17 Nisan 2015 Cuma

Trendeki Kız

Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dâhil olmaya karar verdi.

Kitap Adı: Trendeki Kız
Özgün Adı: The Girl on the Train

Kitap Yazarı: Paula Hawkins
Çeviren: Aslıhan Kuzucan
Yayınevi: İthaki
Sayfa Sayısı: 360
Baskı Yılı: 2015


Trendeki Kız'ı Obur Kitaplık'ın çekilişinden kazanmıştım, tekrar teşekkür ederim. İthaki yine Marslı'da olduğu gibi mükemmel bir pr çalışması yürüttü, kitabın her yerde reklamları döndü, kitap da zaten çok sevildi. Yayımlandığı andan sadece 72 saat sonra polisiye kategorisinde D&R'da ilk sıraya yükseldi. Sadece Amerika’da ilk 6 haftada 230.000 adet satıldı.

Normalde kitap bana gelir gelmez okuyacaktım ama vizelerim başlıyordu ve bu kadar merak ettiğim bir kitabı vizelerle harcamak istemedim :D O yüzden vizelerim bittikten hemen sonra okumaya başladım ve 4 günde bitirdim.Son gün neredeyse 200 sayfa falan okudum çünkü kitabı biraz okuyup bırakıyorum ama olmuyor. Merak ediyorum yeniden elime alıyorum :D




Kitabı okumaya başlamadan önce seyahat romanı gibi bir şey sanıyordum. O yüzden olayın gerilime, cinayete doğru gittiğini görünce bir şaşırdım :D Ama çok iyi oldu kitabı okumak çok keyifliydi. Rachel'ı çok sevdim. Mezun olmaya yaklaştıkça her insana potansiyel vaka olarak bakıp, acaba bu sorunla nasıl çalışılır diye düşünmeye başladım :D Rachel da üzerinde uzuun uzun çalışılması gereken bir danışan olurdu. Alkol sorunu var, bitirilmemiş bir yığın işi var, sevgilisinden ayrılmış, işten kovulmuş, ve bazen inanılmaz black-out'lar yaşıyor. Deli gibi içip sonra yaptığı/söylediği/yaşadığı hiçbir şeyi hatırlamıyor.

İşte bu Rachel, her gün sabah ve akşam trenle seyahat ediyor ve her gün evlerinin önünden geçerken bir çifti gözlemliyor. Onlara kendi kafasında isimler veriyor, ne iş yaptıklarını seçiyor hatta onlarla arkadaş oluyor. Sonra bir gün Jess diye adlandırdığı kadın kaybolunca Rachel için de her şey değişiyor.

Gerçekten okuması çok keyifli bir kitaptı. Siz okumayı bıraksanız da o sizi bırakmıyor :D Hadi puanlamaya geçelim o halde


Özgün konu ve kurgu (%35): 5/5
Trende başlayan olay çok farklı yerlere gitti, çok güzeldi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5 
Deli gibi sürükleyiciydi :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Sadece bir kelimede yazım hatası gördüğümü hatırlıyorum. Her şey çok güzeldi.

Orijinal isim (%10): 5/5
Bu da süper! :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Ya kapak müthiş, gerçekten penceresi var. Kesinlikle harika!

Final puanı: 5

Bu kitap benden tam puanı alan ilk kitap oldu. Gerçekten de hak ediyor!


14 Nisan 2015 Salı

Karıncalar: Olağanüstü Bir Algılama Biçimi (La Saga des Fourmis, #1)

Bu iki satırı okumak için size gerekli olan bir kaç saniye içinde yeryüzünde 40 insan ve 700 milyon karınca doğmaktadır.

Kitap Adı: Karıncalar: Olağanüstü Bir Algılama Biçimi
Özgün Adı: Les Fourmis

Kitap Yazarı: Bernard Weber
Çeviren: Radi Başgut
Yayınevi: Arion
Sayfa Sayısı: 288
Baskı Yılı: 2002


Bu kitabı tam 9 günde bitirebildim. Çünkü vize haftamdı ve bir günde sadece minibüsteyken 10 sayfa falan okuyabildim. Cuma günü tam her şey bitti rahatladım derken Pazartesi teslim etmem gereken bir ödev çıktı ve onunla uğraştım. Bir de bu Perşembe bir sunumum var, onu hazırladım, bir sürü çeviri falan yaptım. O yüzden ancak bu yazıyı yazmaya vakit bulabildim :D Aslında kitabı Cuma günü bitirmiştim, ama yazısını şimdi yazabiliyorum.

