7 Şubat 2015 Cumartesi

Evrenin Ötesi (Across the Universe, #1)

Evrenin Ötesi, Titanik'in Cesur Yeni Dünya ile buluştuğu bir roman.

Kitabın Adı: Evrenin Ötesi
Özgün Adı: Across the Universe
Kitap Yazarı: Beth Revis
Çeviren: Ayça Sağlam
Yayınevi: Olimpos
Sayfa Sayısı: 408
Baskı Yılı: 2011

Kitap çok güzeeel ! Gerçekten çok beğendim. Hele ki sonunu ohalar içerisinde okudum :D Zaten hemen ikinci kitaba başladım. Sağ sütunun altında bir yerlerde de görebileceğiniz gibi şu an ikinci kitap olan Bir Milyon Güneş'i okumaya devam ediyorum. Hadi biraz konudan bahsedelim.

Olay bir uzay gemisinde geçiyor. Bu gemi Godspeed. Şu an yaşadığımız Dünya'ya oldukça uzak olan yeni bir gezegende yaşam bulmak üzere yola çıkıyor bu gemi. Ve gezegene inildiğinde her türlü durumla başa çıkabilmek için 1000 kişilik bir bilim ekibini taşıyor. Ama donmuş olarak. Anne ve babası ile birlikte Amy de bu donmuş insanlar içerisinde. Bu ekip gemiye binmeden önce özel bir sıvı ve kablolar, tüpler falan yardımıyla 300 yıl sonra yeni gezegende uyanmak üzere donduruluyorlar.


Ama gemide bir şey oluyor ve Amy uyanıyor, daha doğrusu çözülüyor :D Amy uyandığında yeni gezegene geldiklerini falan düşünüyor ama ohooo :D Gezegene varmak için daha 50 yıl olduğunu öğreniyor ve Amy şok :D Öyle işte. Daha sonra Gemi'nin yöneticisi Bilge ve onun veliahtı Çırak ile tanışıyor. Tabi gemi yüzyıllardır yolda olduğu için gemide yaşayan yüzlerce insan da var. Kitabı okudukça öğreniyorsunuz ki gemide bir sürü oyun dönüyor. Ve sonunda bombalar ardı ardına patlıyor. Gerçekten çok sağlam bir hikaye.

Kitap çok güzel ama şuna takıldım. Uzay gemisinin içinde tarım ve hayvancılık da yapılabiliyor. Şunu merak ediyorum: Gemideki onca insan, yetiştirilen o bitkiler ve bir o kadar hayvan, gerçekten hiç güneş ışığı almadan sadece o spot ışıklarla yaşayabilir mi? Bu gözden kaçmış bir mantık hatası mı yoksa evrim süreci gerçekten bu kadar güçlü mü? Bu yazımı okuyan bir biyolog, bir genetikçi ya da bir evrim teorisyeni belki bizi aydınlatabilir :D

Bitirmeden önce şunu söylemek istiyorum. Gemide tarım yapıyorlar, yüzlerce insan var, bir sürü hayvan var falan dedim. Geminin büyüklüğünü hayal etmek benim için de zor olmuştu. Ama kitabın sitesinde gemiyle ilgili görseller var. Şuradan inceleyebilirsiniz. Ayrıca katların üzerine tıkladığınızda daha detaylı olarak da gösteriyor.

Neyse, kitabı gerçekten çok beğendim ya. Hiçbir saniyesinde sıkılmadan, sürekli yok artık diyerek okudum kitabı. O zaman puanlamaya geçelim :D

Özgün konu ve kurgu (%35): 5/5
Uzayla ilgili kurguları hep çok sevmişimdir. Olayın gelişmesi ve sürprizler de harikaydı.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5 
İnanılmazdı!

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 3/5
Bu genel bir sorun mu bilemiyorum ama benim elimdeki kitapta silik kelimeler vardı. Bir de ayrı yazılmayan bir bağlaç "-de" yakaladım! :D

Orijinal isim (%10): 5/5 
Yaşasın orijinal ismi kullanan yayınevleri!

Güzel kapak (%5): 1/5 
Kapağı sevmedim ya. Kapağa ve üzerindeki nota bakınca iğrenç bir ergen aşk kitabı sanabilirsiniz :D

Final puanı: 4,7




10 yorum:

  1. Bitki için gereken fotosentez olayı yapay ışıklandırmada da gerçekleşebilir. Uygun dalga boyu sağlanmalı. Güneş en parlak ve en ucuz yöntem olduğundan fotosentez için olmazsa olmaz gibi bir algı oluşuyor.
    Kaldı ki bilim-kurgu yazarları bilimle içiçedir diye düşünüyorum.
    Bayadır bilim-kurgu okumamışım fırsat bulursam okurum beğenirsem diğer tavsiyelere de bakarım beğenmezsen daha sayfaya uğramam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesimlikle beğeneceğini düşünüyorum :)

      Sil
  2. Bundan öncekinde de şimdiki uzay istasyonunda da bitki ve sebze yetiştirme deneyleri yapılıyor. Tabi daha kapalı ortamdaki tüm oksijen karbondioksit çevrimi sağlayacak kadar değil. Bilim insanları ağırlıksız ortamda bitkilerin nasıl gelişeceklerini ve ürün verecekleri üzerinde çalışmalarını devam ettiriyorlardı. Hatta topraksız tarım diye bir olay var onun ilk gelişimi uzay için geliştirildi diye hatırlıyorum. Şuan dünyanın bazı seralarında kullanılıyor.
    Bu romanda paranoyada üst seviyelerde dolanıyordu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eveet yer çekimsiz ortam olayı benim hiç dikkatimi çekmedi, sonuçta bir uzay mekiğindeler bu yüzden o da bir sorun olmalıydı değil mi? Tamam bitkilerin yetişmesi konusunda ikna oldum sanırım ama insan ve hayvanlar için güneşsizlik hala düşündürüyor beni :)

      Sil
    2. Kitapta mekik içinde yapay yer çekimi var mı yok mu ona bakmak lazım. Eğer var ise bitkiler dünyada nasıl yetişiyorsa öyle yetişecektir. Ama yer çekimsiz ortamda kökleri topraksız dediğim sistem üzerine tutunarak büyüyorlar.

      Güneş ışığı benzeri ışıklar var onlar ile bitki yetiştirilebiliyor. İnsanlar ve hayvanlarda bu ortam içinde yaşamaya alışabilirler. Anlattığına göre uzun süreli bir yolculuk olduğu için insanlar bu ortama artık ayak uydurabilmişlerdir. Tabi hiç bir şey güneş gibi olmaz. Ama uzayda güneşden bol ne var ki :)

      Sil
    3. Evet, gemide bir yapay yerçekimi vardı ve ne kadar güzel yakalamışsınız, ikinci kitabın adı Bir Milyon Güneş :)

      Sil
  3. Ben de bu kitabı uzun süre önce okumuştum ve çok beğenmiştim.Serinin devam kitapları elimde olmasına rağmen niye hala okumadığım hakkında ise hiçbir fikrim yok :D Bu arada mimlendin :D http://nazlikitaplik.blogspot.com.tr/2015/02/mim-kitap-tag.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, ben de yaptım mimi :) Bu arada kitapları kesinlikle okumalısın :)

      Sil
  4. merhabalar :)(:
    bende etkinlik sayesinde keşfettim, bana da beklerim:)(:

    http://aycinmutlu.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil