19 Kasım 2015 Perşembe

Dokuz Gün

Kitap Adı: Dokuz Gün
Özgün Adı: Burnt Paper Sky
Kitap Yazarı: Gilly Macmillan
Çeviren: Murat Karlıdağ
Yayınevi: Yabancı
Sayfa Sayısı: 493
Baskı Yılı: 2015


Kitabı okurken yazının başına "Oh My God (bunu Friends'deki Janice'in sesiyle okuyun)" yazarım diye düşünmüştüm. Çünkü yazar kitabın başından itibaren sonda büyük bombalar patlayacak, çok şeyler olacak algısı veriyor. Ama ne yazık ki beklediğimi bulamadım :D

Kitabı iki kişiden okuyoruz. 8 yaşındaki oğlu kaybolan Rachel ve bu soruşturmayı yütüten polis Jim. Rachek ve oğlu Ben bir gün ormanda dolaşırken, Ben önden koşup salıncağa gitmek istiyor. Annesi de izin veriyor ve bir daha da çocuğu göremiyor.

Öncelikle kitabı okurken kaybolan bir çocuğun ülke çapında bu kadar ses getirmesine şaşırdım. Bütün polis teşkilatı ayağa kalkıyor, herkes bu çocuğu konuşuyor, bloglar falan açılıyor. Malum, Türkiye'de yaşıyoruz, her gün kaç çocuk kayboluyor? Ben en son böyle haber olan Pamir'i hatırlıyorum, ama o zamandan beri kaç çocuğun daha kaybolduğu belli mi? İnsan bu ülkede yaşayınca her yer böyle sanıyor :D



Öyle işte, kitapta aslında Ben'in aranma sürecini okuyoruz. Ara sıra kaçıncı günde olduğumuz hatırlatılıyor, kitabın adını zaten bu yüzden 9 gün yapmış yayınevi :D Yazar kitap için epey araştırma yapmış gibi, çünkü aralarda makalelerden, kitapçıklardan falan çocuk kaçırmayla ilgili alıntılar da var. Bunu sevdim.

Kitabın sonunda Ben'i kaçıran kişi hiç olamayacak biri çıkıyor evet ama bilmiyorum ben heyecanlanmadım. Kim olduğunu öğrenince "haa o muymuş ya?" falan deyip geçtim :D Başta yaratılan algı sebebiyle ben çok çok daha sansasyonel bir şeyler bekliyordum sanırım :D

Ama kitap akıcı gerçekten ve deli gibi merak ettiğim için dün yaklaşık 300 sayfa okuyarak kitabı bitirdim. Kitap güzeldi yani, öneririm.


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Çok merak ettiğim için oldukça sürükleyiciydi.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 4/5
Bir sürü yazım hatası takıldı gözüme. 

Orijinal isim (%10): 0/5
Lütfen Yabancı da "orijinal ismi kullanmama" akımına kapılmasın. 

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapak çok güzel, ceket falan çok iyi. 

Final puanı: 4,1

15 Kasım 2015 Pazar

Ölmek İçin On Üç Sebep

Geleceği stop tuşu ile durduramazsınız. Geçmişi geri saramazsınız. Sırrı öğrenmenin tek yolu... play'e basmak.

Kitap Adı: Ölmek İçin On Üç Sebep
Özgün Adı: Thirteen Reasons Why
Kitap Yazarı: Jay Asher
Çeviren: Müge Atalay
Yayınevi: Artemis
Sayfa Sayısı: 302
Baskı Yılı: 2014


Biraz depresyondayım. Bir insanın ölümünü okumak kolay olmuyor. Kitap gerçekten etkileyiciydi, üzüldüm okurken. 

Olay şu: Hannah Baker ölmeden önce onu bu karara getiren şeyleri anlatmak için 7 kaset dolduruyor. Arkalı önlü yüzleriyle 13 kayıt. Ve 13 isim. Ona zarar vermiş, intihara sürüklenmesine bir şekilde katkıda bulunmuş 13 isim. Doğrusu isimlerden biri tam olarak bu sebeple listede değil. Ama bu hikayeyi o da dinlemeli.

Eğer bu 13 kişi, kasetleri posta yoluyla kendi aralarında dolaştırıp dinlemezlerse kasetin kopyalarının herkese dağıtılacağını da söylüyor Hannah. Yani ya dinleyip birini öldürmenin sorumluluğunu alacaksın ve diğerlerinin de almasını sağlayacaksın ya da yaptıklarını herkes öğrenecek.

