Ephesus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ephesus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2019 Pazar

Bakire

Kitap Adı: Bakire
Özgün Adı: The Virgin of Small Plains: A Novel of Suspense
Kitap Yazarı: Nancy Pickard
Çeviren: Ekrem Köksal

Yayınevi: Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı: 312
Baskı Yılı: 2012


Bakire Sena'nın en çok sevdiği kitaplardan biri, sürekli önerip duruyor. Benim de belki 3-4 yıldır kitaplığımda bekliyordu. Öyle ne okusam diye düşünürken aklıma geldi, alıp okuyayım dedim. Ama okuyacağımı paylaştığımda Sena uyarmıştı, sen bu türü çok okuduğun için pek beğenmeyebilirsin diye :D

Small Plains adlı bir kasabada 17 yıl önce ölü bir genç kadın bulunuyor, tecavüze uğramış. Bu genç kadının kimliği tespit edilemiyor ve isimsiz bir mezar taşıyla gömülüyor. Yıllar boyunca da bir efsaneye dönüşüyor, hastaları iyileştirdiği falan gibi mucize söylentileri yayılıyor. 17 yıl sonra da o olay yaşanırken ergen olan Abby, bu genç kadının akıbetini ortaya çıkarmak, ona bir isim verebilmek için olayı tekrar araştırmaya başlıyor. Biz de 17 yıllık iki zaman arasında gidip gelerek neler olduğunu okuyoruz. 


Sena uyarısında haklıymış gerçekten. Aşırı vasat bir kitaptı benim için :D Çok hızlı okudum, iki günde falan bitirdim. Gerçekten çok akıcıydı. Ama okuyup bitirdikten sonra "eee?" dedim. Okumasaydım da olurdu yani :D Bu türe yeni başlayanlar için belki daha ilgi çekici olabilir ama ben o kadar iyi polisiyler, gizemli kurgular okudum ki bu kitap pek yakalayamadı beni :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 2/5
Ehhh :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Akıcılığına lafım yok :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu.

Orijinal isim (%10): 2/5
Çok eksik ama doğru çeviri :D

Güzel kapak (%5): 3/5 
Kapak fena değil. 

Final puanı: 3.1

30 Nisan 2018 Pazartesi

Sarai (In the Company of Killers, #1)

Kitap Adı: Sarai
Özgün Adı: Killing Sarai
Kitap Yazarı: J. A. Redmerski
Çeviren: Murat Karlıdağ

Yayınevi: Ephesus
Sayfa Sayısı: 416
Baskı Yılı: 2016

Yine çok ama çok geç kaldığım bir seriye sonunda el atmış bulunuyorum: Katiller Çetesi! Bir gün ne okusam diye kitaplığım önünde dolanırken birden gözüme çarptı Sarai ve artık zamanı geldi dedim :D

Sarai, henüz 14 yaşındayken bir uyuşturucu baronuna bırakılmış annesi tarafından. Yıllardır o adamın yanında korkunç bir hayat geçirmiş. Bir gün bu uyuşturucu baronu Javier'in Amerikalı bir adamla konuştuğunu görünce bu adamın kurtulmak için tek şansı olduğunu düşünüyor ve kendisini Victor'un arabasında buluveriyor.



Tam olarak ne diyeceğimi bilemiyorum. Sanırım ben daha farklı bir şey bekliyordum. Evet kitap çok akıcıydı, başına oturursanız birkaç saat içinde bitirmiş olarak bile bulabilirsiniz kendinizi. Ama onun dışında çok hayran olacak bir şey de göremedim. Victor her zamanki orta yaşlı, aşırı karizmatik, karanlık erkek tiplemesi. Kurguda da çok farklı bir şey yok, oradan oraya koşuşturmaca, birilerini öldürme ve karanlık adamın safti kıza aşık olması :D

Belki okumaya devam edersem giderek daha fazla seveceğim bu seriyi ama bana öyle bir duygu da vermedi. Yani kitabı bitirince harika bitti, hemen ikinci kitaba geçmeliyim falan diye düşünmedim hiç. Devam kitaplarında ne düşünürüm bilinmez ama şimdilik çok ortalama bir kitaptı Sarai benim için.


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Ortalama :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Gayet akıcıydı. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 4/5
Yanlış yazılmış kelimeler vardı. 

