17 Mart 2019 Pazar

Çırak (Kara Büyücü, #2)

Kitap Adı: Çırak
Özgün Adı: The Novice
Kitap Yazarı: Trudi Canavan
Çeviren: Mert Dengiz

Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 528
Baskı Yılı: 2017


Biliyorsunuz, Büyücü Loncası'nı çok çok sevince hemen ikinci ve üçüncü kitabı sipariş etmiştim ve geldikleri gibi de hemen Çırak'ı okumaya başladım.

Böyle serilerde en sevdiğim şeylerden birini yapıyor yazar, ikinci kitaba başlarken. Önceki kitapta neler oldu bitti diye şöyle bir güzel özet yapıyor birkaç sayfada. Bu gerçekten benim çok fazla ihtiyaç duyduğum bir şey çünkü araya biraz zaman girdiğinde hemen unutuveriyorum olayları. O yüzden yazarı bu hareketiyle daha da fazla sevmiş oldum :D

Yani bir ara kitap olduğu için çok fazla detay veremeyeceğim. Ama şöyle bir düşündüğümde, serilerin ikinci kitaplarında temponun düştüğünü hissederim genelde. Hep bir koşuşturmaca olur, birinci ve üçüncü kitapları birbirine bağlayan bir işlev görür. Ama bu seride asla böyle bir sorun yok. Bir an bile olsun heyecanını kaybetmiyor. Gerçekten o kadar uzuuuuun süredir böyle keyifli bir seri okumamıştım ki size anlatamam :D Nazar değecek diye de korkuyorum bir yandan :D



Yazarın bu üçlemede bize gösterdiği dünya gerçekten en çok sevdiğim büyülü dünyalardan biri olabilir. Büyü gerçekten çok güzel işleniyor. Hala zihin okuma ve şifa sahnelerinde kendimden geçiyorum :D Bir büyü yeteneğine sahip olabilseydim çok büyük ihtimalle bunun şifa olmasını isterdim. Düşünsenize, insanın hücrelerine kadar girip onu iyileştirebiliyorsunuz!

Hala bu seriyi okuyup okumamayı düşünüyorsanız çok şey kaybediyorsunuz. Hazır CNR Kitap Fuarı başlamışken, hatta Bursa'da falan da başka fuarlar varken gidin ve bu kitapları alın!


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok güzeldi!

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Lütfen nazar değmesin ve üçüncü kitap da en az ilk ikisi kadar güzel olsun :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bu kitapta bir sorun görmedim.

Orijinal isim (%10): 5/5
Pegasus her zaman yapmaz bunu, kıymetini bilelim :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapaklar sade ama gayet güzel. 

Final puanı: 5

10 Mart 2019 Pazar

Little Worse Than A Man (Vision, #1)

Kitap Adı: Vision, Volume 1: Little Worse Than A Man
Kitap Yazarı: Tom King & Gabriel Hernandez Walta
Yayınevi: Marvel

Sayfa Sayısı: 136
Baskı Yılı: 2016

Bu çizgiromanı Nihan'da görmüştüm, o tavsiye ediyordu. Hatta şu an fuarda ve hala tavsiye ediyor :D Kapağı çok güzel olduğu için ilgimi çekmişti, geçenlerde öyle aklıma geldi indirip okumaya başladım.

Okumaya başladıktan sonra ne öğrendim peki? Vision, Avengers'ın üyelerinden biriymiş. Benim asla haberim yoktu böyle bir şeyden :D O yüzden bir bocaladım, geçmişiyle ilgili hiçbir şey bilmediğim için neler olup bittiğini anlayamayacakmışım gibi geldi. Ama pek de öyle olmadı bence. Yani bir şey kaçırdıysam da bilemiyorum tabii :D


Bu çizgiromanda Vision insan olmak ve kendine normal bir hayat kurmak istiyor. Bu yüzden kendisine bir eş ve iki çocuk yapıyor (galiba kendisi yapıyor? :D). Normal bir hayat kurmaya çalışıyorlar tabii ama yine olaylar peşlerini pek bırakmıyor. Biz de ilk altı sayının toplanmış olduğu bu ciltte neler olduğunu okuyoruz.

Yani duygularım biraz belirsiz. Okurken keyif aldım, çizimleri de gerçekten güzeldi. Ama ikinci cildi okur muyum diye düşününce... Yani okuyabilirim ama okumasam da bir şey kaybetmem gibi hissediyorum :D Ama ben çok nadiren çizgiroman okuduğum için benim zevkime pek güvenilmez, bunu da not olarak düşeyim :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%40): 4/5
Güzeldi. 