İntihar konusu benim hep ilgimi çekmiştir. Hatta intihar riski olan/intiharı denemiş kişilerle çalışmak istediğimi falan düşünürdüm. Hayır, bunu yapamam sanırım. Artık ölmek isteyecek kadar kötü şeyler yaşamış insanları dinlemek çok zor olmalı. Ki bu kurgusal bir karakterdi. Bir de gerçeklerini düşünün.

Hannah kitap boyunca bazen gerçekten çok üzücü şeyler söylüyor. İnsanın içi parçalanıyor. Ve okurken şunu düşündüm: Acaba ben de dolaylı olarak bile olsa birinin kendisini öldürmesine sebep oldum mu? Çünkü bu kitapta Hannah'ya direkt olarak zarar vermiş kişiler olduğu gibi yaptığının hiç farkında olmayan insanlar da var.



Biz Hannah'nın kasetlerini Clay ile birlikte dinliyoruz. Çünkü sıra onda. Kasetlerin hepsini dinleyip bir sonraki kişiye postalaması gerekiyor. Clay'in durumu da çok kötüydü, dinlerken çok üzüldü. Ben üzüldüm falan. 

Ama kitap garip bitti. Mesela 13 kişi kasetleri dinledikten sonra ne yaptı? Bilmiyoruz. Birden ortaya Skye diye bir kız çıktı, Clay ile neler olacak? Bilmiyoruz. Yazar insanın içine oturacak şeyler anlatıp kaçmış. Bravo! :D

Kitabı bence okuyun. İntihar eden bir insanın beynine girin. Ama bana kalırsa zaten mutsuzken bir de bu kitabı okuyup iyice çökmeyin. Daha normal zamanlarda okuyun :D

Ben bu kitabı uzun zamandır merak ediyordum. Eren okuyup çok beğenmişti. Fuardan alınca bir takipçim de oku diye çok baskı yaptı, o yüzden iyice meraklandım :D Ben de beğendim. Bu kadar üzücü bir kitap ne kadar beğenilirse o kadar beğendim yani. Kitabı 24 saat içerisinde bitirdim zaten. 

Ne kadar karamsar bir yazı oldu ya :D


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok ilginç bir deneyimdi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Sona gitmek birinin ölmesi demek olsa da akıcıydı.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Çeviri güzel. Ben baskıyı da beğendim.

Orijinal isim (%10): 3/5
Ben olsam sadece "13 Sebep" derdim ama "Ölmek İçin" demek daha çok sattırır tabii :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Güzel bir kapak. 

Final puanı: 4,8

14 Kasım 2015 Cumartesi

Ada (Nil, #1)

"Var olmayan bir adadan nasıl kurtulursun?"

Kitap Adı: Ada
Özgün Adı: Nil
Kitap Yazarı: Lynne Matson
Çeviren: Bige Turan Zoubakis
Yayınevi: Yabancı
Sayfa Sayısı: 440
Baskı Yılı: 2015


"Tamam, İşte durum şu. Buraya ergenlik yıllarındayken, on üç on dokuz yaş arası bir yerde geliyorsun. Bir yılın var. Ya bir kapı yakalarsın ya da..." Durdu, safir gözleri alevler içindeydi, kendisi tutuşacak zannettim. "Ya da?" diye bastırdım. "Ölürsün." 

Dakikalar önce Ada'yı bitirdim. Çok güzeldi. Öncelikle şunu merak ediyorum, bu distopya yazarları çocuklardan ne istiyor? Açlık Oyunları, Labirent, Uyumsuz, Ender'in Oyunu... Sürekli çocukları garip dünyalara atıp, onların ölmelerini izliyoruz. Okuduğum kitapları ben de çok seviyorum ama bir yandan da psikopatça geliyor bana.

Bu kitapta olay şu: Solucan deliği gibi bir şey, dünyanın herhangi bir yerinde açılarak 13-19 yaş arası bir çocuğu alıyor ve var olduğu bilinmeyen, hiçbir haritada falan gözükmeyen Nil Adası'na atıyor. Bazen bu kapılardan hayvanlar ya da eşyalar falan da geçiyor. Ada'ya düşen çocuğun bir yılı var, tam 365 günü. Her öğlen vakti adanın herhangi bir yerinde açılan çıkış kapılarından birini yakalayıp geri dönmesi gerekiyor. Yoksa ölüyor.

Biz de hikayeyi bir gün kapıya yakalanan Charley ve adaya çok daha önce düşmüş olan Thad'in ağzından dinliyoruz. Thad'in son günlerini okumak müthiş heyecanlıydı, yazar delirtti resmen. Son sayfalar inanılmazdı.


