29 Ocak 2015 Perşembe

Smiley

Merhaba,

Az önce Kovan'ın yorumunu girdim baktım bir de mim varmış. Sevgili Kitap Karavanı beni mimlemiş, kendisine çok teşekkür ederek hemen başlıyorum.


Seçtiğim 5 smiley'i hangi durumlarda kullandığımı söylemem gerekiyormuş.

4. Cinayet romanı okurken katili tahmin edince :D
7. Uyuz olduğum karakterli bölüme gelince :D
10. Çok büyük hevesle aldığım kitap tırt çıkınca.
11. Arkadaşım "Ben daha kitabı bitirmedim, sakın sonunu söyleme" deyince :D
15. Kitap hiç beklemediğim bir şekilde bomba gibi bitince.

Ben de Artemis'in GüncesiSaklama Kabı ve Obur Kitaplık'ı davet ediyorum. İyi eğlenceler! 



Kovan

Kitabın Adı: Kovan
Özgün Adı: The Bees
Kitap Yazarı: Laline Paull
Çeviren: Zeynep Yeşiltuna
Yayınevi: Martı
Sayfa Sayısı: 462
Baskı Yılı: 2014

Kitap tahmin edebileceğiniz üzere bir kovanda geçiyor. Ve kahramanlarımız arılar. Baş kahraman da Flora 717. Kendisi bir işçi arı. Ancak diğer arılardan farklı. Çünkü kovandaki diğer arıların ortak bir prensibi var "Kabul Et, İtaat Et ve Hizmet Et." Kovanın hiyerarşisinde asla geçişler yoktur. Kraliçe tektir, kutsaldır, sadece o doğurgandır. Ama tabii ki Flora bu kadar itaatkar değil. Dolayısıyla Kovan'ın kaderini değiştirecek girişimlerde bulunuyor.

Kovan daha önce hiç okumadığım tarzda bir kitaptı. Ama yine de hayal kırıklığı oldu bende. Beklentimi hiç karşılayamadı. Kapak tasarımı harika, dolayısıyla görür görmez alıyorum dedim. Ama ben çok daha farklı bir hikaye bekliyordum. Yani sonuçta arı bunlar, kovandaki o gerçek hiyerarşiyi görmek isterdim. Arılar gerçekten nasıl yaşar, onu okumayı beklerdim.


Ama kitapta arılar çok fazlaca 'insanlaştırılmış'. Kantinden yemek yiyorlar, yataklarda uyuyorlar. Hatta yazar kendisini o kadar kaptırmış ki Flora'nın içinde bulunduğu ortamı tanımlayan şöyle bir ifade var: "... kanat çırpışlarıyla birlikte salınan çiçekçikler insanın kulağını okşayan bir merakla mırıldanıyordu." İnsanın kulağı? Arı bunlar yahu arı! İşte kitapta bu sıkıntı var. Çoğu zaman olayın bir kovanda geçtiğini ve kahramanların aslında birer arı olduğunu bile unutuyorsunuz. Arılar aslında arı değil ancak arı kostümü giymiş insanlar olabilir :D

Ben bu duruma takılmam diyorsanız, kitap kendini okutuyor diyebilirim. Yani öyle çok heyecanlı çok sürükleyici değildi ama ortalama bir tempoda ilerledi. Sıkılıp da kitabı bırakacağınız bir durum yoktu bence. Ama yine de kovanda işler nasıl yürür, kraliçe arı nasıl doğar, kim kraliçe arı olur gibi gerçek bilgilerle işlenmiş bir kurgu okumayı tercih ederdim.

Özgün konu ve kurgu (%35): 2/5
Fikir çok güzel, ama arılara uygulanan bu insanlaştırma hoşuma gitmedi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 3/5 
Ne müthiş akıcıydı ne de çok çok sıkıcı.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Çeviride ve kalitede bir problem görmedim.

Orijinal isim (%10): 1/5 
Arı-Kovan ilişkisinin hatrına.

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapak kesinlikle çok güzel. Kitabı almamdaki en büyük etken kapağı oldu.

