26 Şubat 2018 Pazartesi

Göz Koleksiyoncusu (Der Augensammler, #1)

Kitap Adı: Göz Koleksiyoncusu
Özgün Adı: Der Augensammler
Kitap Yazarı: Sebastian Fitzek
Çeviren: Gültekin Yılmaz

Yayınevi: Pegasus
Sayfa Sayısı: 392
Baskı Yılı: 2018

Göz Koleksiyoncusu'nu fuardan alıp eve geldikten sonra epey şaşırdım. Çünkü kitap bir epilogue ile yani kapanış, son bölüm gibi bir bölümle başlıyor. Ve işin daha da garibi, hem sayfa numaraları hem de bölüm numaraları geriye doğru akıyor. İlk başta basım hatası falan olduğunu düşünmüştüm ama hayır, kitap gerçekten böyle :D

Kitapta bir seri katil var, polis tarafından Göz Koleksiyoncusu olarak anılıyor. Çünkü anneleri öldürdükten sonra küçük çocukları kaçırıyor. Çocukların gözlerinden birini oyuyor, annenin eline bir kronometre bırakıyor. Ve geri sayım bitene kadar çocuğu bulabilmeleri için babaya zaman tanıyor.

Bu kez katilin peşine eski bir polis memuru olan Alexander Zorbach düşüyor. Daha doğrusu, garip ipuçlarıyla bu olayın içine çekiliyor bir anlamda. Üstüne bir de kör bir fizyoterapist ile yolları kesişiyor. Alina, insanlara dokunduğunda onların geçmişlerinden flashbackler gördüğünü söylüyor. Ve son hastasının da Göz Koleksiyoncusu'nun bizzat kendisi olduğunu iddia ediyor.


Kitap zaten bu sondan başlama olayıyla ilgimi çekmişti. Ama o kadar inanılmaz bir temposu da var ki gerçekten soluksuz okudum. Neler olacağını deli gibi merak ettim. Goodreads yorumlarında geriye akan sayfaların çok zekice olduğunu ve kitabın sonuna doğru anlam kazandığını görmüştüm. 

Gerçekten de öyle! Karakter "Nasıl bu kadar kör olabildim? Nasıl fark edemedim?" dedikçe ben de aynı şeyleri söyledim. Yazar tıpkı katilin yaptığı gibi bize ipuçları bırakıp durmuş aslında kitap boyunca. Üstelik okumaya devam ederken sayfa sayısının bir geri sayım gibi geriye akıp durması da ayrı bir gerilim ve heyecan yarattı bende :D

Kitabı gerçekten çok ama çok beğendim. Kitabın neden sondan başlıyor gibi görünmesi, sonunda geldiği nokta... Yaşadığım bütün farkındalıklar beynimin içinde patlamalar oluşturdu resmen :D Gerçekten inanılmaz bir kurgu! Fitzek'e bir kez daha hayran oldum. Mutlaka okumanız gerektiğini düşünüyorum.

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Muazzamdı! Bu insanlar nasıl bu kadar zeki oluyor anlamıyorum :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Meraktan deli olup başından kalkamamanız çok mümkün :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Gayet güzeldi.

Orijinal isim (%10): 5/5
Olmuş :D

Güzel kapak (%5): 5/5
Yaaaani :D Ama bunun için puan kıramam bu güzelim kitaptan :D

Final puanı: 5

25 Şubat 2018 Pazar

Tales from the Farm (Essex County, #1)

Kitap Adı: Tales from the Farm
Kitap Yazarı: Jeff Lemire
Yayınevi: Top Shelf Productions

Sayfa Sayısı: 112
Baskı Yılı: 2007


Jeff Lemire'in Sualtı Kaynakçısı'nı epey sevince bir de bu serisine el atayım dedim :D Bu sebeple, Türkçeye Çiftlikten Öyküler olarak çevrilmiş volume 1'i okuyuverdim bir çırpıda :D

Yani çok ne diyebileceğimden çok emin değilim. Çok derinliği yoktu sanki öykünün, nasıl tarif edeceğimi de bilemiyorum. Pek bir şey olmuyordu öykü boyunca. Belki diğer ciltleri de okuyunca daha çok anlam kazanacak. Sanırım tam olarak bağlantılı değiller ama hepsinin içinde bir şekilde hokey oyunuyla ilgili bir şeyler var anladığım kadarıyla.


