Andy Weir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Andy Weir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2018 Çarşamba

Artemis

Kitap Adı: Artemis
Özgün Adı: Artemis
Kitap Yazarı: Andy Weir
Çeviren: Emre Aygün

Yayınevi: İthaki
Sayfa Sayısı: 341
Baskı Yılı: 2018

Sonunda tekrar Andy Weir okuyabiliyoruz! Marslı ile birlikte bu yazara hayran olmayan kaldı mı? :D Bu sefer de Ay'da geçen bir macera okuyoruz. Üstelik karakter Suudi Arabistanlı bir kadın! Yazar neden böyle bir şey yapmış bilmiyorum ama Jasmine Bashara da en az Mark Watney kadar kafa biri :D Yine yazarın o esprileri, argo dili falan bu kitapta da mevcut ve okurken gerçekten çok eğlendim :D

Ayrıca karakter ve babası müslüman olduğu için kitap boyunca müslümanlıkla ilgili ilginç detaylar görüyorsunuz. Bu beni şaşırttı, yazar epey araştırma yapmış diye düşündüm. Zaten kitabın sonunda da bir arkadaşına bunun için teşekkü ediyor :D

Jasmine, ya da Jazz, 6 yaşında babasıyla birlikte Ay'daki Artemis kentine gelmiş. Taşımacılık yapıyor, kurye gibi bir şey. Kazandığı üç kuruş parayla tabut kadar bir odada yaşıyor ve en büyük hayali zengin olmak. Bir gün kendisine büyük bir iş karşılığında inanılmaz bir para teklif ediliyor. İş biraz yasadışı tabii ve çok da tehlikeli. Biz de Jazz'in başından geçenleri okuyoruz büyük bir heyecanla.



Ben Weir'ın kitaplarında Emre Aygün'ün çevirisini epey seviyorum. Argoları falan güzel çeviriyor bence, yazarın o dilini korumayı başarıyor. Ama bu kitapta birkaç şey dikkatimi çekti. Bayağı kelimesinin ısrarla yanlış yazılması ve sondaki teşekkür yazısında "agent" kelimesinin temsilci falan yerine ajan diye çevrilmesi şaşırtıcıydı benim için :D

Ben Andy Weir okumayı gerçekten çok seviyorum. O yüzden okumadıysanız Marslı'yı da Artemis'i de şiddetle öneririm. 


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Gayet güzeldi :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Çok eğlendim okurken :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 4/5
Çeviriyle ilgili yukarıda bahsettim. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Artemis zaten :D

Güzel kapak (%5): 4/5
Güzel, fena değil :D

Final puanı: 4,9

22 Aralık 2014 Pazartesi

Marslı

O, Dünyanın en ünlü adamı. Sorun şu ki, Dünya'da değil.

Kitap Adı: Marslı
Özgün Adı: The Martian
Kitap Yazarı: Andy Weir
Çeviren: Emre Aygün
Yayınevi: İthaki
Sayfa Sayısı: 415
Baskı Yılı: 2014

Altı gün önce, Mark Watney Mars'a ayak basan ilk insanlardan biriydi. Şimdi ise, orada ölmesi neredeyse kesin.

Kitaba BA-YIL-DIM! Kesinlikle hayatımda okuduğum en güzel en keyifli kitaplardan biri! Goodreads okuyucuları tarafından 2014'ün en iyi bilimkurgusu seçildi, hatırı sayılır yazarlardan sağlam övgüler aldı. Ki bunlardan biri Ernest Cline. Benim bayıldığım öve öve bitiremediğim Başlat'ın yazarı. Demiş ki "Marslı aklımı başımdan aldı!" Yerden göğe kadar haklı, kitap aldığı tüm övgüleri fazlasıyla hakediyor. Ve kitabın 2015'te filmi geliyor. Interstellar'dan bilinen Matt Damon sevgili Mark Watney'imizi oynayacakmış. Yeeeeey! :D


Kitabın konusuna bakalım biraz. Mark Watney NASA tarafından Mars'a gönderilen bir grup astronottan biri. Ancak büyük bir fırtına dolayısıyla görevleri iptal ediliyor. Tam kalkış sırasında kopan bir uydu Mark'a çarparak onu uzak bir noktaya fırlatıyor. Mark'ın öldüğünü sanan arkadaşları diğer mürettebatı da tehlikeye atmamak için onu Mars'ta bırakarak uzay aracıyla ayrılıyorlar.

