6 Temmuz 2017 Perşembe

Zamanın Efendisi Hugo Cabret ve Buluşu

Kitap Adı: Zamanın Efendisi Hugo Cabret ve Buluşu
Özgün Adı: The Invention of Hugo Cabret
Kitap Yazarı: Brian Selznick

Çeviren: Merve Solmaz

Yayınevi: Artemis
Sayfa Sayısı: 544
Baskı Yılı: 2012

Bu yazarı çok seviyorum biliyorsunuzdur. Daha önce Kutup Yıldızı kitabını okumuş ve bayılmıştım. O kadar çok sevdim ki 2016'nın en iyi kitabı olarak göstermiştim hatta. O günden beri de bu kitabı almak istiyordum. Geçenlerde 9.90 indirimine girince de hiç bekletmedim, hemen aldım :D

Brian Selznick bu kitapta da o harika tekniğini kullanmış. Hikayenin bir kısmı bildiğimiz yazı ile anlatırken bir kısmı da kendi çizdiği resimlerle ilerliyor. Hayranım gerçekten bu yazara :D Kitabın başında "Kağıt üzerinde sessiz bir film izlemek gibi." diye bir övgü var. Gerçekten öyle. Kitap giderek yaklaşan sahnelerin olduğu bir çizimle başlıyor. O kısımlara bakarken, hani kare kare geçen görüntüler vardır ya çok eski sinema filmlerinde, işte öyle hissettim.



Bu kez Hugo'nun hikayesini okuyoruz. Anne babası öldüğü için amcasıyla yaşıyor ve Paris Tren İstasyonu'nun saatlerinin bakımlarını yapıyorlar. İstasyonda bulunan yaşlı bir oyuncakçı ve küçük bir kızla kesişiyor yolları. Daha sonra gizemli bir resim keşfediyor. Biz de Hugo'yla birlikte esrarengiz olayları okuyoruz. 

Gerçekten, her yaştan herkese önerdiğim, mutlaka okuyun dediğim bir kitap oldu yine. Bu yazarı çok seviyorum ve her kitabını gözüm kapalı alıp okurum. Siz de kesinlikle bakmalısınız!


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi!

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Daha sürükleyici bir kitap olamaz herhalde!

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi, böyle bir baskıyı yapmak da hiç kolay değildir eminim. 

Orijinal isim (%10): 4/5
Bu tam olmamış ya :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapağı cıvıl cıvıl değil mi? :D

Final puanı: 4,55

Gurur ve Önyargı

Kitap Adı: Gurur ve Önyargı
Özgün Adı: Pride and Prejudice
Kitap Yazarı: Jane Austen

Çeviren: Hamdi Koç

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 362
Baskı Yılı: 2016

Bu kitabın ne kadar popüler olduğunu bilmeyen yoktur herhalde? Şimdi biraz kaybolur gibi oldu ama bir ara herkesin elindeydi, her yerde görüyorduk :D Aslında benim kitabı okuma sebebim biraz farklı :D Geçenlerde, uzun zamandır merak ettiğim Gözde Bekar kitabını aldım. Ve bu kitabın kapağında "Jane Austen'ın Gurur ve Önyargı kitabı günümüzde geçseydi?" yazıyor. Ben de önce Gurur ve Önyargı'yı okumazsam bu kitap benim için çok da anlamlı olmayacak dedim ve okudum! :D

İçinde bulunduğu edebiyat dönemi genel olarak böyle ürünler mi çıkarıyordu bilemiyorum ama kitapta hiçbir şey olmuyor. GERÇEKTEN HİÇBİR ŞEY :D Bennet ailesinin kızlarının evlenmeye çalışıp durmasını okuyoruz kitap boyunca. Erkekler gelip gidiyor, Bennet kızları onlara gönlünü kaptırıyor, sonra aksaklıklar falan oluyor ve kızlar bir türlü muradına eremiyor :D Ayrıca şunu da söylemeliyim, kızlarını başında atmaya bu kadar hevesli bir anne daha görmedim ben hayatımda :D


Kitabı okurken bu kitaptan çok rahat 4-5 sezon Türk dizisi çıkar diye düşündüm. Sonra bir ara instagramda bir hikaye paylaşmıştım, o zaman çoğunluğun da benle aynı fikirde olduğunu gördüm :D Kitabı okurken bir ara "Artık birileri kavga falan etse de biraz heyecan olsa." diye düşünmeye başladım :D Ama hiçkimse asla salon kadını çizgisinden kaymıyor. Tartışmaları görmeniz lazım, inanılmaz seviyeli :D

