Olimpos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Olimpos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2017 Pazartesi

3:01 (Tina Boyd, #2)

Kitap Adı: 3:01
Özgün Adı: Relentless
Kitap Yazarı: Simon Kernick
Çeviren: Özlem
  Menemencioğlu
Yayınevi: Olimpos
Sayfa Sayısı: 344
Baskı Yılı: 2016


Cumartesi, öğleden sonra… Telefon çaldığında, çocuklarla bahçedesiniz. Arayan okuldaki en iyi arkadaşınız. Birkaç yıldır görmediğiniz biri. Bu, eski zamanları yâd edeceğiniz dostça bir arama olmalı. Ama değil. Aramasının sebebi farklı. İşkence altındaymış gibi, kesik kesik, hızlı hızlı soluyor. Birileri ona korkunç bir acı çektiriyor. Çığlık atıyor ve sonra hayatınızı tamamen değiştirecek altı kelime mırıldanıyor: Adresinizin ilk iki satırını... 

Bu tanıtım yazısını okuduktan sonra "vay be!" demiştim. Arka kapakta "Simon Kernick'i yıldız yapan kitap." diyor ama öyle yıldızlık bir tarafı yok kitabın :D Üstte gördüğünüz telefon ile başlıyor kitap. Bu telefonun üzerine Tom kendini bir anda olayların ortasında biliyor. İnsanlar onu yakalamaya ve öldürmeye çalışıyor. Ama neden, belli değil.

Çok daha iyi gerilimler, polisiyeler okuduğum için bu kitap sönük kaldı bende. Yine de fena değildi ama kitapta çok daha büyük bir sorun var aslında: ÇEVİRİ. Çevirinin her tarafından amatörlük akıyor. Okurken defalarca şok oldum, çok da dalga geçtim aslında :D



Çevirmen bir yerde şöyle demiş: "Lanet olası bunu yapma!" Ne demek bu? Bir saat falan uğraştım, kitabın orijinalini aradım. E-book olarak bulamadım ama sesli kitap versiyonunu buldum. Onda da epey uğraştım ve bu cümlenin geçtiği yeri buldum. "Don't fucking do it!" diyor. Google Translate kafasıyla çevrilince de ortaya üstteki aşırı anlamsız cümle çıkmış tabii.

İngilizcede fiilin önüne ya da arkasına fuck kelimesinin getirilmesi çok yaygındır. Ama siz bir metni çevirirken her gördüğünüz fuck'ı lanet olsun diye çevirirseniz berbat bir şey çıkar ortaya. Kitabı okurken yeter kusacağım artık dedim zaten :D 

Çeviri tamamen şeye benziyor, hani şu televizyonlardaki filmlere yapılan beşinci sınıf kalite iğrenç dublajlar var ya, işte o! Lanet olası sorunun ne senin adamım? :D

Çeviriye zaten takmışım, sonlara doğru neyle karşılaşayım? Çeviride rezaletin son noktası oldu :D Cümle aynen şu:

İçimi sevinçle dolduran üç kelime söyledi. "Hallettim."

ÜÇ KELİME. Çok büyük ihtimalle "I got it." diyor, bunu arayıp bulmaya üşendim artık :D Şunu üç kelime olacak şekilde çevirmek için Kraliçe Elizabeth falan olmak gerekmiyor. Hadi onu da beceremedin, üç yerine bir yazmak da mı zor yani? :D Editör bu çeviriyi okumuş nasıl onaylamış, bu kitap baskıya gitmeden önce hiç mi okunmuyor, düzeltilmiyor? Kafamda deli sorular :D

Bu arada kitap bir serinin ikinci kitabıymış, ben böyle bodoslama girmiş oldum :D Ama polisiyelerde sıklıkla gördüğümüz ortak karakterli ama farkı kurgulu serilerden. O yüzden bir problem olacağını sanmıyorum :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Yani ortalamaydı. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 3/5
Bu da ortalamaydı. 


Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 0/5
Çeviri felaket ya, gerçekten :D

Orijinal isim (%10): 0/5
Çeviri böyleyken orijinal isim beklenemezdi zaten :D

Güzel kapak (%5): 3/5 
Eh :D

Final puanı: 2,55

13 Şubat 2017 Pazartesi

Edgar Casey Akademisi

Kitap Adı: Edgar Casey Akademisi
Özgün Adı: A World Without You
Kitap Yazarı: Beth Revis
Çeviren: Yasemin Bayraktar
Yayınevi: Olimpos
Sayfa Sayısı: 380
Baskı Yılı: 2017


BU KİTAP HARİKAYDI! Evrenin Ötesi serisinden beri Beth Revis'i çok seviyorum, biliyorsunuzdur. Bu kitabını da çok merak ediyordum ve çevrildiğinden hiç haberim yoktu. D&R'da gezinirken tesadüfen gördüm ve zaten birkaç gün sonra da sipariş vererek kitabı aldım.

Gerçekten çok güzeldi. Yani güzel bir şeyler bekliyordum zaten ama bu kadarını beklemiyordum. Evrenin Ötesi biraz distopya, bilimkurgu karışımı bir şeydi. Yazar bu kitapta çok farklı bir şey denemiş ve yine mükemmel olmuş! Bence böyle farklı bir türe geçmek, farklı şeyler yazmak çok zordur, her yazar bunu başaramaz.

Kitap Bo ve onun kardeşi Phoebe'nin bakış açılarından anlatılıyor. Bo'nun zamanda yolculuk yapabilme gücü var. Güçlerini keşfettiği bir tür ataktan sonra özel bir okula gönderiliyor. Edgar Casey Akademisi olarak bilinen bu okula böyle özel güçleri olan çocuklar alınıyor ve topluma uyum sağlamaları, normal bir hayat sürmeleri hedefleniyor. Bo'nun sınıfındaki diğer çocukların da ateşi kontrol edebilme, zihin gücüyle nesneleri hareket ettirme, ölülerle konuşma, görünmez olma gibi güçleri var. 

Kitap böyle başlıyor işte. Kitabı okumaya devam ederken, bir şeyler olmaya başlıyor. O inandığınız, gördüğünüz dünya çatırdamaya başlıyor. Bo gerçekliği kaybetmeye başladıkça, siz de onunla birlikte neyin gerçek olduğunu anlamaya çalışıyorsunuz ve kafanız karışıyor. Sanki ben de gerçeklik algımı kaybetmişim, hiçbir şeye güvenemezmişim gibi hissettim.



Yazar sonra da size burada verdiği bu yeni gerçeklik üzerinden ilerlemeye başlıyor. Neler olduğunu öğrendikçe şok oluyorsunuz. Ama artık olay çözüldü, durumlar böyleymiş derken... Sondan ikinci sayfada ufacık bir sahne gösteriyor size, Bo bir şeyler diyor sadece. Aslında çok önemsiz, tesadüf gibi gözükebilecek bir şeyler. Ama aslında o kadar kilit bir şey ki, yine olayı çözdüm deyip inandığınız her şey çöküyor.

Şimdi hangisi doğru? HANGİSİ DOĞRUYDU! :D Eğer ikincisi doğruysa Bo, o sonda yaptığı şeyi nasıl yaptı? Kitabı bitirince hemen Goodreads yorumlarını okudum ve gördüm ki herkesin kafası karışmış ve herkes benim sorduğum soruyu sormuş. Bazıları, "yazar sonunu bize bırakmış." derken bazıları "tabii ki ikincisi doğruydu, bu kitap en başta sandığınız gibi bir kitap değil." demiş.