Final puanı: 2,56

23 Ocak 2015 Cuma

Golem ve Cin

Cin şansını bir daha denedi: "İnsan değilsin. Topraktan yapılmışsın." Kadının dudakları nihayet kıpırdadı. "Sen de ateşten yapılmışsın."

Kitabın Adı: Golme ve Cin
Özgün Adı: The Golem ve The Jinni
Kitap Yazarı: Helene Wecker
Çeviren: Can Yapalak
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa Sayısı: 638
Baskı Yılı: 2014

Korkunç güçlere sahip bir büyücü tarafından, yalnızlık çeken bir adam için kilden yapılmış bir golem... Ve bin yıllık esaretinden uyanan bir cin... Bu iki olağanüstü varlığın yolları 1899 yılında New York'da kesişir.

Uzun süredir gerilim/korku falan benim klasik tarzımda okuduğum için biraz tür değiştirmek istedim ve Golem ve Cin'i okudum. Kitap gerçekten güzel. Çok güzel bir masal. Bir kere Golem'i çok sevdim. Golemler aslında bir sahibe bağlanan, emirlerini asla sorgulamayan, düşünemeyen hatta çoğunlukla konuşamayan kilden yapılma robotlar bir nevi. Ama bu Golem öyle değil.


Ayrıca Fetva'yı çok sevdim. Niye bilmiyorum ama sevdim :D Kitap boyunca farklı zamanlarda ve farklı yerlerde yaşamış bir sürü karakterle tanışıyorsunuz. Fetva da onlardan biri. Çölde yaşayan bir bedevi kızı. Niye bu kadar çok insan var derken kitabın sonlarına doğru bir bakıyorsunuz ki hepsinin hikayesi bir şekilde birleşiyor.

Sonuç olarak kitap tam okumalık :D Gerçekten okumanızı öneririm. Kitabın arka kapağında da yazıldığı gibi içinde kaybolacağınız büyülü bir masal...

Özgün konu ve kurgu (%35): 5/5
Daha önce hiç böyle bir şey okumadığınıza emin olabilirsiniz.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5 
Akıcılıkta da hiçbir problem yok

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Doğan Kitap genelde o normalden daha dar sıkıcı baskılar yapardı ama Golem ve Cin'de yapmamış, iyi olmuş :D

Orijinal isim (%10): 5/5 
Aynen çeviri!

Güzel kapak (%5): 4/5 
Orijinal kapaktan daha iyi ama süper değil.

Final puanı: 4,95

21 Ocak 2015 Çarşamba

Akıl Labirenti

Kim olduğunuzu unutsaydınız 
                                              kim olurdunuz?
Kitabın Adı: Akıl Labirenti
Özgün Adı: Two Deaths of Daniel Hayes
Kitap Yazarı: Marcus Sakey
Çeviren: Dilan Toplu
Yayınevi: Koridor
Sayfa Sayısı: 439
Baskı Yılı: 2011

Bu kitabı 2013 Tüyap'tan almıştım ve evet yeni okuyorum :D Çünkü üzerine 746252728 tane daha kitap aldım ve eskiler sürekli kaynıyor :D Akıl Labirenti güzel bir kitaptı. Bir adam bir sahilde uyanır. Çıplak, üşümüş ve boğulmak üzeredir. Yanında bir BMW, arabanın içinde tam üzerine oturan kıyafetler, bir çift ayakkabı, Rolex saat ve Daniel Hayes adına kayıtlı bir araba bulur. Ancak bir sorun vardır. Kim olduğunu, oraya ne yaptığını hatırlamaz.

İşte sonra Daniel Hayes'in kendisi olduğu tahmin eder ama kim olduğu hakkında hiçbir fikri yoktur. Ben de uzun süre karakterle birlikte "Ya bu Daniel Hayes kim, kim bu adam" diye sorup durdum. Ama yazar neden bu ismi seçmiş anlamış değilim. Daniel Hayes'in iki ölümü demiş ama bence kitapta iki kez ölen başka bir karakter var :D



Yazısını yine geç yazıyorum ve sanki kitap hakkında söyleyecek bir şeyim yokmuş gibi. Eleştirecek bir tarafını da bulamıyorum şu an bakınca. Kitap güzel, sürükleyici, bir kaç noktada 'oha' bile dedirtti :D Hah, şunu söylecektim: Kitapta daha önce hiç karşılaşmadığım bir özellik var. Bazı kısımları dizi senaryosu şeklinde.  Bildiğin senaryo okuyor gibi oluyorsunuz. Hemen bir örnek:

İÇ MEKAN - DANİEL VE LANEY'NİN MUTFAĞI / AKŞAM

DANİEL (SAHNE DIŞINDAN) 
Pekala. Tamam tamam. (Kendini toplar ve teatral bir tonda devam eder.)