Ama yazar kitabı sanki seri değilmiş gibi bitirdi. Yani olan oldu, öyle ucu açık bitmedi benim için. Diğer iki kitapta ne anlatacak gerçekten merak ediyorum. İkinci kitap Nil Unlocked ve üçüncü kitap Nil on Fire. İsimleri bile heyecan verici ama içeriğiyle ilgili hiçbir tahmin yapamıyorum.

Doğrusu Ada'yla ilgili merak ettiğim bazı şeyler var. Ada gerçekten ara sıra bahsi geçtiği gibi akıllı mı, yani çocuklarla oynuyor, olaylara müdahale edebiliyor mu? Ne zamandan beri var? Adaya niye soğukkanlı hayvanlar geçemiyor? Kapı olayı tam olarak nasıl gerçekleşiyor?

Böyle işte, kitabı kesinlikle tavsiye ederim. Diğer kitapların ebooklarını hiçbir yerde bulamadım, bulsam okuyacağım :D Bulabileceğim bir site öneriniz falan varsa alırım :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Var olmayan ada, solucan deliği. Daha ne isterim :D 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Çok akıcıydı.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Birkaç kelime hatası gördüğümü hatırlıyorum. Ama baskısı harika, Yabancı her seferinde kendisini aşıyor :D

Orijinal isim (%10): 0/5
Keşke orijinal isim olsaydı.

Güzel kapak (%5): 5/5 
Orijinal kapak ve çok güzel. Cildi de harika. 

Final puanı: 4,5


8 Kasım 2015 Pazar

Kuzey Işıkları: Altın Pusula (His Dark Materials, #1)

Kitap Adı: Kuzey Işıkları
Özgün Adı: Northern Lights
Kitap Yazarı: Philip Pullman
Çeviren: Sevin Okyay
Yayınevi: İthaki
Sayfa Sayısı: 516
Baskı Yılı: 2005


Bu kitabı bana ask.fm'den ve instagram şiddetle önermişti biri. Çok güzel, kesinlikle okumalısın falan diye. Ben de kitap siparişime ekleyip almıştım ve ancak okuyabildim. Ama hiç de aynı fikirde değilim :D

Kurguda paralel evrenler var ama bu kitapta neredeyse hiçbir şey görmüyoruz. Kitabı beş günde bitirdim sanırım ve bu beş günde çok çok daha iyi şeyler okuyabilirdim. Kitapla ilgili en çok hoşuma giden şey cin olayı oldu. Bu dünyada herkesin bir cini var. Hayvan şeklinde oluyor ve biçim değiştirebiliyor. Ama tabii sosyal statüsü yüksek olan insanların cinleri de daha gösterişli oluyor. İnsanlarla cinler arasında garip bir bağlantı var, birbirlerinin duygu ve düşüncelerini anlayabiliyorlar ve birbirlerine yakın olmak zorundalar. Bir mesafe sınırı var, onu geçince ikisi de acı çekmeye başlıyor. 

Bu kitap bir açıdan Vatikan'ı rahatsız etmiş olabilir :D Malum, daha önce de Da Vinci Şifresi Hristiyanlığa saldırı gerekçesiyle yasaklanmıştı. Bu kitapta da kurguya uyması için İncil'in bazı ayetleriyle oynanmış. Örneğin cennetten kovulma hikayesi:

"Ve kadın ağacın iyi yiyecek verdiğini ve göze hoş geldiğini görünce, insanın cininin gerçek biçimini ortaya çıkarması istenecek bir ağaç olduğunu görünce, onun meyvesini aldı ve yedi, ve kocasına da onunla yesin diye verdi; ve o da yedi."

"Ve ikisinin de gözleri açıldı ve cinlerinin gerçek biçimlerini gördüler ve onlarla konuştular."



Kitapla ilgili beni rahatsız eden bir nokta da zaman. Kitabın hangi zamanda olduğunu anlyayamıyorsunuz. Garip saraylarda yaşıyorlar, kandille aydınlanıyorlar falan ama aynı zamanda pozitif bilimlerden de haberdarlar. atom altı parçacıklar, elektronlar falan da geçiyor. O yüzden garipti :D

Öyle işte. Kitapta sıkça bahsi geçen bir toz var. Bir gün bu toz, aurora da havada asılı bir şehri gösteriyor ve böylece paralel evrenler olduğu falan tartışılıyor falan filan :D Konu gerçekten ilgimi çekmedi, hiç içine almadı kitap beni. O kadar zaman harcadım, bari bitsin diye okudum yani.

Filmi varmış, yakın zamanda da dizisi çekilmeye başlanacakmış. Onları izlemek daha keyifli olur diye umuyorum.