Bu ciltte on yaşındaki Lester'in öyküsünü okuyoruz. Kısa bir süre önce annesi ölmüş, babasıyla hiç tanışmamış. Tanıtımda amcası diyor ama ben dayısı diye anladım, onunla birlikte yaşıyor :D Kendi halinde, içine kapanık bir çocuk. Uzaylıların istilasına karşı savaşacak bir süper kahraman olduğunu düşünüyor. Çizgiroman okumayı falan seviyor. 

Böyle işte. Dediğim gibi, çok basit geldi kurgu bana. Ama Lester'i sevdim. O kendi halindeliği, ne bileyim sessiz sakin oluşu falan böyle biraz içimi burktu. Çizimler falan da güzel. Ama totalde meh yani :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%40): 3/5
Meh :D

Sürükleyici ve akıcı olma (%50): 4/5
Çok fazla yazı yoktu zaten, daha çizim ağırlıklıydı bence :D

Baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Güzel kapak (%5): 3/5
Kapak fena değil. 
Final puanı: 3,6

24 Şubat 2018 Cumartesi

Çikolata Kalpli Ejderha (Tales from the Chocolate Heart, #1)

Kitap Adı: Çikolata Kalpli Ejderha
Özgün Adı: The Dragon with a Chocolate Heart
Kitap Yazarı: Stephanie Burgis
Çeviren: Çiğdem Köfüncü

Yayınevi: Martı
Sayfa Sayısı: 256
Baskı Yılı: 2018

Çikolata Kalpli Ejderha'yı dünyanın en tatlı kapağına falan sahip olduğu için almıştım fuardan :D Güzel, tatlı bir çocuk kitabı okuma ümidim vardı. Fakat kitap bana çok daha fazlasını verdi. 

Kitabı okumaya başladığım anda, daha ilk kelimelerde büyük bir şaşkınlık yaşadım. Çünkü kitap bir ejderhanın ağzından! Ergen bir ejderha, kendi hayatını anlatıyor! İlk sayfadan kitaba bayılacağım kesinleşmiş oldu böylece :D

Aventurine, ailesi tarafından pek bir şey yapamaz gözüyle bakılan genç bir ejderha. Henüz kanatları gelişmediği için uçamıyor. Kanatları yumuşak olduğu için ailesi onu avlanmaya falan da götürmüyor. Böyle morali bozukken dolaşmaya çıkıyor bir gün ve bir insanla karşılaşıyor. Ailesi ona her zaman insanların en tehlikeli canavarlar olduğunu öğretmiş.



Fakat karşılaştığı insan, ona bir bardak sıcak çikolata ikram ediyor. Ve ne oluyorsa o sıcak çikolata yüzünden oluyor. Aventurine hayatı boyunca bu kadar lezzetli bir şey tatmadığı düşüncesiyle adeta kendinden geçiyor. Fakat sonra inanılmaz bir şey oluyor, kendini 12 yaşında bir kız çocuğunun bedeninde buluyor. Karşılaştığı insanın bir büyücü olduğunu ve kendisini korumak için onu sıcak çikolata ile böyle insana dönüştürdüğünü öğreniyor. 

Bundan sonra Aventurine hem en büyük tutkusu olan çikolatanın peşinden koşuyor, hem de bir insan olarak hayatını sürdürmeye çalışıyor. Biz de onun başından geçenleri okuyoruz. Gerçekten hayatımda okuduğum en tatlı çocuk kitaplarından biri olabilir. Üstelik öyle bir kitap ki, bence her yaştan insan da inanılmaz bir keyifle okuyabilir. O yüzden kesinlikle tavsiye ediyorum!


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok sevdim :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Tek oturuşluk :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 4/5
Bir yerde farklı yazı stii kullanılmış ve oradaki Türkçe karakterler çıkmamıştı. Garip bir şekilde kimsenin dikkatini çekmemiş bu :D

Orijinal isim (%10): 5/5
Olmuş :D

Güzel kapak (%5): 5/5
Kapak ÇOK TATLI :D

Final puanı: 4,95

23 Şubat 2018 Cuma

Madam Bovary

Kitap Adı: Madam Bovary
Özgün Adı: Madame Bovary
Kitap Yazarı: Gustave Flaubert
Çeviren: Murat Yurdakul & Ulaş Candaş

Yayınevi: NTV Yayınları
Sayfa Sayısı: 64
Baskı Yılı: 2009

"Ruhunun derinliklerinde her şeyi sarsacak bir olay arzuluyordu. Fakat gelecek kapısı sımsıkı kapalı, kapkara bir koridordan başka bir şey değildi."

