30 Kasım 2018 Cuma

Noah

Kitap Adı: Noah
Özgün Adı: Noah
Kitap Yazarı: Sebastian Fitzek
Çeviren: Fulya Altınoğulları

Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 576
Baskı Yılı: 2018

İsa doğduğunda gezegenimizde üç yüz milyon insan yaşıyordu. Günümüzde ise bu sayı yedi milyar. Buna dakikada yüz elli altı insan ekleniyor. Peki dünya bu yükü kaldırmaya hazır mı?

Noah, Fitzek'in diğer kitaplarından çok başka bir yerde bence. Ben sevdiğim yazarların yeni bir şeyler denemesine biraz tereddütle yaklaşıyorum. Neyse ki Fitzek yine harikalar yaratmıştı, önceki kitaplarından farklı olsa da çok güzel bir kurgu çıkarmıştı ortaya. 

Bir adam bir anda metro istasyonu gibi bir yerde uyanıyor. Ama hiçbir şey hatırlamıyor, nerede olduğunu bilmiyor. Adını bile bilmiyor. Bir avcunun içinde Noah yazdığı için adının Noah olduğunu düşünüyor.

Bir tarafta da bir grip salgınının başlamasını okuyoruz. Yavaş yavaş dünyanın her yerinde insanlar bu salgına yakalanmaya başlıyor. Ve okudukça bu salgının bilinçli olarak başlatılmış olabileceği ihtimaliyle karşılaşıyoruz. Kitapta insan nüfusunun kontrolsüzce arttığından, kaynakların çılgınca tüketildiğinden, Dünya'yı nasıl berbat bir yere dönüştürdüğümüzden bahsediyor.


Radikal bir grup bu gidişi durdurmak için tek yolun insan nüfusunu yarı yarıya indirmek olduğunu düşünüyor. 7 milyarlık nüfusun yarısını öldürmek! Her dakika dünyanın bir yerlerinde çocuklar açlıktan ölüyor, insanlar temiz içme suyuna ulaşamadığı için ölüyor. Nüfusumuz sadece birkaç yıl sonra 8 milyar olunca ne olacak? Peki 10 milyar olunca? Ne yiyeceğiz? Nasıl ısınacağız? Soluyacak temiz oksijenimiz kalacak mı?

Dünyanın geleceğini kurtarmak için şu anki nüfusun yarısını bilerek öldürmek etik olarak tabii ki kabul edilemez. Ama bir çözüm yolu bulmazsak geleceğimizin çok karanlık olduğu su götürmez bir gerçek. Rakamlar ortada. Ve kitabın bu konuda yaptığı çarpıcı vurgular çok etkileyiciydi. Fitzek okumayı seviyor ve farklı bir konuya el atmasına şahit olmak istiyorsanız bu kitabı kesinlikle okumalısınız. 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Gayet iyiydi!

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Büyük bir keyifle okudum.  

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Haksız puan ama olsun :D :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapağı ilgi çekici gerçekten!

Final puanı: 4,2

18 Kasım 2018 Pazar

Atlantis Geni (The Origin Mystery, #1)

Kitap Adı: Atlantis Geni
Özgün Adı: The Atlantis Gene
Kitap Yazarı: A. G. Riddle
Çeviren: Bora Serkan Yavuz

Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 568
Baskı Yılı: 2018

Atlantis Geni ilk gördüğüm anda büyük ilgimi çekmiş bir kitaptı. Hatta başlarken birkaç güne okur, fuar bitmeden size tavsiye ederim demiştim. Çünkü çok beğenecekmişim gibi hissetmiştim. Ama öyle olamadı maalesef.