Düşünsenize, Mars'ta mahsur kalıyorsunuz. Mars'ta ! Uzayda ! Ne yerim, oksijeni nereden bulurum falan hepsini bir kenara bırakın. Daha ilk gün korkudan ölürüm be ben :D

Kitaptan 3 milyon tane falan alıntı yapasım var. O kadar keyifli bir kitap ki anlatamam :D Bu arada, bir şekilde bu yazıya denk gelir okursa kitabın çevirmeni Emre Aygün'e de sonsuz teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Tamam yazar müthiş yazmış ama bize bu şaheseri ileten çevirmen sonuçta. Ayrıca argo çevirmek de zordur, tahmin edebiliyorum. Acayip güzel çevirmiş, bazı yerleri okurken kahkaha attım resmen :D

Gelelim Mark Watney'e, efsane astronotumuza. Adam harika ya! NASA'ya laf sokan, en kötü durumda bile espri yapabilen müthiş biri. Ya bu adam Mars'ta kendine küvet yapıp duş aldı. Nasıl sevmeyeyim ki ben bu adamı :D

En sevdiklerimden biri de NASA tarafından yapılan "Yazdıklarına dikkat et, şu an tüm dünyada canlı yayınlanıyor." uyarısından sonra attığı şu mesaj:

"Bakın! Memelere bakın -> (.Y.)"

Birkaç tane daha en beğendiklerimden alıntılar yapacağım:

Bir yerde bir kere mahsul yetiştirdin mi, orayı “resmi” olarak kolonize etmiş olduğunu söylüyorlar. Yani teknik olarak, ben Mars’ı kolonize ettim. Kapak olsun, Neil Armstrong!

Bir üçgen oluşturan bir dizi kraterin ortasındayım. Buraya Watney Üçgeni diyorum çünkü yaşadığım onca şeyden sonra, Mars'ta bazı şeylere benim adımın verilmesi gerekiyor.

Destekleri onlara kayalarla vurarak test ettim. Bu tarz sofistike yöntemler biz gezegenler arası yolculuk eden bilim insanlarının meşhur olduğu şeylerdendir.

Laptop anında öldü. Ben daha hava kilidinden adımımı atmadan ekranı karardı. Görünüşe göre LCD'deki "L" "Liquid'in" (Sıvı) kısaltmasıymış. Sanırım ya dondu ya da buharlaştı. Belki bir tüketici yorumu yazarım. "Ürünü Mars yüzeyine çıkardım. Çalışmamaya başladı. 0/10."

Tuhaf bir his gerçekten. Nereye gitsem, ilkim. Araçtan dışarı mı çıktım? Oraya gelen ilk kişi benim! Bir tepeye mi tırmandım? O tepeye tırmanan ilk kişi benim! Bir taşı mı tekmeledim? O taş bir milyon yıldır yerinden kımıldamamıştı!

Bugünün çoğunu dışarıda, iletişim tertibatının kalıntıları arasında geçirdim. Gerçekten üzücü bir manzaraydı. Dünya'ya doğru bağırsam daha büyük başarı elde ederim.

Elimde bol bol bulunan şeylerden biri de torbalar. Mutfakta kullanılan çöp torbalarından pek de farklı değiller ama söz konusu NASA olunca eminim 50 bin dolar falan tutmuşlardır.

Elektronik teçhizatımla bataryayı kontrol ettim ve tahmin ettiğim gibi ölmüş, bitmiş, yalan olmuş. Halı üzerinde yuvarlansam, ben daha çok elektrik tutarım.

Marslı için bir tanıtım videosu ve bir de Andy Weir'in yazdığı çok çok beğendiğim bir kısa hikaye var. The Egg adlı bu hikayeyi de şiddetle tavsiye ederim.

Son olarak, Mark Watney'in askerleriyiz!

Kitaba puanım: A+