Ben ikincisine daha yakınım ama her türlü çok güzeldi kitap. Böyle bir konuyu bu şekilde işlemek müthiş bir fikir, gerçekten çok orijinal. Daha önce böyle bir şey görmedim ben! :D


Kitapta aynı zamanda parçalanmaya başlamış bir aile var. Bo'nun ailesi de gerçekten çok iyi tasarlanmış ve aralarındaki bu çatırdayan ilişkiler çok güzel verilmişti. Kitapta Phoebe'nin bakış açısından bölümler olması da gerçekten kitabı çok yükseltiyor ve güzelleştiriyordu.

Bunu söylemek için çok çok erken biliyorum ama yine de söyleyeceğim :D Eğer, daha iyisi gelmezse büyük ihtimalle "2017'nin En İyi Kitabı" olarak Edgar Casey Akademisi'ni göreceğiz.


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
ÇOK GÜZELDİ!

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Sabah okumaya başlasam bir günde bitiririm ben bu kitabı :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 2/5
Üzülerek söylüyorum ki sanırım ilk baskı olduğu için çok fazla yazım hatası vardı :(

Orijinal isim (%10): 0/5
Sensiz Bir Dünya aslında :(

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapağı güzel. 

Final puanı: 4,3

15 Şubat 2015 Pazar

Dünyanın Gölgesi (Across the Universe, #3)

Neredeyse eve vardılar


Kitabın Adı: Dünyanın Gölgesi
Özgün Adı: Shades of Earth
Kitap Yazarı: Beth Revis
Çeviren: Ayça Sağlam
Yayınevi: Olimpos
Sayfa Sayısı: 461
Baskı Yılı: 2014


Amy ve Çırak, sonunda uzay gemisi Godspeed'in kasvetli duvarlarından kurtuldular. Centauri-Dünya'da yeni bir yuva inşa etmeye ve taze bir başlangıç yapmaya hazırdılar. Bu gezegene ulaşmak için Amy, evrenin ötesinden 25 trilyon mil yol kat etmişti.

Sonunda gezegene indiik. Ve sonunda donmuşlar uyandı. Ama tabii ki gezegen kollarını açıp bizi beklemiyordu. Gezegendeki vahşi hayvanlar ve donmuşlarla gemililer arasında yaşananlar yeni hayatın o kadar da kolay olmayacağını gösteriyordu. 



Öncelikle şunu söylemeliyim ki seri bittiği için çok üzgünüm. Gerçekten çok sevdim, bayıldım, müthiş bir heyecan ve zevkle okudum. Yazar o pat pat suratımıza çarptığı şokları biraz daha yaysaydı rahat beş kitaba uzardı diye düşünüyorum. Keşke öyle olsaydı, daha fazla okuyabilseydik. Ve umarım filmleri çekilir. Grinin Elli Tonu'na bile film çekmiş sektörden Evrenin Ötesi efsanesine de en kısa zamanda film bekliyorum :D Ayrıca, bu kurgudan müthiş dizi de olur. Konusu yakın olduğu için, kıyaslamamı anlamanız adına söylüyorum. The 100'a bin basar bunun dizisi yapılırsa :D

Yazacak bir şey bulamıyorum. Çok çok çok güzeldi. Gerçekten güzeldi ya. Hani bazı seriler son kitapta artık sıkıcı olur, konudan sapar gibi. Mesela bana Açlık Oyunları öyle gelmişti. İlk kitap mükemmeldi, ikinci kitap da gayet iyiydi ama üçte artık oyun falan kalmadı. Hep bir koşuşturmaca falan. Ben okurken sıkılmıştım açıkçası. Ama bu öyle değil. Üçüncü kitap da ilki kadar güzel ve sürükleyiciydi. Son sayfasına kadar hiç bırakmıyor kitap sizi. Sayfa çevirmek için sabırsızlanıyorsunuz.

Kesinlikle alın, okuyun, okutun!

Özgün konu ve kurgu (%35): 5/5
Uzayda yaşam varsa ben de varım! 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5 
Artık söylememe gerek yok herhalde, harika!