Orijinal isim (%10): 2/5
Nasıl puan vereyim şimdi ben buna :D

Güzel kapak (%5): 3/5 
Eh :D

Final puanı: 3,4

4 Haziran 2017 Pazar

29. Oda

Kitap Adı: 29. Oda 
Özgün Adı: The Night Sister
Kitap Yazarı: Jennifer McMahon
Çeviren: Elif Bulanalp

Yayınevi: Ephesus
Sayfa Sayısı: 437
Baskı Yılı: 2016

29. Oda uzun zamandır merak ettiğim kitaplardan biriydi. Hem korku okumayı severim, hem yazar bu alanda bilinen isimlerden hem de kitabın kapağı harika! Gerçekten açın ve birkaç dakika kitabın kapağına bakın. Ben çok beğendim ya! :D

Kitap üç farklı zamanda, üç nesli içine alarak ilerliyor: 1955, 1989 ve 2013. Amy, Piper ve Margot çocukluk arkadaşı. Çocukluklarını bir kasabada geçirmişler ve bu kasabada kule olarak inşa edilmiş bir otel var. Haliyle çocukluk anılarının büyük bir kısmında bu Kule Otel var. Ancak otelin karanlık geçmişi ve barındırdığı sırlar Piper ve Margot kardeşlerin Amy ile arkadaşlıklarının son bulmasına sebep oluyor.

Yıllar sonra Margot, bir gece vakti ağabeyini arayarak Amy'nin bütün ailesini katlettikten sonra kendini de öldürdüğü haberini veriyor. Böylece Piper, Margot ve eşi Jason, geçmişlerine geri dönmek zorunda kalıyor bir anlamda. Biz de bu üç zaman diliminde olanları okuyarak hikayenin gelişmesini izliyoruz.



Yazar aslında böyle nispeten uzun bir kitabı sıkıcı yapmamak için güzel bir yol seçmiş. Kitabın en başından beri bizi geçmişe de götürerek ufak ufak neler olduğunu vermiş. Ama ben yine de başlarda biraz sıkıldım sanırım. Sonra, kitap hızlanmaya başladı, asıl olaylar olmaya başladı ve orada tempo iyice arttı. 

Bu kitaba göz atmanızı, elinizde varsa okuma listenizde önlere çekmenizi tavsiye ederim. Yazarın birkaç kitabı daha var, onları da merak ediyorum. Ayrıca şunu da söylemeden edemeyeceğim, bundan belki bir yıl öncesine kadar Ephesus'tan okumak istediğim bir tane bile kitap yoktu. Ama bugün merak ettiğim ve beğerenek okuduğum çok sayıda kitap basmış durumdalar. Yayın çizgilerindeki bu gelişimi canıgönülden destekliyor ve daha da artmasını umuyorum :D


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Su gibi akıcı olmasa da akıcıydı :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Çeviride ve baskıda bir problem görmedim.

Orijinal isim (%10): 0/5
Orijinali Night Sister imiş :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapağa BA-YIL-DIM!

Final puanı: 3,7

31 Mart 2017 Cuma

Şah (The Blackcoat Rebellion, #3)

Kitap Adı: Şah
Özgün Adı: Queen
Kitap Yazarı: Aimée Carter
Çeviren: Melda Dinçel

Yayınevi: Ephesus
Sayfa Sayısı: 362
Baskı Yılı: 2017


300 yıl önce bitirdiğim Şah'ın yorumunu ancak girebiliyorum :D Az önce düşündüm de, bu seri öyle hafızamda yer edecek bir seri olmamış, olmayacak. O yüzden üzüldüm biraz. Daha çok sevmek istemiştim bu seriyi. 



Konuyu falan hiç anlatmayacağım tabii ki final kitabında. Ama isyan devam ediyor, gelişiyor falan yani :D Sonlara doğru Kitty ile Daxton'ın canlı yayın olayını epey sevdim. Onun dışında beni aşırı heyecanlandıran, okurken deli eden bir şeyler olmadı açıkçası. 

Böyle işte. Bir seriye daha veda etmiş oldum. Daha önceden de söylediğim gibi Piyon'a bayılmıştım. Ama sonra serideki keyfim yavaş yavaş azaldı sanki benim için. Ama yine de okumanızı tavsiye ediyorum. 


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Güzeldi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Kitaplar hızlı okunuyor gerçekten. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi.

Orijinal isim (%10): 0/5
Queen Vezir taşı için kullanılıyor :D

Güzel kapak (%5): 3/5 
Ortalama :D

Final puanı: 3,25

26 Mart 2017 Pazar

Vezir (The Blackcoat Rebellion, #2)

Kitap Adı: Vezir
Özgün Adı: Captive
Kitap Yazarı: Aimée Carter
Çeviren: Melda Dinçel

Yayınevi: Ephesus
Sayfa Sayısı: 380
Baskı Yılı: 2016


Bu seride isimlerle ilgili karmaşayı keşfettim şimdi :D Ephesus, akışı yakalamak için Piyon, Vezir, Şah diye ilerlemiş ve bence iyi de yapmış. Ama ikinci kitabın adı Captive ve üçüncü kitabın adı Queen, ki İngilizcede vezir taşına deniyor queen :D 

Kitabı okurken de kendime şöyle bir ders çıkardım: İlk kitabı ne kadar sevmiş olursam olayım, seriye ara verdiğimde heyecanımı kaybediyorum ve devam kitaplarından aynı keyfi alamıyorum. Vezir'de de bunu yaşadım maalesef.



