21 Ağustos 2016 Pazar

İmparator

Kitap Adı: İmparator
Kitap Yazarı: Mürşide Toslak
Yayınevi: Martı
Sayfa Sayısı: 319
Baskı Yılı: 2016

İmparator yakın zamanda elime geçmişti. Bu kadar yakın zamanda okumayı planlamıyordum aslında. Ama bu yazar, Eren'in sevdiği yazarlardan ve arka kapak yazısı da oldukça ilginç. Gizli tarikatlar, dünyayı yöneten ama arka planda duran insanlar falan deyince ben hemen mest oluyorum :D

Kitap gerçekten beklediğimden daha iyi başladı. Bence üzerine düşünülmüş, araştırmalar yapılmış konu için. Öyle alelade yazılmış bir şey değil yani. Başlangıcını sevdim ama ortalardan sonra o gizemli kısımlardan uzaklaşıp biraz daha ilişkiler üzerinde durmaya başladı. O yüzden ilk baştaki beğenim bir tık azaldı kitap için.



Ama kitap güzeldi yani. Siz de böyle Dan Brown tarzı, antik tairkatlar, örgütler falan öyle şeyler okumayı seviyorsanız bu kitap sizin de ilginizi çekecektir. 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%40): 3/5
Fena değildi. 


Sürükleyici ve akıcı olma (%50): 4/5

Akıcıydı, ben 2 okuyuşta bitirdim :D 

Baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi, bir sorun yoktu. 

Güzel kapak (%5): 4/5
Kapak da fena değil. 

Final puanı: 3,65

17 Ağustos 2016 Çarşamba

Anarşi

Kitap Adı: Anarşi
Özgün Adı: Anarchy
Kitap Yazarı: Megan De Vos
Çeviren: Elif Subaş & Tuba Özkat
Yayınevi: Martı
Sayfa Sayısı: 351
Baskı Yılı: 2016


Anarşi için birkaç ay önce bir kesenin içinde puzzle parçaları, ufak bir harita ve bir bileklik geldiğinden beri meraklı bir bekleyiş içindeydim. Çünkü Martı ve inanılmaz sunumları! :D Yakın zamanda kitap da elime geçince daha çok bekletmeden okuyayım dedim.

Öncelikle şunu söylemeliyim, kitap boyunca "Bu kitap başka bir şeylere benziyor." hissi hakimdi. Dünya öyle, karakterler öyle, olaylar öyle. Kitabı özgün kılan hiçbir şey göremedim ben. Her distopyada gördüğümüz klasik ögeler vardı yalnızca.

Sonunda bir bomba yapsa bari dedim ama o da olmadı. Yani düşünüyorum, mantıken seri yazan bir yazarın kitapların sonunu kritik yerlerde bitirmesi gerekmez mi? Biz de heyecanlanalım, çıkması için sabırsızlanalım değil mi? Bu kitap gördüğüm en sıradan, en olaysız sonlardan birine sahipti. Yazarın aklında ne var gerçekten bilmiyorum :D Kitap boyunca olay yoktu zaten, bari sona koysaydı :D



Konuda da hiçbir espri yok. Devletler savaşmış falan, kaynaklar tükenmiş, bir sürü insan ölmüş. Kalanlar kamp halinde falan yaşıyor. Bizim okuduğumuz kamptaki Hayden da kampın lideri işte. Düşman kızına aşık oluyor, ara sıra diğer kamplara baskın yapıyorlar falan filan. Heyecanlandıracak hiçbir şey yok cidden :D

Böyle yani. Okunur mu, okunur. Sıkıcı değil, kolayca okunuyor ve çabuk bitiyor. Belki hiç distopya okumadıysanız çok sevebilirsiniz bile. Ama ben o kadar güzel distopyalar okuduktan sonra bu kitap kendi türü içinde çok zayıf kaldı benim gözümde. 


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 2/5
Dediğim gibi, özgün hiçbir şey yok. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Akıcıydı kitap, çabuk bitiyor.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 4/5
Çeviride birkaç şeye takıldım ya :D

Orijinal isim (%10): 5/5
Anarşi!

Güzel kapak (%5): 5/5 
Dış kapağı eh ama cildine kitaptan bir alıntı işlemişler ve ben buna bayıldım!

Final puanı: 3,45

15 Ağustos 2016 Pazartesi

Kapkaranlık Ormanda

Kitap Adı: Kapkaranlık Ormanda
Özgün Adı: In a Dark Dark Wood
Kitap Yazarı: Ruth Ware
Çeviren: Aslı Dağlı
Yayınevi: Yabancı
Sayfa Sayısı: 374
Baskı Yılı: 2016


Kapkaranlık Ormanda inanılmazdı! Dün snapchatten de görmüşsünüzdür, okurken meraktan deliye döndüm. "Yeter artık, söyle ne oldu!" diye isyan ediyordum :D Cidden heyecandan yerimde duramadım. 

Kitabı Nora'nın ağzından okuyoruz. Bir gün 10 yıldır görüşmediği bir arkadaşıyla ilgili bir mail alıyor. Bu arkadaşının nedimesi Nora'yı bekarlığa veda partisine davet ediyor. Nora gidip gitmemekte kararsız olsa da sonunda kabul ediyor ve gidiyor. Ancak parti ormanın ortasında, telefon çekmeyen, etrafında kimsecikler olmayan bir evde. 