Karıncalar'ı bana Vikitap'ta önermişlerdi. Güzel bilimkurgular neler, gibi bir başlık açmıştım, onun altında geldi bu öneri. İyi ki de gelmiş. Çevirisi rezalet olsa da kitabı gerçekten çok sevdim. Bence karıncalar başlı başına müthiş bir konuyken buna biraz da bilimkurgu katmak apayrı bir zevk vermiş.

Kitap tahmin edebileceğiniz gibi ana karakterleri insan olmayan kitaplardan. Daha önce bu formatta Kovan'ı okumuştum. O kitapta hep yakındığım şey arıların çok insanlaşmış olmasaydı. Neyse ki Karıncalar'da öyle bir sorun yok. Bildiğiniz karınca bunlar, gerçekten bir karınca nasıl yaşar, ne yapar, bol bol bunları okuyorsunuz. Öyle yataklarda uyuyan, yavrularını beşiklerde sallayan arılar gibi değiller :D 



Biraz içerikten bahsedelim. Kitabın büyük çoğunluğunda karınca sitelerini, orada yaşayan karıncaları, bu sitelerin nasıl işlediğini falan okuyorsunuz. Ama ara ara bir evde yaşayan bir aileyi de görüyorsunuz. Jonathan, bu ailenin babası ve ölen dayısından onlara büyükçe bir ev miras kalıyor. Eşi ve çocuğuyla bu eve yerleşiyorlar. Ama ölen dayı Jonathan'a bir mektup bırakıyor:


"HER ŞEYE RAĞMEN ASLA MAHZENE GİTME"

Evlerinin mutfağında bulunan mahzenden bahsediyor tabii ki. Sonra Jonathan mahzene iniyor, günlerce oradan çıkmıyor, bazı inşaat malzemeleri, betonlar falan alıp orada bir şey yapıyor ve sonra bir gün mahzene iniyor ve bir daha asla geri dönmüyor. Bu mahzenin sırrını kitabın sonuna kadar öğrenemedim ve deli oldum :D 

Bir de dayıdan kalmış bir bilmece var. Bu da kitabın son kısımlarına kadar çözülmüyor, ona da ayrı deli oldum :D Bilmece şöyle: "Altı kibrit çöpüyle dört eşkenar üçgen nasıl yapılır?"  Edmond dayı bu bilmeceyi çözebilmek için bir ipucu da veriyor: "Farklı düşünmek gerek." Bilmeceyi çözebilen olursa yazının altına yorum atsın, bakalım kim çözecek? :D

Edmond Dayı karıncalarla çalışan bir bilim adamı olduğu için onun yazdığı kitaptan ara ara karıncalarla ilgili çok ilginç bilgiler de geçiyor. Kitap gerçekten güzeldi yani, okuduktan sonra karıncalarla ilgili bir kaç belgesel izlemeye karar verdim. Bu arada serinin ikinci kitabı sanırım tükenmiş, elinde olup bana göndermek isteyen olursa gönderebilir yani :D

Özgün konu ve kurgu (%35): 5/5
Karıncalar ve kitabın sonlarına doğru öğrendiğimiz olayla harika bir kitaptı!

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5 
Hem çeviriden dolayı akıcılığı azalmıştı. Hem de evde olanları çok merak ettiğim için karıncalı kısımlarda birazcık sıkıldım :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 1/5
Hayatımda gördüğüm en berbat çevirilerden biri. Cümleler arasında zaman uyumu yok, geniş zamandan bir anda geçmiş zaman falan geçiyor. Noktalama işaretleri yanlış yerlerde kullanılmış ya da hiç kullanılmamış. Bölüm geçişleri bile belli değil, pat diye insanlardan karıncalara geçiyor :D

Orijinal isim (%10): 5/5
Yaşasın orijinal isimli kitaplar :D

Güzel kapak (%5): 3/5 
Kapak güzel ya, fena değil.