Sonuç olarak, kitabı çok beğenemedim. Sade bir dili, yalın bir anlatımı var ama ben hareketli kitaplar okumayı severim. 300 küsür sayfa boyunca genç kızları evermeye çalışmak hiç benlik değilmiş :D Kitabın çevirisiyle ilgili ufak bir sıkıntım var, onu da söylemeden geçmeyeyim. Kitap boyunca Mr., Mrs. gibi ünvanlar çevrilmeden bırakılmış. Keşke çevrilseymiş diye düşündüm. Zaten yüz bin tane karakter var, bir de bu ünvanlarla iyice karman çorman oldu her şey benim için :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 2/5
Eh :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 2/5
Çok sıkıldım okurken gerçekten.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 4/5
Ünvanlar için bir puan kıracağım :D

Orijinal isim (%10): 5/5
Güzel! :D

Güzel kapak (%5): 3/5 
Dümdüz kapak, yorum yapılacak pek bir şey yok :D

Final puanı: 2,45

4 Temmuz 2017 Salı

Kocaman Kalpli

Kitap Adı: Kocaman Kalpli
Özgün Adı: Géant
Kitap Yazarı: Jo Hoestlandt

Çeviren: Azade Aslan

Yayınevi: Günışığı Kitaplığı
Sayfa Sayısı: 96
Baskı Yılı: 2017

Bunu yazmaya başladım ama bir yandan da sadece Goodreads'de mi yazsaydım diye düşünüyorum çünkü söyleyecek pek bir şeyim yok, çok kısa bir yazı olacak gibi duruyor.

Kocaman Kalpli'yi geldiğinden beri epey merak ediyordum çünkü kapağı çok tatlı. Kitabın içinde illüstrasyonlar da var. O yüzden ekstra tatlı! :D Günışığı Kitaplığı'nın bu tatlış çocuk kitaplarını çok seviyorum. Arada kafa dağıtmak için harikalar!


Louis ufak tatlı bir çocuk. Babasıyla birlikte koyun otlatıyorlar ve bunu yaparken de upuzun cambaz ayaklıkları kullanıyorlar. Ama sonra işler istenildiği gibi gitmiyor ve Louis annesiyle birlikte büyük bir kente taşınmak zorunda kalıyor. Hem çok sevdiği ayaklıklardan vazgeçmek zorunda kalıyor hem de bu büyük şehre uyum sağlamaya çalışıyor. 

Kısacık bir kitap, bir saat bile sürmez okuyup bitirmeniz. Ama pek çok derde deva olduğunu düşünüyorum :D Hani bazı zamanlar canınız yataktan çıkmak istemez ya, işte tam o zamanlarda yorganın altına kıvrılıp okumalık. Hastayken falan da çok iyi gider :D Reading Slump zamanlarında da çok güzel bir kurtarıcı olabilir bence. 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
96 sayfa, çizimler var, çocuk kitabı. Başka bir şey söylemeye gerek var mı? :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir problem yoktu. 

Orijinal isim (%10): 0/5
Maalesef :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapak aşırı tatlı ya!

Final puanı: 4,15

2 Temmuz 2017 Pazar

Yaratık: Covenant (Alien, #5)

Kitap Adı: Yaratık: Covenant
Özgün Adı: Alien™: Covenant
Kitap Yazarı: Alan Dean Foster

Çeviren: Barış Tanyeri

Yayınevi: İthaki
Sayfa Sayısı: 331
Baskı Yılı: 2017

Bu kitapla ilgili karmaşık bir durum var. Aslında iki durum :D İlki şu: Kitap, bir kitap olarak Alien serisinin beşinci kitabı olarak gözüküyor. Film olarak ise Prometheus filminin devamı niteliğinde, yani ikinci sırada. Dolayısıyla, yalnızca filmi izlemek yeterli olur mu yoksa önceki dört kitabı da mı okumak gerekir diye çok kafam karıştı ve tereddüt ettim.