Kitabın en sevdiğim yönü sondan başlamasıydı. Böyle kitaplara bayılıyorum çünkü heyecanı en üst düzeyde tutuyor. Sondan başlıyor derken şunu kastediyorum: Bekarlığa veda partisinde bir şeyler olmuş ve Nora kendini hastahanede buluyor. İşte böylece hem olaydan sonrasını hem de öncesini eş zamanlı okuyoruz. Nora "bir şeyler oldu, ne olduğunu hatırlayamıyorum" dedikçe ben meraktan öldüm :D

Sonu da çok güzeldi. Zaten kitabın en başından beri tempo yüksekti ama o son sayfalarda iyice coştu her şey. Cidden çok beğendim. Duygu patlaması yaşıyorum şu an :D 

Böyle gizemli, çok heyecanlı bir şey okumak ve okurken meraktan çatlamak istiyorsanız bu kitabı en kısa zamanda alın!


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Çok güzeldi!

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 5/5
Daha çok konuşmama gerek var mı? :D 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi.

Orijinal isim (%10): 5/5
Bu da güzel.

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapağını beğendim ben.

Final puanı: 5

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Biz Gayet İyiyiz

Kitap Adı: Biz Gayet İyiyiz
Özgün Adı: We are All Compeletly Fine
Kitap Yazarı: Daryl Greogry
Çeviren: Aslıhan Kuzucan
Yayınevi: İthaki
Sayfa Sayısı: 158
Baskı Yılı: 2016


Bu kitabın çıktığını gördüğümde acayip merak etmiştim. Çünkü adı çok ilgi çekici. Ve kapağına bakınca da bir grup terapisi olduğunu düşünmüştüm. Gerçekten de öyle!

Terapili kitaplar okumaya bayıldığımı biliyorsunuzdur. Bu kitap grup terapisine çok farklı bir boyut katmış. Yazar zaten kitabı yazarken Yalom'un Grup Psikoterapisinin Teoriği ve Pratiği kitabını defalarca okuduğunu ve ondan etkilendiğini söylemiş teşekkür yazısında. 



Ortada bir grup terapisi var ama danışanlar çok sıradışı. Hepsinin paranormal sorunları var. Şöyle diyor arka kapakta:

Harrison, Canavar Dedektifi, hikâye kitaplarından fırlamış bir kahraman. Şimdiyse otuz yaşlarında ve zamanının çoğunu uyuyamayarak geçiriyor. Stan, vücudunun bir kısmı yamyamlar tarafından yendikten sonra ufak çapta bir ün kazandı. Barbara, kemiklerinin üzerine kazınmış mesajlarla beraber yaşamaya çalışıyor. Greta, hem kana susamış bir katil hem de bir kundakçı olabilir. Nedendir bilinmez, Martin son teknoloji ürünü gözlüklerini hiç çıkarmıyor. Ve elbette, kimse onların anlattığı hikâyeleri dikkate almıyor… ta ki psikoterapist Dr. Jan Sayer onları bir araya getirene dek. Bu görünüşte çıldırmış olan kişiler bir terapi grubu oluşturursa ne olur? 

Çok enteresandı kitap ya. Özellikle sonunda çok hareketlendi ve grup terapisini yöneten psikiyatristle ilgili ortaya çıkanlara çok şaşırdım. Kısacık bir kitap ama gizemli ve etkileyici. Okumanızı tavsiye ediyorum.


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Grup terapisini alıp bu hale getirmek nereden aklına gelmiş yazarın, hiç bilmiyorum :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
İnanılmaz akıcı diyemem, bir tık yavaş okudum ben. 

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Güzeldi.

Orijinal isim (%10): 5/5
Güzel. 

Güzel kapak (%5): 5/5 
Kapağı çok ilginç ya. Biraz da ürkütücü. 

Final puanı: 4,55

11 Ağustos 2016 Perşembe

The Treatment (The Program, #2)

Kitap Adı: The Treatment
Kitap Yazarı: Suzanne Young
Yayınevi: Simon Pulse
Sayfa Sayısı: 344
Baskı Yılı: 2014


Serinin ilk kitabı olan Program'ı okuyup beğenmiştim. Özellikle de sonu! O son sahne bomba gibiydi ve Türkçeye çevrilmesini asla bekleyemem, ne olduğunu öğrenmem lazım diyerek ikinci kitap olan The Treatment'a başladım.

Ama yazara acayip kızgınım! Çünkü ilk kitaba o sahneyi yazıp ikinci kitapta tek kelime etmedi! Ne demek bu ya? :D Neydi o sahne, niye öyle oldu. Sanki orayı hiç yazmamış gibi devam etmiş ikinci kitapta ve ben sinir oldum :D Belki üçüncü kitapta vardır ama okumayı pek düşünmüyorum. En azından yakın zamanda.


İlk kitaba spoiler vermeden bunu nasıl anlatırım bilmiyorum. Ama ilk kitapta biraz distopyaya dönmeye başlamıştı, burada iyice hissediyoruz bence onu. Hep bir koşuşturmaca, oradan oraya kaçma, isyan falan işte :D

Seri 3 ana kitaptan oluşsa da 3 tane de yan kitabı var. Eğer ilginizi çektiyse okuyabilirsiniz. Dediğim gibi ilk kitabı sevmiştim ama ikinci kitap beni hayal kırıklığına uğrattı. Üzüldüm yani. Çok güzel yerlere gidebilirdi bence bu seri.

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%40): 3/5
Yazara olan sinirimi buradan çıkarıyorum :D


Sürükleyici ve akıcı olma (%50): 3/5

Akıcıydı hızlı okunuyordu ama öyle sürüklemedi yani beni kitap. 

Baskı kalitesi (%5): 4/5
Ebook olarak okudum, o yüzden baskı için bir şey diyemem ama birkaç yazım hatası takıldı gözüme.   

Güzel kapak (%5): 3/5

Kapağı çok kötü ya. Birkaç versiyonu var, hepsi kötü :D

Final puanı: 3,05