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Paralel evren fikri güzel ama heyecan verici bir kurgusu yoktu. Ama cin fikri gerçekten özgün ve güzel.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 3/5
Konu ilgimi çekmemesine rağmen çok kötü bir akıcılığı yoktu.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Birkaç yazım hatası gördüğümü hatırlıyorum ama emin olamadım :D Baskı falan güzeldi.

Orijinal isim (%10): 5/5
Altın Pusula ismi konunun neresinden bulunup da eklenmiş hiçbir fikrim yok :D Ama Kuzey Işıkları tam çeviri!

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapak gerçekten güzel

Final puanı: 3,4

5 Kasım 2015 Perşembe

Güz Okuma Şenliği | İlk Ay

Merhabaa,

Güz Okuma Şenliği'nde bu ay neler okumuşum, kaç puan almışım hemen bakalım. Turuncu isimlere tıklarsanız sizi kitabın yorumuna götürür.

5. Kategori (10 puan): Esas mesleği öğretmenlik olan bir yazardan bir kitap.
Okulu Yönetmek / Aytaç Açıkalın / Pegem Akademi / 184 sf.

7. Kategori (10 puan): Herkesin okuyup da sadece sizin okumadığınızı düşündüğünüz bir kitap..
Lola ve Komşu Çocuk / Stephenie Perkins / Yabancı / 320 sf.

8. Kategori (10 puan): Başkasının sizin için seçtiği bir kitap. (Bu kategoride tavsiyelerine güvendiğiniz ve tanıdığınız birine gidip ne okuyacağınızı sorabilirsiniz veya bir yakınınızdan kütüphanenizden okumanız için rastgele kitap seçmesini isteyebilirsiniz. Kendi kendine karar vermek yok).
Adınla Çağır Beni / Andre Acıman / Sel / 248 sf. (Eren önerdi :D)


9. Kategori (10 puan): Bir seriye ait bir kitap (Serilerin ilk kitapları kapsam dışı).
Harry Potter ve Melez Prens / J.K. Rowling / YKY / 596 sf.


10. Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz bir yazardan/şairden bir kitap.
Bağışlanan Terapi / Irvin Yalom / Kabalcı / 268 sf. (Yalom'dan sadece Bugünü Yaşama Arzusu'nu okudum.)

18. Kategori (Her kitap 10 puan, 2 kitabı da okuyana ekstradan 30 puan, toplam 50 puan): İsminde zıt anlamlı kelimelerin olduğu iki kitap. (Örnek: Büyük Umutlar - Küçük Kadınlar; Denizin Altındaki Ada - Buzdolabının Üstündeki Kız; Kötü Saatte - İyi Kalpli Erendira)
Harry Potter ve Ölüm Yadigarları / J.K. Rowling / YKY / 696 sf.

19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): Eserlerini aynı dilde yazan üç farklı yazardan birer kitap.
Dil: İngilizce


Wonder / R.J. Palacio / Corgi / 336 sf.
Hayvan Mezarlığı / Stephen King / Altın Kitap / 398 sf.

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Yeni yazarları keşfetmek lazım. Kim bilir şimdiye kadar hiçbir kitabını okumadığımız ama çok seveceğimiz ne çok yazar var. Bir Türk kadın, bir Türk erkek, bir yabancı kadın, bir yabancı erkekten olmak üzere toplam 4 kitap okumanız gerekiyor.
Yabancı Kadın: Kördüğüm / Calia Read / Yabancı / 336 sf.

Yabancı Erkek: Cinayet Terapisi / Zygmunt Miłoszewski / Koridor / 378 sf.
Türk Kadın: 
Türk Erkek: Vitriol / Arda Öngören & Berk Yüksel / Altın Kitap / 304 sf.

21. Kategori (Her bir kitap 5 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): 150 sayfadan kısa sekiz kitap.
Instagram kullanıcısı olanlar bilmiyordur belki. Instagramda her pazartesi #kisakitaplarfestivali adı altında kütüphanemizden 150 sayfadan kısa bir kitap seçip o hafta içerisinde okuyoruz. İki etkinliği kesiştirmek için bu kategoriyi koydum.
Fantastik Canavarlar Nelerdir Nerede Bulunurlar? / J.K. Rowling / YKY / 42 sf.

Epey kitap okumuşum değil mi? :D İşte puanlar!

Toplamda 4106 sayfa okuduğum için 41 puan
Toplamda 12 kitap ama bunlardan biri 21. kategoride. O yüzden 11*10=110+5= 115 puan
Ekstra puanlı kategorileri tamamlamadığım için ekstra puan yok :D

Böylece toplam puanım 156