Bir ara kendime NTV Yayınları'nın bu dünya klasikleri çizgi romanlarının birçoğunu almıştım. Dün akşam da birden elim Madam Bovary'e gitti ve sonunda okumuş oldum.

Flaubert 5 yılını harcayarak yazdığı bu kitabın böyle bir klasiğe dönüşeceğini hiç tahmin etmemişti muhtemelen. Hatta kitabını yayınladığı zamanlarda dine ve geleneklere hakaret içerdiği gerekçisiyle hakkında dava bile açılmış. Çizgiromanın sonuna eklenen bilgi bölümünde bunun sebebinin özellikle Emma ve Lion arasındaki fayton sahnesi olduğunu; fakat yazarın aslında o sahnede hiçbir şey yazmadığını, sadece ima ettiğini söylüyor. 200 küsür yılda toplumların hiç değişmemesine ne demeli? :D



Flaubert bu kitabında hiçbir zaman hiçbir şeyden tatmin olmayan genç Emma'yı anlatıyor bize. Hayatına birileri girip çıkıyor, bir şeyler yaşıyor ama her zaman daha fazlasını istiyor. Hep o eksiklik duygusu içinde, hep o memnuniyetsizlik var. Ve bu bitmek bilmeyen ihtirasın onu nereye sürüklediğine tanık oluyoruz. 

Şimdi doğruya doğru, Madam Bovary'yi kitap olarak okusaydım muhtemelen çok sıkılırdım. O dönemin kitaplarını okumak gerçekten çok zorluyor beni. Ama böyle sadeleştirilmiş, bir çizgiromana uyarlanmış versiyonunu okumak keyifli oldu benim için. Klasik okumakta benim gibi sıkıntı yaşayanlar için de çok güzel bir seçenek bence bu çizgiromanlar. NTV Yayınları artık yok sanırım, o yüzden bunları bulmak biraz zor olabilir ama yine de bakmanızı muhakkak tavsiye ederim. 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Çizgiroman zaten :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Madam Bovary işte :D

Güzel kapak (%5): 3/5
Kapak fena değil. 


Final puanı: 4,55

22 Şubat 2018 Perşembe

Sualtı Kaynakçısı

Kitap Adı: Sualtı Kaynakçısı
Özgün Adı: The Underwater Welder
Kitap Yazarı: Jeff Lemire
Çeviren: Deniz Vural

Yayınevi: Marmara Çizgi
Sayfa Sayısı: 240
Baskı Yılı: 2018

Sualtı Kaynakçısı Nihan'ın şiddetle önerdiği çizgiromanlardan biriydi. Ankara Kitap Fuarı'nda çok seveceksin diyerek bana da sattı :D

Jack Joseph, sualtı kaynakçısı olarak çalışıyor. Eşi hamile, yakında baba olacak. Fakat bunun getirdiği gerginlik ve geçmişinde kapatamadığı bazı olayların da etkisiyle kendisini pek iyi hissetmiyor. Sonra bir gün yine iş için daldığında garip bir şeyler yaşıyor. Bu olayla birlikte de bir anlamda hayatına dalıyor, daha derine daldıkça eşinden ve doğacak çocuğundan uzaklaşıyor.



Okumaya başlar başlamaz gizemli bir hava sarıyor sizi. Bunda siyah beyaz çizimler de etkili bence. Jack'in o karamsar havasıyla birlikte neler olduğunu ve olacağını çözmeye çalışıyorsunuz. Bu anlamda gerçekten güzeldi, bana o heyecanı ve merakı fazlasıyla yaşattı. Nihan sonunda gözlerinin dolduğunu falan söylemişti. Ben de son sayfaya geldiğimde içim burkuldu, gerçekten bir garip oldu.

Karmakarışık çizgiroman dünyalarından bağımsız, özgün ve ilgi çekici bir şeyler arıyorsanız Sualtı Kaynakçısı çok güzel bir seçenek bence! 


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Sevdim. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Çizgiroman zaten :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Gayet güzeldi. Ben çizimleri de sevdim. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Tamı tamına! :D

Güzel kapak (%5): 4/5
Kapak da güzel, ilgi çekici. 

Final puanı: 4,6