimi çok kırdı ama kitabı inanılmaz çok sevdim. Carver'ın en yakın üç arkadaşının ölümüne sebebiyet vermiş olma ihtimaliyle kendini suçlamasına ve yaşadıklarına o kadar üzüldüm ki kalbimin içine sokasım, sarılasım geldi. Yazar o kadar iyi yazmış ki kitaptaki bütün duygular iliklerinize kadar işliyor. Okurken omuzlarımda bir ağırlık oluştuğunu hissettim resmen. Yazarı ayrıca özel olarak kitaptaki terapi seansları için de tebrik etmek istiyorum. O kadar özenli yazılmıştı ki gerçek bir terapistten, bir uzmandan yardım alınmış bence.


Veda Günleri'ni kesinlikle okumanızı öneriyorum. Bu kadar üzücü bir şey okumak bence zor ama bu kadar etkileyici bir kitap okuma fırsatını da kaçırmamanız gerekiyor. Yazarın kalemine gerçekten bayıldım, duygu geçirmek hiç kolay iş değildir ama beni tek kelimeyle darmaduman etti bu kitapta. Gördüğüm kadarıyla bu Türkçe'ye çevrilmiş ilk kitabı ama diğer kitaplarını kesinlikle takip edeceğim ve muhtemelen yazdığı her şeyi okuyacağım bundan sonra.

Bir fen öğretmeni bir defasında bize, "Hangisi daha ağırdır?" diye sormuştu, "Bir kilo pamuk mu yoksa bir kilo kurşun mu?" Herkes kurşun demişti. Halbuki en yakın arkadaşının tabutunun birkaç yüz kilosunun ağırlığı, birkaç yüz kiloluk kurşun veya pamukla eşit çekmezdi. Bunun ağırlığı çok daha fazlaydı.

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok güzeldi.  

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Çok akıcıydı gerçekten.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Gayet güzeldi, bir sorun görmedim. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Olmuş :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapak da çok tatlı. 

Final puanı: 5

18 Ağustos 2019 Pazar

Ender'in Oyunu (Ender's Saga, #1)

Kitap Adı: Ender'in Oyunu
Özgün Adı: Ender's Game
Kitap Yazarı: Orson Scott Card
Çeviren: Gonca Gülbey
Yayınevi: Altıkırkbeş Yayın
Sayfa Sayısı: 392
Baskı Yılı: 2013


Ender'in Oyunu ile ben filmi sayesinde tanıştım. İzlediğimde gerçekten çok beğenmiştim. Sonra sürekli almak isteyip bir türlü alamayarak kitabını edindim bir şekilde. Sonra yine sürekli okumak istedim ama olmadı, araya hep başka kitaplar girdi. Rahat 3-4 yıldır bu kitabı okumaya çalışıyorum, en sonunda Kindle'da neler var diye bakarken denk geldim ve artık başlıyorum dedim :D

Dünya, böcek dedikleri bir uzaylı ırkıyla savaş halinde. Bu yüzden de özel yetenekli çocukları toplayıp bir savaş okulunda eğitiliyorlar. Ender de bu eğitime seçiliyor. Biz de onun çok küçük yaşlarda almaya başladığı eğitim ile nasıl efsanevi bir komutana dönüşmesini okuyoruz diyebilirim.


Kitap gerçekten çok güzel. Size de kesinlikle tavsiye ediyorum. Zaten benim övgüme de pek ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum, zira Hugo ve Nebula ödüllerine layık görülmüş. Kült bilimkurgu romanlar listelerinde adına sıklıkla rastlayabilirsiniz. Ama kitap ne kadar güzelse çevirisi ve editörlüğü de bir o kadar kötü. Gerçekten hayatımda gördüğüm en kötü edisyonlardan biri. Çok fazla yazım ve imla hatası, anlamsız kelimeler, garip ve gereksiz boşluklar... Daha önce de demiştim, bu kadar kötü bir şey ortaya çıkarabilmesi için editörün ya kör ya da okuma yazma bilmeyen biri olması lazım. Çok ciddiyim, rastgele bir insana verin bu kitabı okuyup düzeltmesi için, daha güzel bir iş çıkar ortaya.