Sürükleyici ve akıcı olma (%50): 4/5
Çizgiroman zaten, doğası itibariyle akıcı :D  

Baskı kalitesi (%5): 5/5
Basılı olarak okumadığım için... :D

Güzel kapak (%5): 5/5
Okumamın tek sebebi kapağı zaten :D

Final puanı: 4,1

7 Mart 2019 Perşembe

Büyücü Loncası (Kara Büyücü, #1)

Kitap Adı: Büyücü Loncası
Özgün Adı: The Magicians' Guild
Kitap Yazarı: Trudi Canavan
Çeviren: Mert Dengiz

Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 440
Baskı Yılı: 2016


Büyü kurguları okumayı çok sevsem de okuduğum kitaplardan bir türlü istediğim keyfi alamıyordum. Sonunda aradığımı buldum sanırım :D Büyücü Loncası bu türde uzun zamandır okuduğum en iyi kitaplardan biri oldu benim için. 

Büyücü Loncası'ndaki büyücüler her yıl Arınma dedikleri bir şey yapıyorlar ve bunu yaparken büyüden bir kalkan oluşturuyorlar. Ancak halk bu durumdan hiç hoşlanmadığı için sürekli protestolar oluyor, taşlar falan atılıyor. Tabii bu taşların büyü kalkanını geçmesine imkan yok. Ancak Sonea'da birden çok öfkeleniyor, eline bir taş alıp fırlatıyor. Bu taş bir ışık çakmasıyla birlikte onlarca büyücünün kurduğu büyü kalkanını geçince herkes dehşete düşüyor.

Sonea bu şekilde büyü gücünü keşfediyor. Böyle kenar mahallelerden büyücü çıktığı hiç görülmedik bir şey olduğundan Büyücü Loncası Sonea'yı bulmaya çalışıyor hemen. Bir şekilde buluyorlar ve onu güçlerini kontrol etmeyi öğretmek adına loncaya alıyorlar.


Gerçekten hem sürükleyicilik açısından hem de kurulan büyü dünyası açısından çok iyi bir kitaptı. Büyücülerin kendi arasında yaptığı zihinsel iletişim ve gücün kontrol edilmesiyle ilgili sahneler çok güzel detaylarla tasarlanmıştı, okuması çok keyifliydi. 

Bu kitabı çok sevince hemen diğer iki kitabı da sipariş verdim. Gelir gelmez okumaya başlayacağım. Bu arada bu seri daha önce başka bir yayınevinden çevrilmiş ancak onlarda üçten fazla kitap var. Bazı yorumlarda kitapların bölündüğünü falan gördüm ama hiç anlayamadım. Bilen gören var mı? :D


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok güzeldi!

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Okuması gerçekten keyifliydi.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 4/5
Bazı yerlerde yazım hataları gözüme takıldı. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Daha ne olsun :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapakların kendi arasındaki uyumunu da çok sevdim :D

Final puanı: 4.95

4 Mart 2019 Pazartesi

Seni Ben Uydurdum

Kitap Adı: Seni Ben Uydurdum
Özgün Adı: Made You Up
Kitap Yazarı: Francesca Zappia
Çeviren: Gamze Bulut

Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 416
Baskı Yılı: 2017


Seni Ben Uydurdum bir süredir kitaplığımda duruyordu, galiba Kasım'da fuardan almıştım? :D Birden dikkatimi çekti, o yüzden elime aldım ve okumaya başladım. Zaten adıyla fazlasıyla ilgimi çekiyordu.

Alex bir lise öğrencisi ve paranoid şizofreni tanısı var. Eski lisesinde bir şeyler yapıp ceza alınca yeni bir liseye transfer oluyor. Orada gördüğü öğrencilerden birinin yıllar önce yaşadığı bir olayda kendisine yardım eden çocuk olduğunu düşünüyor. Ama tabii o olay bir halüsinasyon muydu yoksa gerçek miydi emin olamıyor. Genel olarak etrafındaki hiçbir olaydan emin olamıyor, o yüzden sürekli fotoğraf çekiyor. Fotoğraflara daha sonradan baktığında orada gördüğünü düşündüğü şey kaybolduysa onun gerçek olmadığını anlıyor.