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 3/5
Üzgünüm ama üç kitapta da aynı sorunu yaşadım. Bu kitapta daha da fazlaydı. Yanlış yazılan kelimeler, kelime ortasında büyük yazılan harfler, anlamsız cümleler ve cümle içinde tekrarlanan kelimeler vardı. Sanırım son okuması yapılmamış.

Orijinal isim (%10): 5/5 
Üç kitapta da orijinal isme sadık kalan yayınevine kocaman alkış!

Güzel kapak (%5): 4/5 
Böylesine müthiş bir kurgunun, böyle bir efsanenin kapağını bir ergen aşkıyla ziyan etmeyi doğru bulmuyorum.

Final puanı: 4,85

11 Şubat 2015 Çarşamba

Bir Milyon Güneş (Across the Universe, #2)

Amy? Buna hazır mısın? Bir seçim yapmak zorundasın. Gemi ölüyor. Godspeed daha fazla dayanamayacak. Ve sen-sen herkes adına karar vermelisin. Çünkü süre dolmak üzere.

Kitabın Adı: Bir Milyon Güneş
Özgün Adı: A Million Suns
Kitap Yazarı: Beth Revis
Çeviren: Ayça Sağlam
Yayınevi: Olimpos
Sayfa Sayısı: 424
Baskı Yılı: 2012

Seri mükemmel bir şekilde devam ediyor. Bir önceki kitap olan Evrenin Ötesi'nde gemiyle ilgili sırların bazılarını öğrenip şok olmuştuk. Ama onlar neymiş ki, asıl şoklar bu kitapta :D Üçüncü kitaba daha dün akşam başladım ama bu seri çoktan tüm zamanların en iyileri listemde üst sıralara oturdu. Sanırım Açlık Oyunları'ndan beri böyle heyecanlandığım ve bu kadar çok sevdiğim bir seri okumamıştım.



Yazının bu kısmı ilk kitapla ilgili spoiler barındıracak! 

İlk kitabın sonlarına doğru Çırak geminin liderliğine geçmişti. Gemiyi Bilge'nin diktatörlüğünde yönetmek istemediği için bazı şeyleri değiştirmeye başladı ama gerçekten elde ettiği tek şey kaos oldu. Yine ilk kitapta ortaya çıkan Orion, Amy için büyük bir bilmece hazırlıyor ve geminin çeşitli yerlerine ipuçları bırakıyor. Kitap boyunca o kadar şaşırtıcı şeyler oluyor ki oha diye diye kitabı okudum :D

Spoiler sonu!

Kitapla ilgili fazla da bir şey anlatmak istemiyorum. Gerçekten alın okuyun ve keyfini çıkarın. Böyle buradan yorumunu okumakla kesinlikle geçiştirilemeyecek bir kitap. Yine yok artık, oha, daha ne olabilir ki dedirterek bitti kitap. O yüzden hemen üçüncüsüne başladım.

Söyleyecek çok bir şey yok işte. Kitap ef-sa-ne! 

Özgün konu ve kurgu (%35): 5/5
İlki mi daha güzeldi bu mu daha güzeldi karar veremiyorum. İkisi de harika! :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5 
Bu kitap uyutmaz, o derece!

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir kaç tane yazım yanlışı gördüm ama puan kırmaya değecek bir şey yok.

Orijinal isim (%10): 5/5 
A Million Suns!

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak da güzelleşmiş. Aslında kitabı okuduktan sonra kitaba ilişkin ne kadar büyük bir spoiler içerdiğini fark ediyorsunuz. Tamam sustum :D

Final puanı: 4,95


7 Şubat 2015 Cumartesi

Evrenin Ötesi (Across the Universe, #1)

Evrenin Ötesi, Titanik'in Cesur Yeni Dünya ile buluştuğu bir roman.