İlk kitabın sonlarında bir isyan filizlenmişti biliyorsunuz. Vezir'de de o isyanın yayılmaya başladığını görüyoruz. Karaceketliler aksiyonlarına devam ediyor. Maskelenmiş Kitty ile ilgili bazı sürpriz bilgiler öğreniyoruz. Hem seri devamı, üstelik bir de ara kitap olunca konuyu falan nasıl anlatacağımı hiç bilemiyorum :D

Dediğim gibi, Piyon'u okurken inanılmaz heyecanlanmıştım, çok sevmiştim. Ama bu kitapta aynı heyecanı yaşamıyorum, Şu an Şah'ı da yarılamış durumdayım ama bu duygusuzluğum orada da devam ediyor :D Ama bunun tamamen benden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Bu seriyi mutlaka okuyun ama lütfen ard arda okuyun! :D


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Başlayınca su gibi akıp gidiyor. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi.

Orijinal isim (%10): 0/5
İsim konusundaki sıkıntıyı yukarıda anlatmıştım :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak güzel ama bir bayıldım değil :D

Final puanı: 4,1

21 Aralık 2016 Çarşamba

Piyon (The Blackcoat Rebellion, #1)

Kitap Adı: Piyon
Özgün Adı: Pawn
Kitap Yazarı: Aimée Carter
Çeviren: Melda Dinçel

Yayınevi: Ephesus
Sayfa Sayısı: 379
Baskı Yılı: 2016


İşte bu ya! İşte aradığım kitap :D Cidden uzun zamandır bana bu kadar keyif veren bir distopya okumamıştım. Piyon bu güne kadar nerelerdeymiş :D

Konu benim en sevdiklerimden, kast sistemi ve bölünmüş toplum. 17 yaşına giren her birey bir sınava giriyor ve bu sınavın sonucuna göre sınıfı belli oluyor, enselerine damgalanıyor sınıfları. Kitty de bu sınav sonucunda bir III olarak damgalanıyor ki bu oldukça düşük bir hayat standardı demek.
Bu toplumda düşük sınıfların ikinci çocukları "ekstra" olarak tanımlanıyor ve hepsine Doe soyadı veriliyor. Kitty bu sebepten ötürü daha da kötü bir durumda, çünkü bir ekstra.

Ancak sonra Kitty için her şey değişiyor. Bir kulüpte başbakan tarafından kendisine bir teklif sunuluyor. Birtakım ameliyatlar ile "maskelenerek" ölen yeğeninin yerine geçmesi karşılığında bir VII olmayı teklif ediyor başbakan. VII yalnızca başbakan ve ailesine verilen bir sınıf, kanla geçiyor bir nevi.


Böylece Kitty kendisini bir anda sarayda buluyor, yerine geçtiği Lila ile ilgili sıkı bir eğitimden geçmeye başlıyor ve bu arada olaylar olaylar tabii :D

Cidden, kitabı çok sevdim. Dünyayı sevdim, karakterleri sevdim, özellikle Kitty'yi. Kitap boyunca temponun hiç düşmemesini sevdim. Hemen Vezir'e başlamak isterdim ama hem elimde yok hem de üçünü kitap olan Şah'ın da çıkmasını beklemeye karar verdim. Arka arkaya okumak çok daha heyecanlı olacaktır. Bu arad üçüncü kitabın orijinal adı Queen ama ben uygun olsun diye Şah diyeceklerini düşünüyorum :D

Distopya sevenlere kesinlikle öneriyorum. Ben kitabı aldığımda polisiye falan sanıyordum bu arada, distopya olduğundan da haberim yoktu. Ama iyi ki böyle sağlam bir distopya çıkmış :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok beğendim. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
İki günde bitti ama bir günde bile bitirebilirdim. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi

Orijinal isim (%10): 5/5
Olmuş, olmuş :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak güzel ama bir bayıldım değil :D

Final puanı: 4,95

24 Kasım 2016 Perşembe

Amy ve Roger'ın Efsanevi Yolculuğu

Kitap Adı: Amy ve Roger'ın Efsanevi Yolculuğu
Özgün Adı: Amy Roger's Epic Detour
Kitap Yazarı: Morgan Matson
Çeviren: Deniz Beril Bacaklılar
Yayınevi: Ephesus
Sayfa Sayısı: 448
Baskı Yılı: 2016


Hayatın Kıyısında'nın sarsıcı içeriğinden sonra canım eğlenceli bir şeyler okumak istemişti. Ben de şeker gibi kapağından dolayı Amy ve Roger'ın Efsanevi Yolculuğu'nu seçtim.