Çok orijinal değil mi? İşte kitap böyle, bence artık puanlamaya geçelim.

Özgün konu ve kurgu (%35): 4/5 
Kitap değişikti, özellikle senaryo kısımları sebebiyle daha önce okuduğum hiçbir kitaba benzemiyordu.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5 
Sıkılmadan okudum, oldukça akıcı bir kitaptı.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Koridor'u hep sevmişimdir zaten. Hiç sorunlu kitaplarını okumadım.

Orijinal isim (%10): 0/5 
Two Deaths of Daniel Hayes'e karşılık Akıl Labitenti. Kocaman bir sıfır hem de.

Güzel kapak (%5): 2/5 
Kitabın ortasında anlamsız bir çizgi var. Merak uyandırıcı bir kapak değil. Büyük ihtimalle ismi ilgi çekici geldiği için aldım.

Final puanı: 3,55


Yeni Mim

Bir etkinlikte daha mimlenmişim. Ama bu etkinliğin bir ismi yok sanırım :D Sevgili Kitapphane'ye teşekkür ediyoruum. Hadi hemen başlayalım! 

1) Blog açma hikayeniz nedir?
Öyle değişik bir hikayesi yok. Sürekli kitap okuduğum için bir süredir aklımdaydı "o kadar okuyorum bari yazayım da" diye ve öyle açtım :D

2) Blog isminiz nerden geliyor? 
Kitap okumadan bir hayat düşünemediğim için okuma eylemi benim için kronikleşti :D İsmimi de öyle seçtim

3) Hangi mevsimi seversiniz?
Garip gelebilir ama kış :D



4) Bu mevsim size neler çağrıştırıyor?
Bütüün gün yorganın altında sıcak sıcak yatmak, kitap okumak. Gerçi ben bunları dört mevsim yapıyorum ama kışın daha güzel :D

5) Kırmızı Ruj mu Eyeliner mı?
Bu soru beni ilgilendirmiyor :D

6) Blog yazmak sana ne kazandırdı?
Bir sürü güzel kitap blogu keşfettim.

7) Kitap okumak mı bir şeyler yazmak mı?
Okumak tabii ki.

8) Şiir mi, roman mı, hikaye mi?
Roman

9) En çok etkilendiğin film?
Ender'in Oyunu demek istiyorum. Gerçekten çok iyiydi.

10) Hangi tür kitap/film?
Korku, gerilim, fantastik kurgu, bilimkurgu.

11) Öğrenci olmak mı iş hayatı mı? 
Henüz çalışmaya başlamadım ama okul bitse de işe başlasam diye düşündüğüm oluyor :D

12) Kitap okumak mı film izlemek mi?
Kesinlikle okumak.

13)Klasik giyinmek mi spor giyinmek mi?
Spor

14) Asla almaktan vazgeçemeyeceğin şey ne?
Uyumak sanırım :D

15) En sevdiğin yemek?
Patates kızartması :D

16) En sevdiğin dizi?
The Big Bang Theory şu an 


17)Özel bir yeteneğin olsa bunun ne olmasını isterdin?
Görünmez olmak :D

18) Alınacaklar listen var mı? İlk 5'i ne?
Alınacak kitaplar listem yok da alınacak kitaplar defterim var :D Baya almak istediklerim not defterine yazıyorum. Dolayısıyla sayfalarca var ve ilk beşi yok :D

19)İlk aldığın makyaj malzemesi?
Gerçekten mi? :D

Etkinlik yapılalı epey olmuş sanırım, o yüzden kimseyi etiketlemiyorum. Bu yazıyı okuyan herkes davetlidir!