Kitabın Adı: Evrenin Ötesi
Özgün Adı: Across the Universe
Kitap Yazarı: Beth Revis
Çeviren: Ayça Sağlam
Yayınevi: Olimpos
Sayfa Sayısı: 408
Baskı Yılı: 2011

Kitap çok güzeeel ! Gerçekten çok beğendim. Hele ki sonunu ohalar içerisinde okudum :D Zaten hemen ikinci kitaba başladım. Sağ sütunun altında bir yerlerde de görebileceğiniz gibi şu an ikinci kitap olan Bir Milyon Güneş'i okumaya devam ediyorum. Hadi biraz konudan bahsedelim.

Olay bir uzay gemisinde geçiyor. Bu gemi Godspeed. Şu an yaşadığımız Dünya'ya oldukça uzak olan yeni bir gezegende yaşam bulmak üzere yola çıkıyor bu gemi. Ve gezegene inildiğinde her türlü durumla başa çıkabilmek için 1000 kişilik bir bilim ekibini taşıyor. Ama donmuş olarak. Anne ve babası ile birlikte Amy de bu donmuş insanlar içerisinde. Bu ekip gemiye binmeden önce özel bir sıvı ve kablolar, tüpler falan yardımıyla 300 yıl sonra yeni gezegende uyanmak üzere donduruluyorlar.


Ama gemide bir şey oluyor ve Amy uyanıyor, daha doğrusu çözülüyor :D Amy uyandığında yeni gezegene geldiklerini falan düşünüyor ama ohooo :D Gezegene varmak için daha 50 yıl olduğunu öğreniyor ve Amy şok :D Öyle işte. Daha sonra Gemi'nin yöneticisi Bilge ve onun veliahtı Çırak ile tanışıyor. Tabi gemi yüzyıllardır yolda olduğu için gemide yaşayan yüzlerce insan da var. Kitabı okudukça öğreniyorsunuz ki gemide bir sürü oyun dönüyor. Ve sonunda bombalar ardı ardına patlıyor. Gerçekten çok sağlam bir hikaye.

Kitap çok güzel ama şuna takıldım. Uzay gemisinin içinde tarım ve hayvancılık da yapılabiliyor. Şunu merak ediyorum: Gemideki onca insan, yetiştirilen o bitkiler ve bir o kadar hayvan, gerçekten hiç güneş ışığı almadan sadece o spot ışıklarla yaşayabilir mi? Bu gözden kaçmış bir mantık hatası mı yoksa evrim süreci gerçekten bu kadar güçlü mü? Bu yazımı okuyan bir biyolog, bir genetikçi ya da bir evrim teorisyeni belki bizi aydınlatabilir :D

Bitirmeden önce şunu söylemek istiyorum. Gemide tarım yapıyorlar, yüzlerce insan var, bir sürü hayvan var falan dedim. Geminin büyüklüğünü hayal etmek benim için de zor olmuştu. Ama kitabın sitesinde gemiyle ilgili görseller var. Şuradan inceleyebilirsiniz. Ayrıca katların üzerine tıkladığınızda daha detaylı olarak da gösteriyor.

Neyse, kitabı gerçekten çok beğendim ya. Hiçbir saniyesinde sıkılmadan, sürekli yok artık diyerek okudum kitabı. O zaman puanlamaya geçelim :D

Özgün konu ve kurgu (%35): 5/5
Uzayla ilgili kurguları hep çok sevmişimdir. Olayın gelişmesi ve sürprizler de harikaydı.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5 
İnanılmazdı!

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 3/5
Bu genel bir sorun mu bilemiyorum ama benim elimdeki kitapta silik kelimeler vardı. Bir de ayrı yazılmayan bir bağlaç "-de" yakaladım! :D

Orijinal isim (%10): 5/5 
Yaşasın orijinal ismi kullanan yayınevleri!

Güzel kapak (%5): 1/5 
Kapağı sevmedim ya. Kapağa ve üzerindeki nota bakınca iğrenç bir ergen aşk kitabı sanabilirsiniz :D

Final puanı: 4,7