Final puanı: 4,25

3 Nisan 2015 Cuma

Yerdeniz Büyücüsü (Earthsea Cycle, #1)

Kitap Adı: Yerdeniz Büyücüsü
Özgün Adı: A Wizard of Earthsea

Kitap Yazarı: Ursula K. Le Guin
Çeviren: Çiğdem Erkal İpek
Yayınevi: Metis
Sayfa Sayısı: 187
Baskı Yılı: 2014


"Başını, fırtına yüklü Kuzey Doğu Denizi'nden bir mil kadar yükseğe kaldıran tek bir dağdan oluşmuş Gont Adası, büyücüleriyle ünlüdür." diye başlıyor Yerdeniz hikayesi. Çevik Atmaca'nın yaşadığı yerden başlıyor öykü, daha sonra dünyanın en iyi büyücüsü olmaya kadar geçen zamanlarda neler yaşadığını okuyoruz.


Kitabın yazarı demiş ki: "Sanırım Yerdeniz Büyücüsü'nün en çocuksu yanı konusu. Büyümek, benim yıllarımı alan bir süreç oldu; bu süreci otuz bir yaşında tamamladım ne kadar tamamlanabilirse; o yüzden de çok önemsiyorum. Çoğu genç de önemser. Ne de olsa esas işleri budur: Büyümek."

Kitap gerçekten çocuk kitabı gibi. Ama güzel anlamda yani. Uzun zamandır böyle bir şey okumamıştım. Büyüler, büyücüler, ejderhalar. Biraz da Harry Potter'ı hatırlattı bana. O yüzden de okumak güzeldi. Özellikle Çevik Atmaca'nın büyücü okulunda olduğu bölümü daha çok sevdim.

Dikkatimi çeken gerçek isim verme olayı vardı. Belli bir yaşa gelince çocuklara gerçek isim verme olayı başka bir kitapta da vardı sanki, ama hatırlayamadım. Sizin bildiğiniz bir kitap var mı? Bu hikayede gerçek isimler çok önemli, çünkü gerçek ismini bildiğiniz birini nerede olursa olsun çağırabilirsiniz ve büyüler falan da gerçek isimle daha etkili oluyor.

Bir de kitabın başında bu büyülü dünyayı daha iyi anlayabilmemiz için bir harita var. Seviyorum böyle şeyleri. Hikayeyi daha somut yapıyor bence.

Öyle işte. Kitabı sevdim yani, okumak güzel geldi. Devam kitaplarını da okumak isterim ama daha dört kitap var ya almak istemiyorum :D Zaten 4948366383 tane kitap var sırada :D Ama Tüyap'ta alırım muhtemelen, hatta bir ara gözüm dönerse tek ciltini bile alabilirim. O daha güzel :D

Özgün konu ve kurgu (%35): 5/5
Büyücüler, büyü okulu, harika!

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5 
Ya sanki bir tık sıkıcıydı. Ders çalışıyorum diye parça parça okudum, ondandır belki.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Gayet güzeldi.

Orijinal isim (%10): 5/5
Yaşasın orijinal isimli kitaplar :D

Güzel kapak (%5): 2/5 
Ya kapak hiç güzel değil, çok sıkıcı :D Hani kitabı aldırmayacak cinsten :D

Final puanı: 4,4

2 Nisan 2015 Perşembe

Cerrah (Rizzoli & Isles, #1)

Bugün kadının cesedini bulacaklar. Bugün, geri döndüğümüzü anlayacaklar.

Kitap Adı: Cerrah
Özgün Adı: Surgeon
Kitap Yazarı: Tess Gerritsen
Çeviren: Ali Cevat Akkoyunlu
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa Sayısı: 274
Baskı Yılı: 2014


Kanlarından tanıyacağım onları. Raftaki tahlil tüplerini, çikolata kutusunun içindekileri ağzı sulanarak, hangisinin daha lezzetli olduğuna karar vermeye çalışan birinin oburluğuyla seyrediyorum. Her gün görmeme rağmen, kan beni hala heyecanlandırıyor. 

Cerrah, gerçekten çok güzel bir tıbbi gerilimdi. Tıbbi gerilime bayılıyorum (galiba daha önce de söylemiştim bunu :D). Olayların hastahanede/klinikte geçtiği, kurbanlardan birinin ya da katilin sağlık çalışanı olduğu bir gerilim, kendini gerçekten çok çok daha keyifle okutuyor. Cerrah, aynı zamanda Rizzoli & Isles serisinin de ilk kitabı. Catherine Cordell, hastahanede travma bölümünde çalışan bir doktor. Bir de katilimiz var, tecavüz maduru kadınları seçiyor kendine. Onları koli bandıyla yatağa bağlayıp önce kusursuz bir operasyon ve tıbbi enstrümanlarla rahimlerini çıkarıyor, sonra da boğazlarını kesiyor. Zaten bu yüzden 'Cerrah' diyorlar ona.