Bazı yazarlar vardır, ellerinde harika bir konu olmasına rağmen bunu işleyemez ve heba ederler. Bu yazar için de bu düşüncedeyim ne yazık ki. Atlantisliler muazzam konu, bayılırım. Bunun dışında evrim var, insanın kökenleri var, genetik var. Birbirinden güzel konular var. Ama kitap çok uzun. Gereksiz uzun. Neredeyse 600 sayfa! Ve inanılmaz karışık. Onlarca karakter var. Onlarca mekan var. Kitabın sonuna geldiğimde bile kim kimdi emin olamadım yani :D

Hal böyle olunca, bu kadar uzun bir kitabı okurken "Vay be! Yazar bu kadar karmaşık bir kurgu yazmış, bravo!" falan diye düşünmedim. Aksine yazarın kafa karışıklığını hissettirdi bana, yeter artık bitsin diye okudum. 

Bahsetmeden geçemeyeceğim, kitapta bizim nasıl hayatta kaldığımızla ilgili açıklamalara hayran oldum. Homo sapiens, neandertaller ve birkaç insansı türle birlikte yaşarken nasıl oldu da biz hayatta kaldık ve diğerleri tükendi diye soruyor kitap. Çünkü neandertaller bizden daha iriydi ve beyinleri de daha büyüktü. 

Kitaptaki açıklamaya göre Toba Faciası denen çok büyük bir volkanik patlama sonrasında homo sapiensler çok azaldı. Sayımızın 10 bine kadar düştüğü söyleniyor. Bu da genetik bir dar boğaz yaratıp bizi evrimleşmeye zorladı. Böylece bir gen sıçraması yaşadık ve beyin yapılanmamız yenilendi. Böylece lisan kullanmaya, analitik düşünmeye, çok daha zeki olmaya başladık. Ve neandertaller ile diğer türleri adeta soykırım ile yok ederek hayatta kalan tek tür olduk. 

Daha da garibi, ikinci gen sıçramasının şu anda gerçekleştiği iddia ediliyor. Ve bu sıçramayı yaşayıp insanlığın yeni sürümü olanlar Otizmliler! Otizm dediğimiz şey, genetik bir farklıkıktan ötürü beyin yapılanmasındaki bozukluk aslında. Ama bizim bozukluk olarak gördüğümüzü onlar insanlığın bir üst sürümü olarak görüyorlar. Otizmin böyle kullanılmasına bayıldım! :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 3/5
Konu harika ama yazar becerememiş :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 2/5
Çok sıkıldım okurken. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 4/5
Bazı yerlerde yazım hataları falan vardı. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Bu olmuş en azından :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak ilgi çekici bence!

Final puanı: 2,85

11 Kasım 2018 Pazar

1984

Kitap Adı: 1984
Özgün Adı: Nineteen Eighty-Four
Kitap Yazarı: George Orwell
Çeviren: Celal Üster

Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 352
Baskı Yılı: 2014

Distopya okumaya aşık biri olarak 1984'ü yeni okumuş olmam herkese çok şaşırtıcı gelecektir muhtemelen :D Çünkü kendisi distopyanın babası falan yani. Ben de uzun zamandır çok merak ediyor ve okumak istiyordum aslında. Ama ağır gelecek, okurken çok sıkılacağım falan diye de çekiniyordum. Neyse ki öyle olmadı, kurguya bayıldım ve bu kadar sert olmasından çok etkilendim.

Kitabımız Winston Smith etrafında dönüyor. Kendisi Büyük Birader yönetimi için çalışan bir memur. Belki sıradan biri ama yaptığı iş beni tek kelimeyle büyüledi. Winston'ın işi sürekli olarak geçmişi yeniden yazmak. Gazete haberleri, kitaplar, şiirler... Her şey tekrar yazılıyor. Çünkü hiçbir şey Büyük Birader'in söylediklerine aykırı olamaz ve Büyük Birader asla yanılmaz.

Mesela Büyük Birader'in bir yıl içinde 10 milyon ton mahsül elde edileceğini söylediğini düşünün. Ama yıl sonunda görüyoruz ki bu aslında 7 tonda kalmış. O zaman Winston'ın eline bu ifadenin geçtiği gazete haberi geliyor. Winston o haberi yeniden yazıyor ve eskisini imha ediyor. Hatta haberi, örneğin 5 ton olarak düzelttiğini, böylece Büyük Biraderin öngörüsünün de üstüne çıkıldığını göstermiş oluyor. 