Kitapta beni hayal kırıklığına uğratan tek nokta Ender'in son savaşıydı. Filmdeki o sahneler o kadar güzeldi ki izlerken yerimde duramamıştım, deliye dönmüştüm. Ama kitapta sadece bir buçuk iki sayfada olup bitiyor her şey. Gerçekten geri dönüp tekrar okudum sayfaları, bir şey mi kaçırdım ben diye :D Onun dışında filme göre çok daha derinlikliydi kitap, filmde hiç işlenmeyen çok önemli olaylar vardı. Filmi de diyalogları açısından sevdim, çünkü birebir kitaptan alınmış pek çok konuşma vardı. Ayrıca nedendir bilmiyorum ama Ender'e hayat veren oyuncu Asa'yı aşırı çok seviyorum ben, her filmini keyifle izliyorum. Bu da minik bir dipnot :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Gayet güzeldi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
İyiydi.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 0/5
Çeviri ve edisyon tek kelimeyle REZALET.

Orijinal isim (%10): 5/5
Orijinal isim! :D

Güzel kapak (%5): 3/5 
Kapak fena değil.  

Final puanı: 4.2

5 Ağustos 2019 Pazartesi

Zaman Yolculuğunun Psikolojisi

Kitap Adı: Zaman Yolculuğunun Psikolojisi
Özgün Adı: The Psychology of Time Travel
Kitap Yazarı: Kate Mascarenhas
Çeviren: Teslime Gökgöl
Yayınevi: Salon Yayınları
Sayfa Sayısı: 336
Baskı Yılı: 2019


Yüzyıllaaaaar sonra yeni bir yorum giriyorum :D Zaman Yolculuğunun Psikolojisi, ilk çıktığı andan beri çok fazla ilgili çekiyordu. Zaman yolculuğu ve psikoloji! Bir Kronik Okur daha ne ister ki :D

Kitaı üç farklı zaman diliminde okuyoruz: 1967, 2017 ve 2018. Dört bilim kadını 1967'de zaman makinesini geliştiriyorlar. Ama bu dört kadından biri, bu devasa keşiflerini sundukları basın toplantısı sırasında bir tür psikolojik çöküntü yaşıyor. Bu da tabii zaman yolculuğunun insan psikolojisi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği sorununu ortaya çıkarıyor. Bu kadın gruptan hızlıca uzaklaştırılıyor ve bir şekilde olay unutturuluyor.

2017'de bu uzaklaştırılan bilim insanı Bee'nin torunu Ruby bu olayları öğreniyor. Bir gün gelecekten bir mesaj alıyorlar ve Ruby de bu işlerin içine dahil oluyor bir şekilde. 2018'de de bir cinayet işleniyor ve Odette cesedi buluyor ama kapı içeriden kilitli olduğu için bu kişiyi öldürenin nasıl kaçmış olabileceğini anlayamıyor. 


Bu hayatta okumayı en sevdiğim konuların başında zaman yolculuğu geliyor gerçekten. O yüzden bu kitabı büyük keyifle okudum. Aslında başımdaki dertlerden dolayı kitabı bitirmem çok uzun sürdü, uzadıkça da kitaptan biraz uzaklaştığımı ve verdiği keyfin azaldığını hissettim ama bu tamamen benle ilgili. Mis gibi kitap elimde ziyan oldu yani, durum tam olarak bu :D Yoksa kitabı gerçekten sevdim, size de mutlaka tavsiye ediyorum. 

Bu arada, ben kitabın bir serinin parçası olduğunu düşünmüştüm, bence sonu da öyle bitti ama şimdi kontrol ettiğimde tek kitap olarak görüyorum. Devamı gelir mi acaba? 


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Gayet güzeldi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Bence iyiydi. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Çeviride bir sorun görmedim. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Orijinal isim! :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapağı gerçekten güzel. 

Final puanı: 4.2