Kitabı gerçekten çok sevdim. Aslında Alex'i çok sevdim. Ve tabii dünyaya bir şizofrenin gözlerinden bakmak çok ilginçti. Yani bilmiyorum, komşunuzun bahçesinde bir sincap görüyorsunuz ama o gerçek mi değil mi emin değilsiniz. Ve kitabın sonlarına doğru öyle bir şok da yaşıyorsunuz ki! Yani onun gerçek olmadığından bir an bile şüphe etmemiştim ama "O gerçek değil" cümlesini okuyunca kaldım öyle :D

Böyle kişilik bozukluklarıyla ilgili kurgular okumayı aşırı çok seviyorum. O yüzden bu kitabı da gerçekten keyifle okudum. Size de tavsiye ediyorum. Öyle çok reklamı yapılmadı, kenarda köşede kaldı gibi sanki bu kitap. Ama bana güvenin :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Gayet güzeldiii :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Merakla okudum ben. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Yaşasın :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak da yani harika değil ama güzel işte :D

Final puanı: 4.95

3 Mart 2019 Pazar

Carol Gömülmeden

Kitap Adı: Carol Gömülmeden
Özgün Adı: Unbury Carol
Kitap Yazarı: Josh Malerman
Çeviren: Aslı Dağlı

Yayınevi: İthaki
Sayfa Sayısı: 400
Baskı Yılı: 2019


Carol Gömülmeden Josh Malerman'ın en yeni kitabı. Ve ben ilk kez bir Malerman kitabı için pek de olumlu olmayan bir yorum gireceğim galiba. Hazır mısınız? :D

Önce biraz konudan bahsedeyim. Carol'ın bir problemi var. Bazı zamanlarda bir tür atak geçiriyor. Koma diyorlar buna. O anlarda kalp atışı çok yavaşlıyor, neredeyse hiç nefes almıyor. Yani durumu bilmeyen biri tarafından kolaylıkla öldüğü sanılacak bir halde oluyor. Ve bu koma halindeyken de sonsuz bir düşme yaşıyor. Bu hal bazen günler sürüyor ve Carol sadece düşüyor. Nerede olduğunu, neden düştüğünü falan hiç bilmiyor. 

Carol yine bu komalardan birine girdiğinde kocası önceden planladığı üzere karısının gerçekten öldüğünü ilan ediyor ve Carol tekrar uyanmadan apar topar bir cenaze düzenlemeye çalışıyor. Çünkü Carol öldükten sonra bütün serveti ona kalacak. Carol'ın durumunu kocasından başka bilen tek kişi eski sevgilisi James Moxie. Cenaze haberini alınca da Carol gömülmeden yola koyulup onu kurtarmak istiyor.


Buraya kadar her şey çok güzel. Bence konu çok ilgi çekici. Ama sorun James'in geçtiği yolda aslında. Mesele James'in Carol'a ulaşmasından ibaret ama yolda o kadar çok insan görüyoruz, o kadar çok şey oluyor ki bir türlü sadede gelemiyor kitap. Odağın esas konudan bu kadar fazla kopması benim hiç hoşuma gitmedi. O yüzden okurken gerçekten çok sıkıldım. Malerman neden böyle yapmış bilmiyorum ama adeta konuyu bölercesine sürekli giren yan karakter ve olaylar gerçekten hiç umurumda olamadı :D Onlar yerine, Carol'ın komaya girdiğinde gittiği yeri çok merak ettim mesela. Malerman'ın bu ucu açık bırakma olayını diğer kitaplarında, özellikle Kafes'te çok sevmiş olmama rağmen bu kitapta hoşuma gitmedi. 

Sonuç olarak güzel konu ama oldukça sıkıcı bir kurgu diyorum. Siz okurken benim kadar sıkılır mısınız bilemem. Bir Malerman kitabına karşı önyargı geliştirmenizi de istemiyorum, çünkü kendisini çok severim. O yüzden daha önce söylediğim bir şeyi tekrar hatırlatayım: Son zamanlarda çok huysuzum ve okuduğum her şeye burun kıvırıyorum :D 


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Meeeh :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 2/5
Gerçekten sıkıldım. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Orijinal isim (%10): 1/5
İlk başta ehh idare eder diyordum ama olayları "unbury" ifadesine daha sadık kalınmalıydı bence :D

Güzel kapak (%5): 3/5 
Kapak güzel. 

Final puanı: 2.45