İkinci mesele de kitabın kapağında yazan "Filmin Resmi Roman Uyarlaması" ibaresi. Bu bana önce filmin çıktığını, daha sonra senaryo uyarlaması olarak kitabın çıktığını anlatıyor ama bundan da emin olamadım :D

Bu kitap elime geçtiğinde yukarıda bahsettiğim durumdan ötürü kitabı hemen okuyamamıştım. Ve o aralar Prometheus filmini izledim. Şimdi de işte kitabı okumaya karar verdim ve okudum. Kitaptan önce filmi izlemenin olumlu ve olumsuz sonuçları oldu benim.



Olumlu sonucu, kitapta Prometheus'ta olan bazı olaylara ve kişilere göndermeler var. Bunlardan haberdar olduğunuz için kitabın ilgili sahneleri daha anlamlı oluyor. Ben okuduğumda çok şaşırmıştım o kısımları :D

Olumsuz sonucu ise iki kurgunun birbirine ne kadar benzediğini görüyor olmanız. Yani, bu kitap boyunca olan her şey, Prometheus filminde olanlara o kadar benziyor ki kitabın başında bütün her şeyi tahmin etmeniz işten bile değil. Bu anlamda hiç özgün gelmedi kitabın kurgusu bana. Ve hatta şu an Alien serisinin beş kitabında da aynı şeyler mi olup duruyor diye düşünüyorum :D

Durumlar böyle işte :D Uzun zamandır bir uzay kurgusu okumamıştım, bu anlamda iyi geldi kitap. Dediğim gibi ben çok özgün bulamadım ama siz önce Prometheus filmini izlemezseniz bu sorunu yaşamazsınız diye düşünüyorum. Ayrıca kitabın kapağını aşırı beğendim! :D


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 2/5
Özgün bulamadım :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 3/5
Ortalamaydı benim için. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir problem yoktu. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Yaşasın :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapak cidden güzel ya! 

Final puanı: 3,05

1 Temmuz 2017 Cumartesi

Vahşetin Çağrısı

Kitap Adı: Vahşetin Çağrısı
Özgün Adı: The Call of the Wild
Kitap Yazarı: Jack London

Çeviren: Levent Cinemre

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 107
Baskı Yılı: 2016

#herhaftabirklasik etkinliğinde geçtiğimiz hafta Vahşetin Çağrısı'nı okuduk. Ben daha önce hiç Jack London okumamıştım sanırım. Çocukken falan bir şeyler okudum mu diye düşünüyorum ama hatırlayamadım :D 

Kitabı okumaya başladığımda, kitabın Buck adında bir köpeğin etrafında döndüğünü anladım ve ne kadar oijinal bir fikir diye düşündüm. Çünkü daha önce hiç bir hayvanı merkeze alan, onun bakış açısını, duygularını, düşüncelerini bize aktaran bir kitap okumadım. Sena Hayvan Çiftliği'ni hatırlattı ama oradaki hayvanlar temsiliydi, başka bir şeyi işaret ediyorlardı. O yüzden o sayılmaz ve bu kitaptaki fikir halen orijinal! :D


Jack London'ın adını duyurmasını sağlayan bu kitap, dediğim gibi Buck adındaki bir köpeğin hayatının bir kesitini anlatıyor bize. Bir malikenede evcil hayvan olarak hayatına devam ederken, dönemin şartları gereği, yük ve araç hayvanı olarak başka birine satılıyor. Tam olarak hangi tarih bilemiyorum, geçtiyse de ben dikkat etmedim ama o zamanlar yapılı sağlam köpekler kızakları çekmek üzere kullanılıyormuş. Buck da yaşadığı malikaneden koparılarak bu görev için kullanılmaya başlıyor.

Biz de yaşamının bu kısmını ve ortama ayak uydurarak bir anlamda "vahşileşmesini" okuyoruz. Akıl almaz soğuklarda kilometrelerce yol yürümesini, kilolarca ağırlık taşıyan kızakları çekmesini, bununla birlikte diğer köpeklerle rekabetini ve kavgalarını görüyoruz. 

Gerçekten sevdiğim bir kitap oldu. Oldukça yalın ve güzel bir dili vardı kitabın. Klasiklere başlamak için güzel bir alternatif daha! Klasikleri okurken akıcılık ve sürükleyicilikle ilgili sorunlar yaşayan biri olan ben bile bunu diyorsam gerisini siz düşünün :D 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Bu da güzeldi. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Gayet güzeldi.

Orijinal isim (%10): 5/5
Yaşasın :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapağı da güzel, fena değil. 

Final puanı: 4,15