Aklınıza gelebilecek her türlü yazılı kaynak bu şekilde sürekli revize ediliyor ve bu sayede Büyük Birader'in söylediği her şey gerçek çıkıyor. Bu da onun ne kadar ileri görüşlü, ne kadar harika bir lider olduğunu gösteriyor ve vatandaşların ona olan bağlılığını arttırıyor.

Bu olayı gerçekten çok sevdim. Düşünsenize, geçmiş sürekli mevcut hükümetin çıkarları doğrultusunda yeniden yazılıyor. Bir süre sonra gerçek geçmişe dair elinizde hiçbir şey kalmıyor. Yönetim, bütün geçmişi, bütün tarihi kendi tekeline alıyor.

Bir de dili değiştirenler var. Artık Eski Söylem denen bildiğimiz İngilizce konuşmak yasak. Yeni Söylem'de vatandaşların kullanabileceği tüm isimler, sıfatlar, fiiller her şey belirlenmiş. Özgürlük, hak gibi kelimeler dilden tamamen çıkarılmış. Ve gün geçtikçe dil güncellenerek daha az kelimeye izin veriliyor. Distopyalarda dile müdahale beni kendine hayran bırakıyor gerçekten :D

Biraz böyle kitapta çok sevdiğim detaylardan bahsettim ama konusunu anlatmaya çalışmayacağım. Koskoca 1984'ün dünyasını amatörce anlatıp batırmak istemiyorum :D Mutlaka ama mutlaka okumalısınız bu kitabı diyor ve gidiyorum :D Aslında çok güzel alıntılarım da vardı ama onu başka bir gönderide paylaşırım, bu yazı çok uzun oldu :D 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
1984'e puan vermek benim haddime değil ama olsun :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Bu kısım beni çok mutlu etti. Ağır geleceğini düşünüyordum ama gerçekten merakla okudum. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun görmedim. 

Orijinal isim (%10): 5/5
E zaten :D

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapaktaki o farelerin bile bir anlamı var!

Final puanı: 5

2 Kasım 2018 Cuma

Roverandom

Kitap Adı: Roverandom
Özgün Adı: Roverandom
Kitap Yazarı: J.R.R. Tolkien
Çeviren: Niran Elçi

Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 184
Baskı Yılı: 2017

Tolkien benim pek yakın hissedemediğim yazarlardan biri. Üç dört yıl önce Yüzüklerin Efendisi'ni okuma girişiminde bulunmuş ama çok sıkılıp bırakmıştım. O zamandan beri de başka bir kitabını okumadım. Ama Roverandom'ın Tolkien'in oğluna yazdığı bir masal olduğunu öğrendiğimden beri merak ediyordum. 

Kitap, Rover adındaki bir köpeğin bir sihirbaz tarafından oyuncağa dönüştürülmesi ve sonra başından geçenleri anlatıyor bize. Tolkien'in oğlu oyuncak köpeğini kaybettikten sonra çok üzüldüğü için onu teselli edebilmek adına anlatmaya başlamış bu masalı Tolkien. Sonra birçok kez düzenlemeden geçmiş, geliştirilmiş ve en sonunda yayınlanmış.


Güzel bir hikayeydi evet ama hayran oldum, bayılım da diyemem. Ama kurgudan öte, bir babanın çocuğu için böyle bir şey yapması kesinlikle hayran olunası. Düşünsenize babanız koskoca Tolkien ve sırf siz oyuncağınızı kaybettiniz diye size özel bir hikaye yazıyor! 

Sonuç olarak çocuğunuzu, küçük kardeşinizi falan alıp birkaç akşam uykudan önce birlikte okunabilecek tatlı bir kitap olmuş bence. Bir yetişkin olarak size de okumanız için öneririm tabii :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Gayet akıcıydı. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun görmedim. 

Orijinal isim (%10): 5/5
E bir zahmet :D

Güzel kapak (%5): 4/5 
Kapak güzel ya :D 

Final puanı: 4,15