İlk kitapta dedektif Rizzoli ile de biraz tanıştık. Benim aklımda böyle odun gibi bir kadın belirdi, üzgünüm :D Ama belki ilerde daha çok sevebilirim. Şu an için serinin ilk beş kitabı elimde var. Muhtemelen aralara birer tane başka türden kitaplar sokarak sırayla okuyacağım elimdekileri. Hepsini ard arda okursam sıkılırım diye düşündüm, ben sık sık tür değiştirmeye ihtiyaç duyarım çünkü :D Hem öyle daha keyifli oluyor.

Bu arada tıbbi gerilim olduğu için tıp terimleri havada uçuşuyor tabii ki. Ama bu beni hiç rahatsız etmiyor, hatta ayrı bir tat veriyor bence kitaba. Anlaşılmayı zorlaştırdığını söyleyenler var ama ne olduğuna açıp bakmak çok zor olmasa gerek :D Kitapta sık sık sistolik ve taşikardi kelimelerini görünce neymiş diye anlamlarına baktım. Sistolik, tansiyonun bileşenlerinden biriymiş ve kalp kanı pompaladığında kanın damar duvarına yaptığı basınca deniyormuş. Hastanın sistolik değerine bakarken sanırım kalbin atıp atmadığını kontrol ediyorlar. Taşikardi de kalbin çeşitli sebeplerle normalden fazla atması durumuymuş.

Kitap çok güzel de Tess bile olsa bazı klişelerden kurtulamıyor :D Şu ana kadar olayla ilgilenen polise aşık olmayan kurban görmedim, bunda da öyle oldu maalesef :D Ama güzel yani kitap, ben çok beğendim. Eleştirebileceğim bir şey var mı diye düşündüm, yok :D

Özgün konu ve kurgu (%35): 4/5
Tess'den kötü bir şey çıkmasına ihtimal vermiyorum zaten. Ama ben katilin iyice son sayfalarda çıkmasını daha çok seviyorum. Cerrah'ta herhalde 50 sayfa kala öğrendik ama tempo hiç düşmedi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5 
Çok sürükleyiciydi.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Çeviri süper, ah Doğan bir de uzun basmasa kitabı :D

Orijinal isim (%10): 5/5
Aynen çeviri! 

Güzel kapak (%5): 3/5 
Kapak orta halli bence.

Final puanı: 4,55

29 Mart 2015 Pazar

2015 Reading Challenge

Herkese merhabaaaaaa,

Yine tamamlayamayacağım bir listeyle karşınızdayım :D Kristal Kitap'ta gördüm, çok hoşuma gitti, ben de yapayım dedim. Listede 50 farklı kategori var, eğer her biri için bir kitap okuyabilirseniz 1 yılda 50 tane kitap okumuş olacaksınız! İşte liste:


  1. En az 500 sayfalık bir kitap: Rüzgarın Adı / Patrick Rothfuss / İthaki
  2. Klasiklerden bir aşk romanı: The Picture of Dorian Gray / Oscar Wilde / Sis Publishing
  3. Filme uyarlanmış bir kitap: Labirent: Ölümcül Kaçış / James Dashner / Pegasus
  4. Bu sene içinde yayınlanmış bir kitap: Trendeki Kız / Paula Hawkins / İthaki
  5. Başlığında rakam olan bir kitap: Dört / Veronica Roth / Artemis
  6. 30 yaşın altında birisi tarafından yazılmış bir kitap: 
  7. Ana karakteri insan olmayan bir kitap: Karıncalar / Bernard Weber / Arion
  8. Eğlenceli bir kitap: Nieztche Öldü Bir Hipopotam Olarak Yeniden Doğdu / Thomas Catchcart & Daniel Klein / Aylak Kitap
  9. Kadın yazara ait bir kitap: Çırak / Tess Gerritsen / Martı
  10. Gizem ya da gerilim romanı: Ölümün Kimyası / Simon Beckett / İthaki
  11. Başlığı tek kelimeden oluşan bir kitap: Et / Joseph D'Lacey / Minima
  12. Kısa hikâyelerden derlenen bir kitap:
  13. Farklı bir ülkede geçen bir kitap / Amerika ve İngiltere hariç: 
  14. Kurgu olmayan bir kitap: Bir Sosyopatın İtirafları / M. E. Thomas / Say
  15. Popüler bir yazarın ilk kitabı: Yaşlı Adamın Savaşı / John Scalzi / İthaki
  16. Sevdiğiniz bir yazarın henüz okumadığınız bir kitabı: Günahkar / Tess Gerritsen / Martı
  17. Arkadaşınızın önerdiği bir kitap: Ruhi Mücerret / Murat Menteş / April
  18. Pulitzer Ödülü kazanmış bir kitap:
  19. Gerçek bir hikayeye dayalı bir kitap: İçimdeki Psikopat / James Falon / Yabancı
  20. Okuma listenizin en altlarında olan bir kitap: Yürüyen Ölüler / Robert Kirkman & Jay Bonansigna / Arunas
  21. Annenizin sevdiği bir kitap: Oyun / Ted Dekker / Martı
  22. Sizi korkutan bir kitap:
  23. En az 100 yaşında olan bir kitap: Rüyaların Yorumu / Sigmund Freud / Alter
  24. Kapağıyla dikkat çeken bir kitap: Bilge Adamın Korkusu / Patrick Rothfuss / İthaki
  25. Sizi ağlatan bir kitap: Daha okumadan nasıl ağlayacağım? :D

