James Patterson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
James Patterson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2015 Cuma

İçgüdü

Düşman bizdik. Siz ve ben. İnsanlar. İnsanoğlu! 

Kitap Adı: İçgüdü
Özgün Adı: Zoo
Kitap Yazarı: James Patterson & Michael Ledwidge
Çeviren: Mutlusel Reyhan Tuncay
Yayınevi: Nemesis
Sayfa Sayısı: 383
Baskı Yılı: 2014


Bu kez bizi öldürmeye çalışanlar ne robotlar ne de uzaylılar. Bu kez saldırı içeriden geliyor. Çok yakınımızdan! 

Bu kitabı aslında dizisiyle keşfettim. Zoo'yu izlemeye başladıktan sonra kitaptan uyarlandığını öğrendim ve o andan itibaren kitabı okumayı çok istiyordum. Ama kitap ve dizi arasında dağlar kadar fark var :D Dizide tüm bu insan-hayvan çatışması teorisini ortaya atan Oz'un babasıyken, kitapta kendisi. Bir sürü değişiklik var ya. Çıkarılan, değiştirilen ve sonradan eklenen karakterler. Yazarlar diziyi izliyorsa fenalık geçirir :D

Ama konu çok güzel. Şunu sorguluyor: Hayvanlar bir araya geldiklerinde bizim türümüzü çok rahat ortadan kaldırabilecekken, neden yüzyıllardır onları yememize, her türlü işte kullanmamıza ve sırf spor olsun diye öldürmemize izin veriyorlar? İşte kitapta hayvanlar artık "dur!" diyor ve çıldırmış bir şekilde insanları öldürmeye başlıyorlar. 



Ben böyle beni rahatsız eden kitaplar okumayı severim. Aslında vejetaryen olabilecek son insanım, koyu bir etçilim :D Ama neden hayvanları yiyoruz? Taksonomik olarak aynı ailede olduğumuz canlıları yiyoruz. Bunu arada düşünüyorum ve beni rahatsız ediyor. Kitap da size bu rahatsızlığı veriyor. Sadece yeme konusunda da değil. Niye doğada baskın tür biziz? Ayrıca söylemem spoiler olur ama hayvanlarda görülen bu ani davranış değişikliğine neden olan şeyi bulunca bu da rahatsız ediyor insanı. 

Hayvanlardaki davranış değişikliğini açıklayan kısmı da çok severek okudum. Diziyi izlerken hep merak etmiştim, birden ne oldu bu hayvanlara diye. Kitapta çok güzel bir teori var bence. Kitapta bir süre hayvan saldırılarından kurtulmak için topluca onları öldürme fikri konuşuluyordu. Ben de merak ettim, sonucunda ekosistem çökeceği için biz de yok olurduk. Ama yine de kendimizi korumak için böyle kitlesel katliamlar yapar mıydık acaba? 

Takıldığım bir nokta var ama :D Kitap boyunca dünyanın farklı yerlerinden hayvan saldırıları haberleri geliyor ama Türkiye'nin bahsi hiç geçmiyor. Biz insan değil miyiz, hayvanlar bize de saldırmıyor mu? :D

Kitabı çok beğendim ama sonu çok aceleye gelmiş gibiydi. Hani böyle bir sayfa sınırı varmış da onun dışına çıkmamak için üstünkörü yazılmış bir sondu bence. Birkaç alıntıyla bu yazı bitiyor :D

Tüm kıtalarda, tüm türler, aniden tek bir hayvana karşı hiper-agresif tavırlar sergilemeye başlamıştı. Düşman bizdik. Siz ve ben. İnsanlar. İnsanoğlu!

Yalnızca, bundan sonra kafeslere sürgün edilecek olan tür homo sapiens olacak givi görünüyordu.

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Dediğim gibi sonu çok olmamıştı ama konu çok ilgi çekici ve özgündü. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Akıcı bir kitaptı. Zaten bölümler çok kısa. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Çeviride de baskıda da beni rahatsız eden bir şey olmadı. 

Orijinal isim (%10): 0/5
Tamamen uydurma :D

Güzel kapak (%5): 3/5 
Kapak ortalama bence. 

Final puanı: 3.6