16 Aralık 2014 Salı

Hipno-Terapist

Sana söylediğim hiçbir şeyi hatırlamayacaksın ve parolayı duyduğun anda onu benim için öldüreceksin.

Kitap Adı: Hipno-Terapist
Özgün Adı: Hypnose
Kitap Yazarı: Sina Beerwald
Çeviren: Yonca Kocadağ
Yayınevi: Koridor
Sayfa Sayısı: 354
Baskı Yılı: 2014

Gayet mutlu görünen, evlilik planları yapan çift Jannis ve Annabel. Inka'nın verdiği partiden iki saat sonra evinde ölü bulunan Jannis. Ve onu öldürdüğünü itiraf eden Annabel. Kitap bomba gibi bir girişle başlıyor zaten. Başrolde Inka karakteri var. Bebeği ölü doğduğu için 6 aydır bunalımda. Doğuma ilişkin anılarının büyük çoğunluğunu bastırmış. İyileşebilmek için hipnoz tedavisi alıyor.


Daha sonra Inka'nın başına kötü şeyler gelmeye başlıyor. Ölüm tehditleri alıyor, saldırıya uğruyor, evine girilip ölen bebeği için sakladığı oyuncak ayı bıçaklanıyor. Uzun bir süre ya Inka gerçekten delirmiş ya da bütün bu oyunun arkasında kocası var diye düşündüm. Yazar hikayeyi o kadar iyi işliyor ki sanki her şey ortada, tamam bu kadın deli diye düşünüyorsunuz :D

Ama sonra bir hipnoz sahnesi var ki bayıldım. Birbirinin içine geçmiş on tane televizyon. En sondaki kibrit kutusu kadar gözüküyor.

"En küçük televizyona odaklanın, ekran siyah-beyaz ve net değil. Hatırlamak istediğinizde ekran netleşecek ve renklenmeye başlayacak. Algınızı tamamen ekrana odaklayın. Ne görüyorsunuz?"

"Üzerinizde sizin hayatınıza dair bir resim bulunan DVD kapağı arayın. Her kabı elinize alın."

"Hayır, bu filmler bana bir şey ifade etmiyor... Aa, kapağın üzerinde benim resmim var. Hamileyim. Sağımda ve solumda Annabel'le Janis var."

"Güzel. Filmin ismine odaklanın."

"Üzerinde harf yok. Adı yok."

"Dikkatli bakın. Bana adını söyleyin."

"Şimdi... Bir şeyler görüyorum. Bir isim. Inka Mayer. Benim ismim bu. Başka harfler de var ama gözümün önünde dans ediyorlar. T  Y   C  N     L  K. Bu ne anlama geliyor? Hiçbir mantığı yok."

Terapist o kadar müthiş bir seans yürütüyor ki Inka'nın bastıdığı her şey bir DVD kapağında dışa vuruyor kendini. Tabii ben görünen harflerin bazılarını çıkardım ki spoiler olmasın. Ama bu bilgiden sonra kocaman bir OHA demiştim :D Hikaye o kadar başka bir şeye dönüştü ve kızıştı ki soluksuz okudum.

Yazar hikaye boyunca post-hipnotik terapi olarak bilinen teknik üzerinden gitmiş. İnsanlara hipnoz altındayken bazı telkinler yapıp onları cinayete azmettirme olayı. Kitabın sonunda da "Şayet bu cinayet romanının sonunda asla hipnoz edilmemeye karar verdiyseniz bir yazar olarak hedefime ulaşmış sayılırım" demiş :D Ama bilindiği kadarıyla bu yöntemin gerçekten işe yaradığına dair elimizde veri yok. Hatta hipnoz artık terapi seanslarında hiç kullanılmıyor diye biliyorum. Bilimsel bir teknik olarak görülmemeye başladı. Dolayısıyla hipnoterapistlerden korkmayın, ya da biraz korkun :D

Kitap inanılmaz akıcı, fazlasıyla sürükleyici bir gerilim romanıydı. Gerilim türünü seviyorsanız mutlaka okumanız gerekenlerden.

Kitaba puanım: A+


12 yorum:

  1. Kitabı ne güzel anlatmışsınız, okuma listem aldım :) Bu arada bir miminiz var :)

    YanıtlaSil
  2. blog keşif etkinliğinden geldim bana da beklerim :)
    http://sinempehlivan39.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  3. Merhaba
    Blogumda dolu dolu kitap çekilişi var, katılımlarınızı beklerim
    http://ilknur--akpinar.blogspot.com.tr/2014/12/dolu-dolu-cekilis.html

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. aa post hipnoza meraklıydım bir ara neden kaybetmişsem merakımı.. sanırım korkmuştum biraz ve denemelerim sonuç vermemişti :)))) ama romanın konusu gerçekten ilginçmiş. Kesinkesssss almalıyım bunu, gerilim okumaktan gri hücrelerim coştu bu ara cinayeti yarıda bırakmak olmaz ^.^

    YanıtlaSil
  6. Sizi Blogger Haritamıza ekledim.
    http://bloggerharitasi.blogspot.com.tr/2014/12/kronik-okur.html
    Aynı zamanda google+/twitter/pinterest hesaplarımdan da paylaştım. İlginiz için teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle güzel bir fikir için ben teşekkür ederim :)

      Sil