  26. Daha önce okumadığınız bir türe ait bir kitap: 
  27. Bir anı kitabı:
  28. Bir günde bitirebileceğin bir kitap: Ninatta'nın Bileziği / Ahmet Ümit / Everest
  29. Başlığında zıtlık olan bir kitap: Evrende Tesadüf Yoktur Yankı Vardır / Nusret Kaya / Destek
  30. Gitmek istediğiniz ülkede geçen bir kitap: Siyah Kan / Jean Cristophe Grange / Altın Kitap
  31. Doğdunuz sene çıkan bir kitap:
  32. Kötü yorumları olan bir kitap:
  33. Tiyatro eserleri veya tiyatroya dair bir kitap:
  34. Senin adınla aynı baş harflerine sahip olan bir yazar tarafından yazılmış kitap: Adım Ö ile başladığı için Türk yazar bulmam gerek :D
  35. Yasaklanan bir kitap:
  36. Dizisi çekilen bir kitap: Kubbenin Altında / Stephen King / Altın Kitap
  37. Sürekli başladığın ama hep yarım bıraktığın bir kitap: 
  38. Büyülü bir kitap: Yerdeniz Büyücüsü / Ursula K. Guin / Metis
  39. Çizgi roman/Manga: Yürüyen Ölüler Bölüm 1: Günler Sonra / Robert Kirkman & Tony Moore / Marmara Çizgi
  40. Daha önce okumadığınız bir yazarın kitabı: Yürüyen Kentler / Philip Reeve / On8
  41. Kitaplığınızda olan ama okumayı düşünmediğiniz bir kitap: Babil Cadısı / D. J. Macintosh / Doğan
  42. Yaşamak istediğiniz bir şehirde geçen bir kitap: 
  43. Bir Türk yazara ait bir kitap: İnsan Ruhunun Haritası / Ahmet Ümit / Everest
  44. Noel zamanında geçen bir kitap:
  45. Bir üçleme: 
  46. Çocukluğundan bir kitap: Balonla Beş Hafta / Jules Verne / İthaki
  47. Aşk üçgeni içeren bir kitap:
  48. Gelecekte geçen bir kitap: İhanet Altını / Philip Reeve / On8
  49. Lisede geçen bir kitap: Yabancı / Melissa Landers / Go!
  50. Başlığında renk adı olan bir kitap: Kızıl Ejder / Thomas Harris / Nemesis
Şu anda 18 tane boş kategorim var. Şurada okuma kavanozunda okunmayı bekleyen tüm kitaplarımın güncel listesi var. Bu arada okunmayı bekleyen 57 kitabım varmış. 57 ne demek ya :D Bir yıl boyunca hiç kitap almasam (ki mümkün değil böyle bir şey :D) bile muhtemelen bitmez :D

Şu an boş duran kategoriler kırmızı renkte. Ne dersiniz? Listemde bu kategorilerden bazılarına girebilecek kitaplar olduğunu düşünüyor musunuz? Ya da bu kategorilere yerleştirdiğim kitaplar uygun olmuş mu? Bana yardım edin lütfen :D Özellikle ödüllü ve yasaklı kitaplar listelerine bakmaya üşendim :D

Herkese keyifli okumalaar!