21 Kasım 2014 Cuma

Kurtlara Söyle Eve Döndüm

Kitap Adı: Kurtlara Söyle Eve Döndüm
Özgün Adı: Tell The Wolves I'm Home
Kitap Yazarı: Carol Rifka Brunt
Çeviren: Bahar Çelik
Yayınevi: Martı
Sayfa Sayısı: 527
Baskı Yılı: 2013

Vee sonunda beklenen kitap okundu, beklenen yorum yapılıyor :D Evet kitabı çok sevdim, kitap çok güzel. Eren'e de böyle güzel bir kitap okumama vesile olduğu için teşekkür ediyorum. Demek ki neymiş, bundan sonra Eren'in sözünü dinleyecekmişim :D


Kitap aşk romanı falan değil öncelikle. Yani tam olarak değil :D En azından benim için. Çünkü aşk romanı deyince benim aklıma Canan Tan'ın vıcık vıcık kitapları falan geliyor, o yüzden alakası yok :D Hikayeyi küçük bir kızın ağzından dinliyorsunuz: June. Bir kere ben June'u çook sevdim. June kitap boyunca hiç arkadaşı olmadığından falan bahsediyor ama bence biz onunla harika arkadaş olabilirdik.

Kitapta bir de gay bir çift var. June'un dayısı ve onun erkek arkadaşı. En uyuzu olduğum insan tiplerinden biridir homofobik olanlar, bu kitabı onların suratlarına çarpabilirim mesela :D Siz okurken kesinlikle önyargılı olmayın, iki tatlı insan görüyorsunuz sadece. Ama onlara üzülüyorsunuz da çünkü ikisi de AIDS oluyor.

Zamanla ilgili kafam karıştı. Bir türlü June ve ablası Greta'nın kaç yaşında olduğunu çözemedim :D Ama bir yerlerde bir tarih veriyor ve buna göre kitap 1987'de geçiyor. Tabii o dönemlerde AIDS'le ilgili çok az bilgi çok fazlaca uydurma var. Kitapta da June dayısını öpmeye bile korkuyor mesela. Çünkü onu öperse kendisine de AIDS bulaşabileceğinden endişe ediyor.

Yakın zamanda derslerimden birinde AIDS konusu işlediğimiz için artık ben de daha çok bilgiye sahibim. Bir kere AIDS gay hastalığı falan değil, herkes gayet AIDS olabiliyor. Ve en önemlisi AIDS öpmeyle, öpüşmeyle, tokalaşmayla, aynı ortamda bulunmakla falan bulaşmaz. AIDS cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Bu da size kamu spotu olsun :D

Bu aralar iki kitap birden okuma olayına giriştim. Gündüz farklı bir kitap okuyordum ve Kurtlara Söyle Eve Döndüm'ü de sadece geceleri yatmadan önce okudum. Tamamen sessiz bir yerde, karanlıkta, sakin kafayla okumak ayrı bir keyif verdi. Nedendir bilmem ama kitap okurken içinizi ısıtıyor. Gerçekten çok sevdim. Çok fazla bir şey anlatmayacağım kitabın içeriğine dair. Şiddetle tavsiye ediyorum, alın okuyun.

Kitaba puanım: A+

8 yorum:

  1. Bu kitabı kısa bir süre önce aldım ama henüz okumaya başlamadım. Yorumundan sonra en kısa zamanda başlayacağım okumaya :)

    YanıtlaSil
  2. Blog keşif etkinliğinden geliyorum.Sizi takibe aldım.Kitap okumayı çok severim.Güzel kitap yorumlarınızdan çok faydalanacağım eminim.Hakkınızı şimdiden helal ediniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim, ne demek. Yazılarımı okumanızdan mutluluk duyarım :)

      Sil
  3. Bu kitabı okumayı o kadar çok istiyorum ki, yorumunu okuduktan sonra daha da çok istemeye başladım ama lanet olsun kötü karma! Bir şeyi ne kadar çok istersen o kadar olmaz. Ayrıca Canan Tan taşlamasına sonuna kadar katılıyorum (y)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Boşver karmayı falan, hemen al oku :D Gerçekten beğeneceksin :)

      Sil
  4. Of çok merak ettim alıp okumaliyim hemen:)

    YanıtlaSil
  5. Kitabı yeni okudum. Gerçek anlamda bazı lafları damardan damardan işledi. Durup "Evet lan niye öyle?" dediğim çok şey oldu. Okudukça düşüncelere sürüklendim, keyfim kaçtı. Yani bana bunları hissettirecek kadar iyiydi. Anlatımı, olayları birbirine bağlayışı her bir karakterin kişilikleri geçmişleri ve her şeyin ortasında anlatıcı karakterin temsil ettiği asosyalite problemi... Evet eşcinsellik meselesinden daha çok etkiledi o hayalperestlik, toplumdan kopukluk, çekingenlik, iç çekişmeler ve kıskançlıklarla June. Onu hissettim, onu anladım. Bir parça kendimi buldum. Bu türden bir şeye en son Dostoyevski'nin Yeraltından Notları'nda yaşamıştım. Çok sık yaşamıyorum bu da yaşarsam değerli yapıyor.

    Ayrıca yazımda da kitaptan asosyallik bağlamında bahsettim.

    YanıtlaSil