Bu adından da anlaşılacağı gibi bir yolculuk hikayesi. Amy yakın zaman önce bir trafik kazasında babasını kaybetmiş ve kaza sırasında arabada kendisi de varmış. Bu kazadan sonra başka bir yere taşınmaya karar vermişler ama annesi iş nedeniyle önce gitmiş, Amy de mezuniyetten sonra gidecek şekilde planlar yapılmış. Annesinin planı arabayı aslında kargo ile getirtmek iken bazı ekonomik durumlar nedeniyle arabayı Amy'nin sürerek getirmesi gerekiyor ama bir sorun var. Amy kazadan beri bırakın kullanmayı, arabaya binemiyor bile. Yaz tatilinde babasının yanına gitmesi gereken Roger da Amy'lerin arabısyla onu götürmeyi kabul ediyor ve yolculuk başlıyor.

Nasıl anlattım ama konuyu? :D Böyle yolculuk başlıyor işte ve Amy ve Roger'ın birbirini tanımasını, maceralarını falan okuyoruz. Kitap boyunca yazar size 5-6 tane çalma listesi veriyor. Hatta ben ilkini Spotify'da oluşturdum bile. Bakmak isterseniz "Roger's Playlist #1" ismiyle bulabilirsiniz :D 



Kitap böyle ilerliyor işte. Kitaba bayıldığımı söyleyemeyeceğim. Tür olarak da zaten bence bir yolculuk hikayesi nasıl mükemmelleştirilebilir bilmiyorum. Bence ben hiçbir yol hikayesine "kesinlikle okuyun" falan demem zaten :D

O yüzden, kitap güzel tabii ki ama bir favori değil :D Ama orijinal olduğunu söylemeliyim. Verdiği playlistlerin yanısıra yazar Amy ve Roger'ın rotasındaki yolculuğu gerçekten yapmış ve orada çektiği fotoğraflar da paylaşılmış kitapta.


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Ortalamaydı. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Akıcılık güzeldi.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi. 

Orijinal isim (%10): 4/5
Detour sanki Türkçeye tam olarak çevrilemeyecek bir kelime gibi :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapağı çok şeker bence :D

Final puanı: 3,75

2 Haziran 2016 Perşembe

Hiçliğin Kıyısında (The Edge of Never, #1)

Kitap Adı: Hiçiliğin Kıyısında
Özgün Adı: The Edge of Never
Kitap Yazarı: J. A. Redmerski
Çeviren: Süreyye Çalıkoğlu
Yayınevi: Ephesus
Sayfa Sayısı: 467
Baskı Yılı: 2015


Hiçliğin Kıyısında'yı uzuun zamandır okumak istiyordum. Uzun biz zamanda da okudum :D Yaklaşık 10 gün elimde süründü kitap çünkü yumurta kapıya dayanınca artık kitap okumayı bıraktım bir süre :D Aslında güzel de oldu, çünkü tam öyle kafa dağıtmalık, kolay okunabilecek bir kitaptı benim için.

Kitapta Camryn'in yaptığı yolculuğu okuyoruz. Bu arada şu an düşündüm de Camryn çok güzel isim ya :D Neyse, Camryn erkek arkadaşını kazada kaybettikten sonra dağılıyor. Bir gün de bir anlık kararla otobüse atlayıp nereye gittiğini bilmeden yola çıkıyor. Ve bu yolculukta Andrew Parrish ile tanışıyor. Kızların hayalindeki o kaslı yakışıklı erkek :D



Kitabı genel olarak sevdiğimi söyleyebilirim ama Andrew ile ilgili olayın ne olduğunu anladım. Çok ortada değil miydi zaten? Bir de şu cinsellik sahneleri. Neden böyle hissettim bilmiyorum ama ikisi arasındaki ilişkinin cinsellik kısmı çok yapay ya, inanılmaz sahte geldi gözüme her şey :D Muhtemelen o kadar kusursuz olmasından kaynaklanıyor bu. Artık böyle imkansız bir şekilde kusursuz ilişkiler rahatsız ediyor beni, biliyorsunuz :D

Kitapla ilgili daha çok bir şey söyleyemem sanırım çünkü spoiler olur. Ayrıca bence her şey bu kitapta oldu zaten, yazar ikinci kitapta ne anlatacak bilmiyorum :D Hemen okumam muhtemelen ikinci kitabı. 

Böyle işte. Son olarak erotik sahnelerden rahatsız oluyorsanız bu kitabın size uygun olmayabileceğini söylemeliyim. Ama yol hikayesi falan okumayı seviyorsanız bir göz atmanızı öneriyorum.


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Ortalamaydı. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Akıcılığı güzeldi, kolay okunuyordu. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Yazım hatası görmedim, baskısı da güzel. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Orijinal isim!

Güzel kapak (%5): 4/5 
Ortalama bir kapak :D

Final puanı: 3,8